Tevekkül ile İlgili Ayetler

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Kur'an'da tevekkül emri hemen her yerde bir eylemin yanında gelir: karar verdikten sonra, kulluk ederken, tedbir aldıktan sonra. Aşağıdaki ayetler bu birlikteliği gösterir.

  1. Âl-i İmrân suresi, 159. ayet

    فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ

    Bir işe karar verdiğinde artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah tevekkül edenleri sever.

    Tevekkül emri "karar verdiğinde" ifadesinden sonra gelir; yani karar ve hazırlık aşamasının ardındadır.

  2. Yûsuf suresi, 67. ayet

    وَقَالَ يَا بَنِيَّ لَا تَدْخُلُوا مِنْ بَابٍ وَاحِدٍ وَادْخُلُوا مِنْ أَبْوَابٍ مُتَفَرِّقَةٍ وَمَا أُغْنِي عَنْكُمْ مِنَ اللَّهِ مِنْ شَيْءٍ إِنِ الْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ

    Dedi ki: Oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Yine de Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim.

    Aynı ayette hem somut bir tedbir hem de tevekkül ifadesi yan yana durur.

  3. Talâk suresi, 3. ayet

    وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ

    Kim Allah'a tevekkül ederse O ona yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir.

    "Hasbühû" ifadesi El-Hasîb ismiyle aynı köktendir.

  4. Âl-i İmrân suresi, 173. ayet

    حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

    Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.

    Kısa bir cümlede iki esma anılır: El-Hasîb ve El-Vekîl ile aynı kökten gelen kelimeler.

  5. Hûd suresi, 123. ayet

    فَاعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِ وَمَا رَبُّكَ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

    O'na kulluk et ve O'na tevekkül et. Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Tevekkül burada kulluk emrinin hemen ardından gelir.

  6. İbrâhîm suresi, 12. ayet

    وَمَا لَنَا أَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللَّهِ وَقَدْ هَدَانَا سُبُلَنَا

    Bize yollarımızı göstermişken neden Allah'a tevekkül etmeyelim?

    Tevekkülün gerekçesi olarak hidayet gösterilir.

  7. Furkân suresi, 58. ayet

    وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ

    Ölümsüz diri olana tevekkül et.

    Tevekkül edilecek makam bir sıfatla nitelenir: ölmeyen diri. El-Hayy ismiyle aynı köktendir.

Tevekkül ile tedbir aynı ayette

Yûsuf 67, tevekkül tartışmasının en açık örneğidir.

Hz. Ya'kûb oğullarına somut bir tedbir söyler: aynı kapıdan girmeyin. Hemen ardından bu tedbirin bir şeyi savamayacağını ekler. Sonra tevekkül ettiğini bildirir.

Üç cümle aynı ayette yan yana durur. Klasik tefsirlerde bu sıralama tevekkülün tanımı olarak kullanılır: tedbir alınır, tedbirin sınırı bilinir, sonuç Allah'a bırakılır.

Âl-i İmrân 159'daki "karar verdiğinde" kaydı da aynı yöndedir. Tevekkül karardan önce değil, sonra emredilir.

Vekîl kelimesi

Tevekkül, v-k-l kökünden gelir ve bir işi güvenilir birine havale etmek anlamındadır. El-Vekîl ismi de aynı köktendir.

Kelimenin hukuki çağrışımı önemlidir: vekâlet veren kişi işi bırakmaz, temsil yetkisini devreder. Klasik kaynaklarda tevekkülün de böyle anlaşıldığı belirtilir.

Âl-i İmrân 173'teki "hasbünallâhu ve ni'me'l-vekîl" cümlesi bu iki anlayışı bir araya getirir: yetmek ve vekil olmak.

Sık sorulan sorular

Tevekkül çalışmayı bırakmak mıdır?

Hayır. Âl-i İmrân 159'da tevekkül emri karar verildikten sonra gelir. Yûsuf 67'de somut bir tedbir ile tevekkül aynı ayette yan yana durur. Tirmizî'de nakledilen "deveni bağla, sonra tevekkül et" rivayeti de bu anlayışı ifade eder.

Tevekkül ile kader aynı şey midir?

Hayır. Kader bir inanç konusudur; tevekkül ise kulun tutumudur. Tevekkül, çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmaktır.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Âl-i İmrân 3:159 — Karar verdikten sonra tevekkül
  • Kur’an
    Yûsuf 12:67 — Tedbir ile tevekkülün yan yana gelmesi
  • Kur’an
    Talâk 65:3 — Tevekkül ve yeterlilik
  • Kur’an
    Âl-i İmrân 3:173 — Hasbünallâhu ve ni'me'l-vekîl
  • Kur’an
    Furkân 25:58 — Ölümsüz diriye tevekkül
  • Sahih hadis
    Tirmizî, Kıyâmet 60 — Deveni bağla, sonra tevekkül et

Son güncelleme: