Şükür ile İlgili Ayetler
Kur'an'da şükür, nimetin karşılığında söylenen bir söz olarak değil, nimetin kime ait olduğunun bilinmesi olarak geçer. Aşağıdaki ayetler şükrün Kur'an'daki dört bağlamını gösterir: artış, kime fayda verdiği, imtihan olması ve azlığı.
İbrâhîm suresi, 7. ayet
وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِنْ كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِي لَشَدِيدٌ
Rabbiniz şöyle bildirmişti: Şükrederseniz mutlaka size artırırım; nankörlük ederseniz azabım şüphesiz çok şiddetlidir.
Artışın neyde olacağı belirtilmez. Klasik tefsirlerde bu belirsizliğin kasıtlı olduğu ve artışın nimete de, nimeti taşıma gücüne de işaret edebileceği belirtilir.
Bakara suresi, 152. ayet
فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُوا لِي وَلَا تَكْفُرُونِ
Beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin.
Şükrün karşıtı olarak Kur'an'da "küfr" kökü kullanılır. Kelimenin asıl anlamı örtmektir: nimeti örtmek, görmezden gelmek.
Neml suresi, 40. ayet
هَذَا مِنْ فَضْلِ رَبِّي لِيَبْلُوَنِي أَأَشْكُرُ أَمْ أَكْفُرُ وَمَنْ شَكَرَ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ
Bu, Rabbimin lütfundandır. Şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak içindir. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur.
Hz. Süleyman'ın sözüdür. Nimeti bir ödül değil, bir imtihan olarak niteler.
Lokmân suresi, 12. ayet
وَلَقَدْ آتَيْنَا لُقْمَانَ الْحِكْمَةَ أَنِ اشْكُرْ لِلَّهِ وَمَنْ يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِ
Andolsun ki Lokmân'a hikmet verdik: Allah'a şükret, dedik. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur.
Hikmetin içeriği tek bir emirle özetlenir: şükret.
Nahl suresi, 18. ayet
وَإِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللَّهِ لَا تُحْصُوهَا إِنَّ اللَّهَ لَغَفُورٌ رَحِيمٌ
Allah'ın nimetini saymaya kalksanız sayamazsınız. Şüphesiz Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Ayet nimetin sayılamayacağını bildirdikten sonra bağışlama ve merhamete geçer. Klasik tefsirlerde bu geçiş, tam şükrün zaten mümkün olmadığına işaret sayılır.
Sebe' suresi, 13. ayet
وَقَلِيلٌ مِنْ عِبَادِيَ الشَّكُورُ
Kullarımdan şükredenler azdır.
Ayette "şâkir" değil "şekûr" kelimesi geçer; yani çokça şükreden. Es-Şekûr ismi de aynı köktendir.
Duhâ suresi, 11. ayet
وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ
Rabbinin nimetini anlat.
Şükrün dille yapılan kısmına örnek gösterilir: nimetin gizlenmesi değil, anılması istenir.
Şükür ve küfür aynı kökün karşıtları
Kur'an'da şükrün karşıtı olarak nankörlük anlamında "küfr" kökü kullanılır. Bu kökün asıl anlamı örtmektir; tohumu toprağa gömen çiftçiye de bu kökten bir kelime ile "küffâr" denir (Hadîd 20).
Bu kök anlamı, nankörlüğün nimeti inkâr etmek değil, üzerini örtmek olduğunu gösterir. Nimet görülür ama kime ait olduğu görülmez.
Bu yüzden Kur'an'da şükür bir söz değil, bir görme biçimidir. Neml 40'ta Hz. Süleyman nimeti gördüğü anda kaynağını söyler.
Şükür kime fayda verir
İki ayrı ayette aynı ifade tekrarlanır: "Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur" (Neml 40, Lokmân 12).
Ayetler burada bitmez. Lokmân 12'nin devamında "kim nankörlük ederse şüphesiz Allah zengindir, övgüye layıktır" denir.
El-Ganî ismi burada anılır: ihtiyacı olmayan. Klasik tefsirlerde bu, şükrün Allah'a bir şey kazandırmadığı, yalnızca kula döndüğü biçiminde açıklanır.
Sık sorulan sorular
Kur'an'da şükür kaç yerde geçer?
Şükür kökünden türeyen kelimeler Kur'an'da yetmişten fazla yerde geçer. Yukarıdaki liste, kökün kullanıldığı temel bağlamları gösteren örneklerden oluşur.
Şükür nasıl edilir?
Klasik kaynaklarda şükür üç katmanda tanımlanır: nimeti kalpten tanımak, dille ifade etmek ve nimeti verilme amacına uygun kullanmak. Duhâ 11'de dille ifade edilen kısmı örneklenir.
Kaynaklar
- Kur’anİbrâhîm 14:7 — Şükür ve artış
- Kur’anBakara 2:152 — Zikir ve şükür
- Kur’anNeml 27:40 — Nimetin imtihan olması
- Kur’anLokmân 31:12 — Şükrün kime döndüğü
- Kur’anNahl 16:18 — Nimetin sayılamaması
- Kur’anSebe' 34:13 — Şükredenlerin azlığı
- Kur’anDuhâ 93:11 — Nimetin anlatılması
Son güncelleme: