Abese Suresi
Abese suresi 42 ayettir ve adı "yüzünü ekşitti" anlamına gelir. Kur'an'da bir davranışın doğrudan düzeltildiği en açık yerlerden biridir.
- Sure numarası
- 80. sure
- Arapça adı
- عبس
- Ayet sayısı
- 42 ayet
- Nüzul yeri
- Mekki (Mekke dönemi)
- Nüzul sırası
- 24.
- Cüz
- 30. cüz
- Ana konusu
- Muhatabın konumuna göre değil ihtiyacına göre değerlendirilmesi
Adının anlamı
Abese, yüz ekşitmek, kaşlarını çatmak anlamındadır. Sure adını ilk ayetteki bu fiilden alır.
Temel temaları
- uyarı
- nankörlük
- yaratılış
- hesap
Abese suresi — Arapçası ve anlamı
Aşağıdaki Türkçe anlam bu siteye aittir; herhangi bir mealden alınmamıştır. Amacı ayetin ne dediğini açık Türkçeyle aktarmaktır, basılı bir mealin yerini tutmaz. Anlam metni Arapçanın karşılığı değil, karşılığının aktarımıdır — esas olan Arapça metindir.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
عَبَسَ وَتَوَلَّىٰٓ
Yüzünü ekşitti ve döndü;
أَن جَآءَهُ ٱلْأَعْمَىٰ
Kendisine o âmâ geldi diye.
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُۥ يَزَّكَّىٰٓ
Ne bilirsin, belki o arınacaktı?
أَوْ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكْرَىٰٓ
Yahut öğüt alacak da öğüt ona fayda verecekti.
أَمَّا مَنِ ٱسْتَغْنَىٰ
Kendini yeterli görene gelince,
فَأَنتَ لَهُۥ تَصَدَّىٰ
Sen ona yöneliyorsun.
وَمَا عَلَيْكَ أَلَّا يَزَّكَّىٰ
Oysa onun arınmamasından sana ne?
وَأَمَّا مَن جَآءَكَ يَسْعَىٰ
Ama koşarak sana gelene,
وَهُوَ يَخْشَىٰ
Ve içi titreyerek korkana,
فَأَنتَ عَنْهُ تَلَهَّىٰ
Sen ondan yüz çeviriyorsun.
كَلَّآ إِنَّهَا تَذْكِرَةٌ
Hayır! Şüphesiz bu bir öğüttür.
فَمَن شَآءَ ذَكَرَهُۥ
Dileyen ondan öğüt alır.
فِى صُحُفٍ مُّكَرَّمَةٍ
O, değerli sayfalardadır;
مَّرْفُوعَةٍ مُّطَهَّرَةٍۭ
Yüceltilmiş, tertemiz;
بِأَيْدِى سَفَرَةٍ
Kâtiplerin elleriyle;
كِرَامٍۭ بَرَرَةٍ
Değerli, iyi kâtiplerin.
قُتِلَ ٱلْإِنسَٰنُ مَآ أَكْفَرَهُۥ
Kahrolası insan, ne kadar da nankör!
مِنْ أَىِّ شَىْءٍ خَلَقَهُۥ
O'nu hangi şeyden yarattı?
مِن نُّطْفَةٍ خَلَقَهُۥ فَقَدَّرَهُۥ
Bir damla sudan yarattı ve ona ölçü verdi.
ثُمَّ ٱلسَّبِيلَ يَسَّرَهُۥ
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
ثُمَّ أَمَاتَهُۥ فَأَقْبَرَهُۥ
Sonra onu öldürdü ve kabre koydu.
ثُمَّ إِذَا شَآءَ أَنشَرَهُۥ
Sonra dilediğinde onu diriltir.
كَلَّا لَمَّا يَقْضِ مَآ أَمَرَهُۥ
Hayır! O, kendisine emredileni henüz yerine getirmedi.
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ إِلَىٰ طَعَامِهِۦٓ
İnsan yiyeceğine bir baksın:
أَنَّا صَبَبْنَا ٱلْمَآءَ صَبًّا
Biz suyu bol bol döktük.
ثُمَّ شَقَقْنَا ٱلْأَرْضَ شَقًّا
Sonra yeri yarıp yardık.
فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا حَبًّا
Orada taneler bitirdik;
وَعِنَبًا وَقَضْبًا
Üzümler ve yoncalar;
وَزَيْتُونًا وَنَخْلًا
Zeytinler ve hurmalar;
وَحَدَآئِقَ غُلْبًا
Sık ağaçlı bahçeler;
وَفَٰكِهَةً وَأَبًّا
Meyveler ve otlaklar.
مَّتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ
Sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için.
فَإِذَا جَآءَتِ ٱلصَّآخَّةُ
O kulakları sağır eden ses geldiğinde,
يَوْمَ يَفِرُّ ٱلْمَرْءُ مِنْ أَخِيهِ
O gün kişi kardeşinden kaçar;
وَأُمِّهِۦ وَأَبِيهِ
Annesinden ve babasından;
وَصَٰحِبَتِهِۦ وَبَنِيهِ
Eşinden ve çocuklarından.
لِكُلِّ ٱمْرِئٍ مِّنْهُمْ يَوْمَئِذٍ شَأْنٌ يُغْنِيهِ
O gün onlardan her birinin kendine yeter bir işi vardır.
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُّسْفِرَةٌ
O gün bazı yüzler parlaktır;
ضَاحِكَةٌ مُّسْتَبْشِرَةٌ
Güler ve sevinçlidir.
وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ
Bazı yüzlerin üstünde ise toz toprak vardır;
تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌ
Onları bir karanlık bürümüştür.
أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَفَرَةُ ٱلْفَجَرَةُ
İşte onlar, gerçeği örten günahkârlardır.
Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net
Düzeltilen ölçü
Sure bir davranışı anlatarak başlar ve hemen düzeltir.
Karşı karşıya konan iki kişi vardır: kendini yeterli gören biri ve koşarak gelip içi titreyerek korkan biri. İlgi birinciye yönelmiş, ikinciden yüz çevrilmiştir.
7. ayet ölçüyü koyar: "Onun arınmamasından sana ne?" Klasik tefsirlerde bu, muhatabın konumuna göre değil ihtiyacına ve yönelişine göre değerlendirilmesi gerektiğine dayanak sayılır.
5. ayetteki "kendini yeterli gören" ifadesi, Leyl 8 ve Alak 7'de de aynı kökle geçer.
Kaçışın sırası
34-36. ayetlerde kaçılan kişiler sıralanır: kardeş, anne, baba, eş, çocuklar.
Klasik tefsirlerde sıralamanın yakınlık derecesine göre gittiği belirtilir; en son çocuklar anılır. 37. ayet gerekçeyi verir: herkesin kendine yeter bir işi vardır.
Surenin açılışıyla bağı dikkat çekicidir: başta bir kişiden yüz çevrilmesi kınanır, sonda ise herkesin herkesten yüz çevireceği bir gün anlatılır.
Kaynaklar
- Kur’anAbese 80:1-42 — Surenin metni
- Kur’anAlak 96:7; Leyl 92:8 — Kendini yeterli görme
- Klasik kaynakTefsir ve siyer literatürü — Surenin nüzul sebebi hakkındaki rivayetler
Son güncelleme: