Takvâ Nedir?

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Takvâ, "korunmak, sakınmak" anlamındaki v-k-y kökünden gelir. Türkçede çoğu zaman "Allah korkusu" diye karşılanır; ancak kökün anlamı korkmak değil, korunmaktır. İkisi aynı şey değildir.

Kavram
Takvâ
Arapça
التَّقْوَى
Kelime kökü
و ق ي (v-k-y) — korumak, korunmak, bir şeyi zarardan sakınmak. "Vikāye" (koruma) ve "muttakî" (korunan) kelimeleri de aynı köktendir.
Tanım
Zarar verecek olandan korunmak; Allah'ın koyduğu sınırları gözeterek kendini sakınmak.

Kur'an'daki kullanımı

Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır; muttakîler için bir yol göstericidir.

Bakara 2:2

Allah katında en değerliniz, O'na karşı en çok sorumluluk bilinci taşıyanınızdır.

Hucurât 49:13

Azık edinin. Şüphesiz azığın en hayırlısı takvâdır.

Bakara 2:197

Takvâ elbisesi ise daha hayırlıdır.

A'râf 7:26

Kim Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle davranırsa Allah ona bir çıkış yolu verir ve ummadığı yerden rızıklandırır.

Talâk 65:2-3

Sık yapılan yanlış yorumlar

Takvâ, Allah'tan korkmak demektir.

Kökün anlamı korkmak değil korunmaktır. Kur'an korku için ayrı kelimeler kullanır: havf ve haşyet. Takvâ ise bir şeyin arasına koruyucu koymayı bildirir. Klasik kaynaklarda takvânın korkuyu içerebileceği ama ona indirgenemeyeceği belirtilir.

Takvâ, dünyadan el etek çekmektir.

Bakara 197'de takvâ bir azık olarak nitelenir; yani yolculuk sırasında taşınan şeydir, yolculuğun terk edilmesi değil. Talâk 2-3'te ise takvânın karşılığı olarak çıkış yolu ve rızık bildirilir.

Takvâ sahibi olmak görünür bir hâldir.

Hucurât 13'te üstünlük ölçüsü olarak takvâ gösterilir; ancak aynı ayet "Allah bilendir, haberdardır" ifadesiyle biter. Klasik tefsirlerde bu, takvânın ölçüsünün insanlar tarafından bilinemeyeceğine dayanak sayılır.

Korunmak ile korkmak

Türkçede takvâ çoğu zaman "Allah korkusu" diye karşılanır. Bu karşılık kökten gelmez.

V-k-y kökü korumakla ilgilidir. Aynı kökten gelen "vikāye" koruma, "muttakî" ise korunan demektir. Kur'an'da bu kök kalkan, siper ve örtü bağlamlarında da geçer.

Kur'an korku için başka kelimeler kullanır: "havf" (korku) ve "haşyet" (saygıyla karışık ürperti). Bu kelimeler takvâdan ayrı yerlerde bulunur.

Ayrım şudur: korku bir duygudur, takvâ ise bir davranıştır. Klasik kaynaklarda takvânın kişiyle zarar arasına bir mesafe koymak olduğu belirtilir.

Takvânın Kur'an'daki nitelemeleri

Kur'an takvâyı üç ayrı benzetmeyle anar ve üçü de somuttur.

Bakara 197'de azıktır: yolculukta taşınan şey. A'râf 26'da elbisedir: örten ve koruyan şey. Bakara 2'de ise Kur'an'ın kendisi muttakîler için hidayet olarak nitelenir.

Klasik tefsirlerde bu benzetmelerin ortak yanı üzerinde durulur: üçü de kişinin yanında taşıdığı, üzerinde bulundurduğu şeylerdir. Takvâ ulaşılan bir makam olarak değil, taşınan bir hâl olarak tarif edilir.

Ölçünün bilinemezliği

Hucurât 13 takvâyı bir üstünlük ölçüsü olarak koyar: "Allah katında en değerliniz, en çok takvâ sahibi olanınızdır."

Ayet burada bitmez. Devamında "Şüphesiz Allah bilendir, haberdardır" denir.

Klasik tefsirlerde bu bitiş üzerinde durulur: ölçü konur ama ölçünün okunması insana bırakılmaz. Kimin daha muttakî olduğu bilinemez.

Bu sitede kişiler veya gruplar hakkında dinî üstünlük değerlendirmesi yapılmaz; kaynakların üslubu da bu yöndedir.

Sık sorulan sorular

Takvâ ile Allah korkusu aynı şey midir?

Hayır. Takvânın kökü korunmakla ilgilidir. Kur'an korku için havf ve haşyet kelimelerini kullanır. Klasik kaynaklarda takvânın korkuyu içerebileceği ama ona indirgenemeyeceği belirtilir.

Muttakî kime denir?

Muttakî, takvâ kökünden gelir ve korunan anlamındadır. Bakara 2-5'te muttakîlerin nitelikleri sayılır: gayba iman, namaz, infak ve ahirete kesin inanç.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Bakara 2:2-5 — Muttakîlerin nitelikleri
  • Kur’an
    Hucurât 49:13 — Takvânın ölçü olması
  • Kur’an
    Bakara 2:197 — Takvânın azık olarak nitelenmesi
  • Kur’an
    A'râf 7:26 — Takvâ elbisesi
  • Kur’an
    Talâk 65:2-3 — Takvânın karşılığı
  • Klasik kaynak
    Tefsir ve tasavvuf literatürü — Takvânın tanımı ve dereceleri

Son güncelleme: