- Ed-Dârr Esması
Ed-Dârr, "zarar veren; zararı takdir eden" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; kök fiil halinde bulunur. Klasik kaynaklarda bu isim En-Nâfi' ile birlikte anılır, tek başına zikredilmesi uygun görülmez.
Kur’an
- El-Azîz Esması
El-Azîz, "mutlak güç sahibi ve yenilmez olan" anlamına gelir. Kur'an'da doksandan fazla yerde geçer ve çoğunlukla "hakîm" (hikmet sahibi) ismiyle birlikte kullanılır; bu birliktelik gücün hikmetle sınırlandığını bildirir.
Kur’an
- El-Basîr Esması
El-Basîr, "her şeyi gören" anlamına gelir. Kur'an'da kırktan fazla yerde geçer ve genellikle Es-Semî' ile birlikte kullanılır. Kökteki anlam yalnızca göz ile görmeyi değil, kavrayışı da içerir.
Kur’an
- El-Hafîz Esması
El-Hafîz, "koruyan ve kaydını tutan" anlamına gelir. Kökte iki anlam birlikte bulunur: bir şeyi zarardan korumak ve unutmadan aklında tutmak. Kur'an'da her iki yönüyle de kullanılır.
Kur’an
- El-Hakem Esması
El-Hakem, "hükmü kesin olan ve aralarında hüküm veren" anlamına gelir. Kur'an'da En'âm suresi 114. ayette bu kalıpta geçer. Aynı kökten gelen "hikmet" kelimesi, hükmün keyfî değil bir amaca uygun olduğunu bildirir.
Kur’an
- El-Hakk Esması
El-Hakk, "varlığı gerçek olan ve değişmeyen" anlamına gelir. Kelime Türkçede hem "gerçek" hem "hak edilen" anlamında kullanılır; Arapçada ikisi aynı kökten gelir ve bu birlik ismin anlamını belirler.
Kur’an
- El-Kâdir Esması
El-Kâdir, "gücü her şeye yeten" anlamına gelir. Kökte iki anlam birlikte bulunur: güç yetirmek ve ölçü belirlemek. Bu yüzden kudret ile kader aynı köktendir.
Kur’an
- El-Kahhâr Esması
El-Kahhâr, "her şeye mutlak surette galip gelen" anlamına gelir. Kur'an'da geçtiği yerlerin neredeyse tamamında "vâhid" (bir) ismiyle birlikte kullanılır; bu birliktelik tevhid vurgusu taşır.
Kur’an
- El-Kaviyy Esması
El-Kaviyy, "gücü sınırsız ve tükenmez olan" anlamına gelir. Kur'an'da genellikle El-Azîz veya El-Metîn ile birlikte geçer; vurgusu gücün azalmaması ve yorulmamasıdır.
Kur’an
- El-Kayyûm Esması
El-Kayyûm, "kendi kendine var olan ve her şeyi ayakta tutan" anlamına gelir. Kur'an'da üç ayette geçer ve üçünde de El-Hayy ile birliktedir. Kelime iki anlamı birden taşır: kendi varlığı başkasına bağlı olmamak ve başkalarının varlığını sürdürmek.
Kur’an
- El-Mâni' Esması
El-Mâni', "dilediğini engelleyen ve koruyan" anlamına gelir. Kur'an'da bu kalıpta geçmez; yalnızca Tirmizî'nin naklettiği listede yer alır. Klasik kaynaklarda tek başına değil, veren isimlerle birlikte anılması gerektiği belirtilir.
Kur’an
- El-Melik Esması
El-Melik, "mutlak hükümranlığın sahibi" anlamına gelir. Kur'an'da bu kalıpta birkaç ayette geçer ve ortak vurgusu şudur: gerçek mülkiyet ve egemenlik geçici değil, kalıcıdır ve yalnızca Allah'a aittir.
Kur’an
- El-Müheymin Esması
El-Müheymin, "her şeyi gözetip koruyan ve denetleyen" anlamına gelir. Kur'an'da iki yerde geçer; birinde Allah için, diğerinde Kur'an'ın önceki kitaplar üzerindeki konumu için kullanılır.
Kur’an
- El-Muktedir Esması
El-Muktedir, "gücü eksiksiz ve karşı konulamaz olan" anlamına gelir. El-Kâdir ile aynı köktendir; iftiâl kalıbı gücün tam ve engellenemez biçimde kullanıldığını bildirir.
Kur’an
- El-Mü'min Esması
El-Mü'min, "güven veren ve doğrulayan" anlamına gelir. İnsanlar için kullanıldığında "iman eden" demektir; Allah için kullanıldığında anlamı değişir ve güvence veren, verdiği sözü doğrulayan manasına gelir.
Kur’an
- El-Vâlî Esması
El-Vâlî, "her şeyi yöneten ve işlerini üstlenen" anlamına gelir. El-Veliyy ile aynı köktendir. Kur'an'da bu kalıpta geçmez; Ra'd 13:11'de olumsuz bir cümlede "vâl" biçiminde bulunur.
Kur’an
- El-Veliyy Esması
El-Veliyy, "dost, yardımcı ve koruyucu olan" anlamına gelir. Kökteki asıl anlam yakınlıktır; dostluk, yardım ve yöneticilik anlamlarının hepsi bu yakınlıktan türer.
Kur’an
- En-Nâfi' Esması
En-Nâfi', "fayda veren; yararı yaratan" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; kök fiil halinde bulunur. Klasik kaynaklarda bu isim Ed-Dârr ile birlikte anılır, tek başına zikredilmesi uygun görülmez.
Kur’an
- Er-Rakîb Esması
Er-Rakîb, "gözetleyen ve murakabe eden" anlamına gelir. Kur'an'da üç yerde geçer. Kökteki anlam, bir şeyi bekleyip izlemeyi ve boynunu uzatarak bakmayı ifade eder.
Kur’an
- Eş-Şehîd Esması
Eş-Şehîd, "her şeye şahit olan ve her yerde hazır bulunan" anlamına gelir. Kökte üç anlam birlikte bulunur: görmek, hazır olmak ve tanıklık etmek. Türkçedeki "şehit" kelimesi de aynı köktendir.
Kur’an