Kur'an'da adalet nasıl tanımlanır?

Kur'an adaleti bir erdem olarak değil, bir yükümlülük olarak anar ve ölçüsünü en zor durumda tanımlar: kişinin kendi ve yakınları aleyhine bile. Bu konu altında adaletle ilgili ayetler, kavramlar ve esmalar bir arada bulunur.

Bu konuya bağlı 29 içerik

Ayetler

  • Adalet ile İlgili Ayetler

    Kur'an adaleti en zor durumda tanımlar: kişinin kendi, anne babası ve yakınları aleyhine bile. Aşağıdaki ayetler adaletin ölçüsünü, kimin lehine eğilmeyeceğini ve düşmanlığın bu ölçüyü değiştirmediğini gösterir.

    Kur’an
  • Affetmek ile İlgili Ayetler

    Kur'an öfkeyi yasaklamaz; onu yutmaktan söz eder. Affetmek ise ondan sonra gelen ayrı bir basamaktır. Aşağıdaki ayetler bu iki adımı, affetmenin hakkı bırakmak anlamına geldiğini ve karşılık verme hakkının saklı olduğunu gösterir.

    Kur’an
  • Borç ile İlgili Ayetler

    Kur'an'ın en uzun ayeti Bakara 282'dir ve konusu borçtur: borcun yazılması, şahit tutulması ve kaydın nasıl yapılacağı. Hemen öncesindeki 280. ayet ise darda olana süre tanımayı, bağışlamayı ise daha hayırlı saymayı emreder.

    Kur’an
  • Emanet ile İlgili Ayetler

    Kur'an emaneti iki ölçekte anar. Ahzâb 72'de emanet göklere, yere ve dağlara sunulur; onlar yüklenmekten kaçınır, insan yüklenir. Nisâ 58'de ise gündelik ve somuttur: emanetleri ehline verin.

    Kur’an
  • Faiz ile İlgili Ayetler

    Kur'an faizi (ribâ) her defasında bir karşıtlıkla anar: Bakara 276'da sadakanın, Rûm 39'da zekâtın karşısına konur. Bakara 275 ise dönemin bir itirazını aktarıp reddeder: "Alışveriş de faiz gibidir."

    Kur’an
  • Gıybet ve Dil ile İlgili Ayetler

    Kur'an gıybeti tek bir ayette hem tanımlar hem de bir benzetmeyle karşılar. Aşağıdaki ayetler gıybetin öncesindeki iki adımı, alay ve lakabı, sözün kaydedilmesini ve zulme uğrayana tanınan istisnayı gösterir.

    Kur’an
  • Hicret ile İlgili Ayetler

    Kur'an hicreti bir kaçış değil, bir seçim olarak anar. Nisâ 97'de "biz yeryüzünde güçsüzdük" mazereti bir soruyla karşılanır: Allah'ın yeri geniş değil miydi? Ankebût 56 aynı şeyi olumlu kurar: benim yerim geniştir.

    Kur’an
  • İhsan ile İlgili Ayetler

    İhsan ح س ن kökündendir ve "güzel olanı yapmak" demektir. Nahl 90'da adalet ve ihsan birlikte emredilir; klasik yorumda adalet hakkı vermek, ihsan ise hakkın üstüne çıkmaktır. Rahmân 60 karşılığı tek cümlede verir.

    Kur’an
  • İsraf ile İlgili Ayetler

    Kur'an israfı tek başına yasaklamaz; karşısına cimriliği koyar ve ikisinin ortasını ister. Furkân 67 bunu açıkça söyler, İsrâ 29 ise bir elle anlatır: ne boynuna bağlı ne büsbütün açık.

    Kur’an
  • Kardeşlik ve Birlik ile İlgili Ayetler

    Kur'an kardeşliği bir temenni olarak değil, kurulmuş bir durum olarak anar; emri ise onun üzerine kurar: arayı düzeltmek. Aşağıdaki ayetler birliğin neye dayandığını, çekişmenin bedelini ve üstünlüğün ölçüsünü gösterir.

    Kur’an
  • Yalan ile İlgili Ayetler

    Kur'an yalanı yalnızca gerçeğe aykırı söz olarak anmaz; gerçeği gizlemeyi, gerçekle batılı karıştırmayı ve yapmayacağını söylemeyi de aynı çerçevede ele alır. Aşağıdaki ayetler yalanın bu farklı biçimlerini ve karşısına konan tutumu gösterir.

    Kur’an
  • Yetim ile İlgili Ayetler

    Kur'an yetime davranışı bir yardım meselesi değil, dinin ölçüsü olarak anar. Aşağıdaki ayetler yetim malına dair sınırı, yetime ikramın nasıl anıldığını ve konunun iman ile kurulan bağını gösterir.

    Kur’an
  • Zulüm ile İlgili Ayetler

    Zulüm ظ ل م kökündendir ve kökün temel anlamı bir şeyi ait olmadığı yere koymaktır. Bu yüzden Kur'an'da zulüm yalnız başkasına yapılan haksızlık değildir; Lokmân 13'te şirk "büyük bir zulüm" diye anılır.

    Kur’an

İsimler

  • Emir İsminin Anlamı

    Emîr, أ م ر kökünden gelir ve "buyuran, yöneten" anlamındadır. Kelime Kur'an'da geçmez ama kökü çok sık geçer; Nisâ 4:59'daki "buyruk sahipleri" (ülü'l-emr) ifadesi aynı köktendir. Emre ise ayrı bir isimdir, Türkçe kökenlidir.

    Klasik kaynak
  • Mûsâ İsminin Anlamı

    Mûsâ, Kur'an'da en çok anılan peygamber adıdır: yüz otuz altı kez geçer. İsim İbranice kökenlidir ve klasik kaynaklarda "sudan çıkarılan" anlamıyla açıklanır; bu, sandıkla nehre bırakılışına dayanır.

    Kur’an
  • Nisa İsminin Anlamı

    Nisâ, Arapçada "kadınlar" demektir; "kadın" kelimesinin çoğuludur ve tekili farklı bir kökten gelir. Kur'an'ın 4. suresi bu adı taşır ve kelime Kur'an'da kırk altı kez geçer.

    Kur’an
  • Ömer İsminin Anlamı

    Ömer, ع م ر kökünden gelir; "ömür, uzun yaşam" anlamı taşır. Aynı kökten "imar" (bayındır kılma) kelimesi de gelir. İsim Kur'an'da geçmez ama kök geçer: Yûnus 10:16'da "ömür", Tevbe 9:18'de "mescitleri imar etmek" anlamında.

    Klasik kaynak

Kavramlar

  • Adalet Nedir?

    Adalet, "eğriliği gidermek, denkleştirmek" anlamındaki a-d-l kökünden gelir. Her hakkı sahibine, olması gereken ölçüde vermektir. Kur'an adaleti bir erdem olarak değil, bir yükümlülük olarak anar ve ölçüsünü en zor durumda tanımlar.

    Kur’an
  • Af Nedir?

    Af, "silmek, izini gidermek" anlamındaki a-f-v kökünden gelir. Hak edilen karşılığı, hakkı olduğu hâlde istememektir. Kur'an affı hakkın yokluğu olarak değil, hak sahibinin onu kullanmaması olarak anar.

    Kur’an
  • Emanet Nedir?

    Emanet, güvenilerek bırakılan ve sahibine eksiksiz geri verilmesi gereken şeydir. Kur'an emanetin "ehline verilmesini" emreder ve bunu adaletle hükmetme emriyle yan yana koyar. Kaynaklarda emanet eşyayla sınırlı tutulmaz; görev, yetki ve söz de aynı başlıkta ele alınır.

    Kur’an
  • İhsan Nedir?

    İhsan, "güzel yapmak" anlamındaki h-s-n kökünden gelir. Hak edilenin ötesine geçmek ve bir işi en güzel biçimde yapmaktır. Kur'an'da adaletle birlikte emredilir; ancak ondan ayrı bir basamak olarak anılır.

    Kur’an
  • Kibir Nedir?

    Kibir, hadis kaynaklarında iki fiile bağlanarak tanımlanır: hakkı çiğnemek ve insanları küçük görmek. Tanım bir duyguyu değil, hak ve insan karşısındaki tutumu ölçer. Güzel giyinmek ya da kendine güvenmek bu tanımın içine girmez.

    Sahih hadis
  • Zulüm Nedir?

    Zulüm, bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymak; hakkı yerinden etmektir. Kur'an'da en sık tekrarlanan kalıp "kendilerine zulmettiler"dir. Kavram bu yüzden yalnızca başkasına yapılan haksızlıkla sınırlı değildir.

    Kur’an

Hadisler

  • Ahlak ile İlgili Hadisler

    Güzel ahlak, Buhârî'nin Sahîh'inde dağınık bir konu değil, Kitâbü'l-Edeb adıyla müstakil bir bölümdür. Bu sayfadaki 58 hadis o bölümün ilk yüz yirmi iki bâbından seçilmiştir ve şu alanlarda toplanır: anne baba hakkı, akrabalık bağı, çocuğa ve zayıfa merhamet, komşuluk ve misafir hakkı, öfke ile yumuşaklık, haya ve dilin edebi. Her hadisin Arapça metni, altında kitâb adı ve bâb numarasıyla birlikte verilmiştir.

    Sahih hadis
  • Dil ve Söz ile İlgili Hadisler

    Buhârî'nin Sahîh'inde dilin edebi dağınık bir konu değildir: Kitâbü'l-Edeb içinde doğrudan söze ayrılmış bâblar vardır — sövme ve lânet, gıybet, söz taşıma, iki yüzlülük, zan, karşılıklı övgü, şiir ve gündelik kalıp sözler. Bu sayfadaki 21 hadis o bâblardan seçilmiştir; her birinin Arapça metni, altında kitâb adı ve bâb numarasıyla birlikte verilmiştir.

    Sahih hadis
  • Helâl Kazanç ile İlgili Hadisler

    Buhârî Sahîh'inde alışverişe ayrı bir kitap ayırır. Aşağıdaki yirmi üç hadis o bölümden seçilmiştir: kazanç arayışının meşruluğu, helâl ile haram arasındaki şüpheli alan, alışverişte doğru söylemenin bereketle ve yalanın bereketsizlikle anılması, borçluya mühlet, işçinin ücreti ve kendi eliyle çalışmak. Sayfa alışverişin fıkhî hükümlerini konu etmez; rivayetlerin ne söylediğini kaynağıyla aktarır.

    Sahih hadis
  • Kul Hakkı ile İlgili Hadisler

    Buhârî Sahîh'inde haksızlıklara ayrı bir bölüm ayırır: Kitâbü'l-Mezâlim. Aşağıdaki on sekiz hadis o bölümden ve yönetim sorumluluğunu konu edinen Kitâbü'l-Ahkâm'dan seçilmiştir — zulmün ağırlığı, hakkın sahibinde kalması, izin alınmadan hiçbir payın el değiştirmemesi ve görev taşıyan kimsenin hesabı. Sayfa hukukî ya da fıkhî hüküm vermez; rivayetlerin ne söylediğini kaynağıyla aktarır.

    Sahih hadis
  • Selam ve Görgü ile İlgili Hadisler

    Buhârî Sahîh’inde selam vermeye ve izin istemeye ayrı bir bölüm ayırır: Kitâbü’l-İsti’zân. Aşağıdaki yirmi yedi hadisin yirmi dördü o bölümden, üçü de aksırma ve esnemeye ayrılmış Edeb bâblarından seçilmiştir — selamın kalıbı ve sırası, kapıda izin isteme, mecliste yer açma, fısıldaşma, sır saklama ve mektup yazma.

    Sahih hadis
  • Yemin ve Adak ile İlgili Hadisler

    Buhârî Sahîh'inde yemin ve adağa ayrı bir bölüm ayırır: Kitâbü'l-Eymân ve'n-Nüzûr. Aşağıdaki on dokuz hadis o bölümden seçilmiştir — sözün ağırlığı, yalan yere yemin, Allah'tan başkası adına yemin etmemek ve adağın takdiri değiştirmediği. Sayfa bir fetva metni değildir: yeminin bozulması, kefaretin ölçüsü ve adağın kazası gibi konuların cevabı fıkıh kaynaklarındadır.

    Sahih hadis

Kaynaklar

  • Kur’an
    Nisâ 4:135 — Adaletin kendi aleyhine gözetilmesi
  • Kur’an
    Mâide 5:8 — Kinin adaleti bozmaması