Sabır için ne okunur, Kur'an sabrı nasıl anlatır?

Sabır, Kur'an'da yüzden fazla yerde geçen ve yalnızca katlanmak değil; doğru olanda kararlı durmak, öfkeyi ve aceleyi dizginlemek anlamına gelen bir kavramdır. Bu konu altında sabırla ilgili dualar, ayetler ve ilgili Esmaül Hüsna isimleri bir arada yer alır.

Bu konuya bağlı 44 içerik

Dualar

  • İftar Duası

    Orucu açarken okunan duaların en yaygını "Allâhümme leke sumtü" ile başlayan metindir. Ancak hadis kaynaklarında senedi daha güçlü olan başka bir dua vardır: "Zehebe'z-zameu."

    Sahih hadis
  • İstihare Duası

    İstihare, bir karar öncesinde hayırlısının takdir edilmesini istemektir. Buhârî'de nakledilen duada iki rekât namazın ardından bu dua okunur. Duanın içinde rüya görmekten söz edilmez.

    Sahih hadis
  • Kolaylık Duası

    Kolaylık için okunan duaların kaynağı kesin olanı, Enbiyâ ve Tâhâ surelerinde geçen peygamber dualarıdır. Türkiye'de yaygın olan "Rabbi yessir" kalıbının ise Kur'an veya hadis kaynaklarında bir karşılığı bulunmaz.

    Kur’an
  • Konuşma ve İş Kolaylığı Duası

    Zor bir görev veya konuşma öncesinde okunan dua, Tâhâ suresi 25-28. ayetlerde Hz. Mûsâ'nın duası olarak geçer. Dört şey ister: gönül genişliği, işin kolaylaşması, dilin çözülmesi ve sözün anlaşılması.

    Kur’an
  • Mazlumun Duası

    Kaynaklarda mazlumun duası için ayrı bir metin bildirilmez; bildirilen şey bu duanın önündeki engelin kaldırıldığıdır. Buhârî'de nakledilen ifade nettir: mazlumun duası ile Allah arasında perde yoktur.

    Sahih hadis
  • Öfke Duası

    Öfkelenince okunması kaynaklarda bildirilen metin kısadır: eûzü besmelenin ilk kısmı. Buhârî'de nakledilir ve yanında birkaç davranış tavsiyesi de aktarılır.

    Sahih hadis
  • Rabbenâ Duaları

    Kur'an'da "Rabbenâ" (Rabbimiz) hitabıyla başlayan çok sayıda dua bulunur. Bunlar Kur'an'ın kendi dua diline ait örneklerdir ve namazlarda okunması yaygındır.

    Kur’an
  • Sabır Duası

    Sabır için en bilinen dua, Bakara suresi 250. ayette geçen "Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ" ifadesidir. Dua sabrı bir miktar olarak değil, üzerine dökülen bir şey olarak ister.

    Kur’an
  • Sıkıntı Duası

    Sıkıntı anında en çok bilinen dua, Kur'an'da Hz. Yûnus'un duası olarak geçen "Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn" ifadesidir. Enbiyâ suresi 87. ayette yer alır ve doğrudan Kur'an kaynaklıdır.

    Kur’an

Ayetler

  • Ölüm ile İlgili Ayetler

    Kur'an ölümü bir son olarak değil, bir dönüş olarak anlatır. Ayrıca ölüm de hayat gibi yaratılmış olarak anılır. Aşağıdaki ayetler bu iki vurgunun geçtiği yerlerdir.

    Kur’an
  • Sabır ile İlgili Ayetler

    Kur'an'da sabır kökünden türeyen kelimeler yüzden fazla yerde geçer. Aşağıdaki ayetler, sabrın Kur'an'da hangi bağlamlarda kullanıldığını gösteren temel örneklerdir: yardım isteme, imtihan, karşılık ve kararlılık.

    Kur’an

Sureler

  • Asr Suresi

    Asr suresi Kur'an'ın 103. suresidir ve 3 ayettir. Adı "zaman" anlamına gelir. Üç ayette bir hüküm ve tek bir istisna bildirir; istisnanın dört şartı vardır.

    Kur’an
  • İnşirah Suresi

    İnşirah suresi Kur'an'ın 94. suresidir, Mekke döneminde inmiştir ve 8 ayettir. Adı "göğsün açılması, ferahlaması" anlamına gelir. Ana konusu, zorluk ile kolaylığın birlikte bulunmasıdır.

    Kur’an

Esmaül Hüsna

  • Ed-Dârr Esması

    Ed-Dârr, "zarar veren; zararı takdir eden" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; kök fiil halinde bulunur. Klasik kaynaklarda bu isim En-Nâfi' ile birlikte anılır, tek başına zikredilmesi uygun görülmez.

    Kur’an
  • El-Adl Esması

    El-Adl, "mutlak adalet sahibi" anlamına gelir. Kur'an'da adalet kavramı defalarca geçer ancak "el-Adl" bu kalıpta Allah'ın ismi olarak bulunmaz; isim Tirmizî'nin naklettiği listede yer alır.

    Kur’an
  • El-Âhir Esması

    El-Âhir, "sonu olmayan; her şeyden sonra da var olan" anlamına gelir. Hadîd suresi 3. ayette dört isim art arda gelir: evvel, âhir, zâhir, bâtın. Dördü birlikte bir bütün kurar ve tek başına ele alınmaları eksik kalır.

    Kur’an
  • El-Bâkî Esması

    El-Bâkî, "varlığı sona ermeyen, kalıcı olan" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; Rahmân 27'de "yebkâ" (bâki kalır) fiili bulunur ve isim buradan türetilmiştir.

    Kur’an
  • El-Bâsit Esması

    El-Bâsit, "genişleten, açan, yayan" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; Bakara suresi 245. ayette fiil halinde bulunur ve isim bu fiilden türetilmiştir. Daima El-Kâbıd ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Cebbâr Esması

    El-Cebbâr, "iradesini yürüten ve kırılanı onaran" anlamına gelir. Kelime kökü Arapçada hem zorla hükmetmeyi hem de kırık kemiği sarıp iyileştirmeyi ifade eder; bu iki anlam ismin kavranmasında birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Hâfıd Esması

    El-Hâfıd, "alçaltan, indiren" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında Allah için geçmez; Vâkıa suresi 3. ayette kıyamet günü için aynı kökten kelimeler kullanılır ve isim bu kullanımdan türetilmiştir.

    Kur’an
  • El-Hakem Esması

    El-Hakem, "hükmü kesin olan ve aralarında hüküm veren" anlamına gelir. Kur'an'da En'âm suresi 114. ayette bu kalıpta geçer. Aynı kökten gelen "hikmet" kelimesi, hükmün keyfî değil bir amaca uygun olduğunu bildirir.

    Kur’an
  • El-Hakîm Esması

    El-Hakîm, "her işi yerli yerinde ve bir amaca uygun yapan" anlamına gelir. Kur'an'da doksandan fazla yerde geçer ve en sık El-Azîz ile birlikte kullanılır; bu birliktelik gücün hikmetle sınırlandığını bildirir.

    Kur’an
  • El-Hakk Esması

    El-Hakk, "varlığı gerçek olan ve değişmeyen" anlamına gelir. Kelime Türkçede hem "gerçek" hem "hak edilen" anlamında kullanılır; Arapçada ikisi aynı kökten gelir ve bu birlik ismin anlamını belirler.

    Kur’an
  • El-Halîm Esması

    El-Halîm, "acele etmeyen, öfkelenip hemen karşılık vermeyen" anlamına gelir. Kur'an'da on bir yerde geçer ve çoğunlukla El-Gafûr veya El-Alîm ile birlikte kullanılır.

    Kur’an
  • El-Kâbıd Esması

    El-Kâbıd, "daraltan, tutan, geri alan" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; Bakara suresi 245. ayette fiil halinde bulunur ve isim bu fiilden türetilmiştir. Daima El-Bâsit ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Muahhir Esması

    El-Muahhir, "geriye bırakan, erteleyen" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; kök fiil halinde bulunur ve isim buradan türetilmiştir. El-Mukaddim ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Muiz Esması

    El-Muiz, "i̇zzet ve şeref veren, yücelten" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; Âl-i İmrân suresi 26. ayette fiil halinde bulunur ve isim bu fiilden türetilmiştir. El-Müzil ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Mukaddim Esması

    El-Mukaddim, "öne alan, önceleyen" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; kök fiil halinde bulunur ve isim buradan türetilmiştir. El-Muahhir ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Muksit Esması

    El-Muksit, "adaletle davranan ve hakkı yerine ulaştıran" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; aynı kökten "kâimen bi'l-kıst" (adaleti ayakta tutan) ifadesi Âl-i İmrân 18'de bulunur.

    Kur’an
  • El-Mümît Esması

    El-Mümît, "ölümü veren" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; kök fiil halinde defalarca bulunur. Daima El-Muhyî ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Müntakim Esması

    El-Müntakim, "suçun karşılığını adaletle veren" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında tekil olarak geçmez; "müntekimûn" (karşılığını verenler) biçiminde çoğul olarak bulunur ve isim buradan türetilmiştir.

    Kur’an
  • El-Müzil Esması

    El-Müzil, "zillete düşüren, alçaltan" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; Âl-i İmrân suresi 26. ayette fiil halinde bulunur ve isim bu fiilden türetilmiştir. El-Muiz ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Vekîl Esması

    El-Vekîl, "işler kendisine havale edilen ve güvenilen" anlamına gelir. Tevekkül kelimesiyle aynı köktendir; tevekkül etmek, işi Vekîl'e havale etmek demektir.

    Kur’an
  • En-Nâfi' Esması

    En-Nâfi', "fayda veren; yararı yaratan" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; kök fiil halinde bulunur. Klasik kaynaklarda bu isim Ed-Dârr ile birlikte anılır, tek başına zikredilmesi uygun görülmez.

    Kur’an
  • Er-Râfi' Esması

    Er-Râfi', "yükselten, kaldıran" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında Allah için geçmez; Vâkıa suresi 3. ayette kıyamet günü için aynı kökten kelimeler kullanılır ve isim bu kullanımdan türetilmiştir.

    Kur’an
  • Er-Raûf Esması

    Er-Raûf, "çok şefkatli olan" anlamına gelir. Rahmetten farkı incelikledir: rahmet genel, re'fet ise sıkıntı anındaki özel şefkattir. Kur'an'da genellikle Er-Rahîm ile birlikte geçer.

    Kur’an
  • Es-Sabûr Esması

    Es-Sabûr, "çok sabırlı olan, cezalandırmakta acele etmeyen" anlamına gelir. Bu isim, Tirmizî'nin naklettiği doksan dokuz isim listesinde yer alır; ancak Kur'an'da Allah'ın ismi olarak bu kalıpta geçmez.

    Klasik kaynak
  • Eş-Şehîd Esması

    Eş-Şehîd, "her şeye şahit olan ve her yerde hazır bulunan" anlamına gelir. Kökte üç anlam birlikte bulunur: görmek, hazır olmak ve tanıklık etmek. Türkçedeki "şehit" kelimesi de aynı köktendir.

    Kur’an
  • Mâlikü'l-Mülk Esması

    Mâlikü'l-Mülk, "mülkün gerçek sahibi" anlamına gelir. Âl-i İmrân suresi 26. ayette geçer ve orada bir dua kalıbının içinde bulunur: "Kul: Allâhümme mâlike'l-mülk."

    Kur’an

İsimler

  • Yûsuf İsminin Anlamı

    Yûsuf, İbranice kökenli bir erkek ismidir ve "Allah artırsın, çoğaltsın" anlamındaki bir duadan gelir. Kur'an'da bir peygamber adı olarak geçer; 12. sure onun adını taşır ve tamamı onun kıssasına ayrılmıştır.

    Kur’an

Kavramlar

  • Dua Nedir?

    Dua, "çağırmak, seslenmek" anlamındaki d-a-v kökünden gelir. İslami literatürde kulun Allah'a yönelerek istemesini ifade eder. Kur'an'da duanın kendisi bir ibadet olarak nitelenir; kabul edilme şartı belirli bir metne, sayıya veya vakte bağlanmaz.

    Kur’an
  • Sabır Nedir?

    Sabır, kelime kökü itibarıyla "bir şeyi yerinde tutmak, alıkoymak" anlamına gelir. İslami literatürde üç alanda kullanılır: ibadette kararlılık, günahtan uzak durmada direnç ve musibet anında dayanma. Kur'an'da yüzden fazla yerde geçer.

    Kur’an
  • Takvâ Nedir?

    Takvâ, "korunmak, sakınmak" anlamındaki v-k-y kökünden gelir. Türkçede çoğu zaman "Allah korkusu" diye karşılanır; ancak kökün anlamı korkmak değil, korunmaktır. İkisi aynı şey değildir.

    Kur’an
  • Tevekkül Nedir?

    Tevekkül, "bir işi güvenilir birine havale etmek" anlamındaki v-k-l kökünden gelir. İslami literatürde, gereken tedbiri aldıktan sonra sonucu Allah'a bırakmayı ifade eder. Tedbiri terk etmek anlamına gelmez.

    Kur’an

Kur'an'da sabır

Kur'an sabrı üç ayrı alanda kullanır: ibadette kararlılık, günahtan uzak durmada direnç ve musibet anında dayanma. Bakara 153'te "Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile yardım isteyin" buyrulur.

Sabır Kur'an'da pasif bir teslimiyet olarak değil, sürdürülen bir çaba olarak anlatılır. Âl-i İmrân 200'de sabretmenin yanına "sebat etmek" ve "hazırlıklı olmak" da eklenir.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Bakara 2:153 — Sabır ve namazla yardım istemek
  • Kur’an
    Âl-i İmrân 3:200 — Sabır, sebat ve takva
  • Kur’an
    Zümer 39:10 — Sabredenlerin karşılığı