- El-Alîm Esması
El-Alîm, "her şeyi bilen" anlamına gelir. Kur'an'da yüzden fazla yerde geçer ve vurgusu bilginin kapsamındadır: gizli ile açık, geçmiş ile gelecek arasında fark gözetmeyen bir bilgi.
Kur’an
- El-Bedî' Esması
El-Bedî', "örneği olmadan yaratan" anlamına gelir. Kur'an'da iki ayette "bedîu's-semâvâti ve'l-arz" (göklerin ve yerin örneksiz yaratıcısı) biçiminde geçer. Bidat kelimesi de aynı köktendir.
Kur’an
- El-Câmi' Esması
El-Câmi', "dağınık olanı bir araya getiren" anlamına gelir. Kur'an'da Âl-i İmrân 9. ayette "câmiu'n-nâs" (insanları toplayan) biçiminde geçer ve kıyamet bağlamındadır.
Kur’an
- El-Cebbâr Esması
El-Cebbâr, "iradesini yürüten ve kırılanı onaran" anlamına gelir. Kelime kökü Arapçada hem zorla hükmetmeyi hem de kırık kemiği sarıp iyileştirmeyi ifade eder; bu iki anlam ismin kavranmasında birlikte düşünülür.
Kur’an
- El-Habîr Esması
El-Habîr, "her şeyin iç yüzünden haberdar olan" anlamına gelir. El-Alîm'den farkı vurgudadır: Alîm bilginin kapsamını, Habîr ise gizli kalan ayrıntıya nüfuzu bildirir. Kur'an'da sıkça El-Latîf ile birlikte geçer.
Kur’an
- El-Hâdî Esması
El-Hâdî, "doğru yolu gösteren ve o yola ulaştıran" anlamına gelir. Kökte iki anlam vardır: yol göstermek ve yola ulaştırmak. Fâtiha'daki "bizi doğru yola ilet" duası bu isimle aynı köktendir.
Kur’an
- El-Hakîm Esması
El-Hakîm, "her işi yerli yerinde ve bir amaca uygun yapan" anlamına gelir. Kur'an'da doksandan fazla yerde geçer ve en sık El-Azîz ile birlikte kullanılır; bu birliktelik gücün hikmetle sınırlandığını bildirir.
Kur’an
- El-Hasîb Esması
El-Hasîb, "hesabı gören ve kuluna yeten" anlamına gelir. Kökte iki anlam birlikte bulunur: saymak ve yetmek. "Hasbünallâh" ifadesi de aynı köktendir.
Kur’an
- El-Hayy Esması
El-Hayy, "diri olan, hayatı zatının gereği olan" anlamına gelir. Âyetü'l-Kürsî bu isimle başlar. Klasik kelamda bu hayat, yaratılmışların hayatı gibi bir başlangıcı ve sonu olan hayat değildir.
Kur’an
- El-Kayyûm Esması
El-Kayyûm, "kendi kendine var olan ve her şeyi ayakta tutan" anlamına gelir. Kur'an'da üç ayette geçer ve üçünde de El-Hayy ile birliktedir. Kelime iki anlamı birden taşır: kendi varlığı başkasına bağlı olmamak ve başkalarının varlığını sürdürmek.
Kur’an
- El-Latîf Esması
El-Latîf, "en ince ayrıntıyı bilen ve kullarına sezdirmeden lütufta bulunan" anlamına gelir. Kur'an'da yedi ayette geçer ve çoğunda "habîr" (her şeyden haberdar olan) ismiyle birlikte kullanılır.
Kur’an
- El-Mucîb Esması
El-Mucîb, "duaya karşılık veren" anlamına gelir. Kur'an'da bu kalıpta bir ayette geçer. Kökteki anlam kabul etmek değil, karşılık vermektir; bu ayrım duanın kabulü meselesinde belirleyicidir.
Kur’an
- El-Muhyî Esması
El-Muhyî, "can veren ve dirilten" anlamına gelir. Kur'an'da "muhyi'l-mevtâ" (ölüleri dirilten) biçiminde geçer. Diriliş konusu Kur'an'da sıklıkla ölü toprağın yağmurla canlanması üzerinden anlatılır.
Kur’an
- El-Mü'min Esması
El-Mü'min, "güven veren ve doğrulayan" anlamına gelir. İnsanlar için kullanıldığında "iman eden" demektir; Allah için kullanıldığında anlamı değişir ve güvence veren, verdiği sözü doğrulayan manasına gelir.
Kur’an
- El-Vâlî Esması
El-Vâlî, "her şeyi yöneten ve işlerini üstlenen" anlamına gelir. El-Veliyy ile aynı köktendir. Kur'an'da bu kalıpta geçmez; Ra'd 13:11'de olumsuz bir cümlede "vâl" biçiminde bulunur.
Kur’an
- El-Vâsi' Esması
El-Vâsi', "kapsamı geniş olan" anlamına gelir. Kur'an'da rahmet, ilim ve lütuf bağlamlarında geçer; ortak vurgusu darlık ve sınırlılığın Allah'a nispet edilemeyeceğidir.
Kur’an
- El-Vekîl Esması
El-Vekîl, "işler kendisine havale edilen ve güvenilen" anlamına gelir. Tevekkül kelimesiyle aynı köktendir; tevekkül etmek, işi Vekîl'e havale etmek demektir.
Kur’an
- El-Veliyy Esması
El-Veliyy, "dost, yardımcı ve koruyucu olan" anlamına gelir. Kökteki asıl anlam yakınlıktır; dostluk, yardım ve yöneticilik anlamlarının hepsi bu yakınlıktan türer.
Kur’an
- En-Nûr Esması
En-Nûr, "aydınlatan ve varlığa görünürlük veren" anlamına gelir. Kur'an'da Nûr suresi 35. ayette geçer. Klasik tefsirlerde bu ayetin temsilî olduğu ve fiziksel ışık kastedilmediği belirtilir.
Kur’an
- Er-Rahîm Esması
Er-Rahîm, "rahmeti kesintisiz ve sürekli olan" anlamına gelir. Er-Rahmân ile aynı kökten gelir ama kalıbı süreklilik bildirir; klasik kaynaklarda inananlara yönelik, ahirete de uzanan rahmeti ifade ettiği belirtilir.
Kur’an
- Er-Rahmân Esması
Er-Rahmân, "rahmeti her şeyi kuşatan" anlamına gelir. Kur'an'da Allah'tan sonra en çok geçen isimdir ve klasik kaynaklarda ayırt edici özelliği şudur: bu rahmet inanan inanmayan ayrımı yapmadan bütün varlığı kapsar.
Kur’an
- Er-Raûf Esması
Er-Raûf, "çok şefkatli olan" anlamına gelir. Rahmetten farkı incelikledir: rahmet genel, re'fet ise sıkıntı anındaki özel şefkattir. Kur'an'da genellikle Er-Rahîm ile birlikte geçer.
Kur’an
- Er-Reşîd Esması
Er-Reşîd, "doğruya ileten ve her işi olgunlukla yapan" anlamına gelir. Kur'an'da bu kalıpta Allah'ın ismi olarak geçmez; kelime Hûd 11:87'de Hz. Şuayb için kullanılır ve isim listede yer alır.
Kur’an
- Es-Samed Esması
Es-Samed, "her şeyin kendisine muhtaç olduğu, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan" anlamına gelir. Kur'an'da yalnızca İhlâs suresi 2. ayette geçer ve klasik kaynaklarda anlamı üzerine birden fazla açıklama vardır.
Kur’an
- Es-Selâm Esması
Es-Selâm, "esenlik veren ve her türlü eksiklikten salim olan" anlamına gelir. Günlük hayatta kullanılan selam, cennetin adı olan darüsselam ve İslam kelimesi aynı kökten gelir.
Kur’an
- Es-Semî' Esması
Es-Semî', "her şeyi işiten" anlamına gelir. Kur'an'da kırktan fazla yerde geçer ve çoğunlukla El-Alîm veya El-Basîr ile birlikte kullanılır; dua ayetlerinde en sık anılan isimlerden biridir.
Kur’an