El-Vehhâb Esması
El-Vehhâb, "karşılıksız ve sürekli bağışta bulunan" anlamına gelir. Kelime kökü hibe etmek, yani bir bedel beklemeden vermektir. Bu yönüyle rızık vermekten farklıdır: rızıkta bir sebep zinciri varken, hibede karşılık aranmaz.
الْوَهَّاب
OkunuşuEl-Vehhâb
AnlamıKarşılık beklemeden, sürekli ve bol bağışta bulunan
- Sıra
- 16. isim
- Kelime kökü
- و ه ب (v-h-b) — hibe etmek, karşılıksız vermek. Aynı kökten "hibe" ve "mevhibe" (bağış, yetenek) kelimeleri gelir. Fa''âl kalıbı verişin sürekliliğini bildirir.
- Kur'an'da geçişi
- Âl-i İmrân 3:8, Sâd 38:9, Sâd 38:35
Anlam katmanları
- Bir bedel karşılığı olmadan veren
- Vermesi bir defaya mahsus olmayan
- İstenmeden de veren
Kur'an'daki kullanımı
Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen çok bağışta bulunansın.
Âl-i İmrân 3:8
Yoksa Azîz ve çok bağışta bulunan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mı?
Sâd 38:9
Rabbim! Beni bağışla ve bana benden sonra kimseye nasip olmayacak bir mülk ver. Şüphesiz sen çok bağışta bulunansın.
Sâd 38:35
Dua bağlamında kullanımı
El-Vehhâb, Kur'an'da doğrudan dua içinde geçen isimlerdendir. Âl-i İmrân 8 ve Sâd 35, ikisi de dua cümlesidir ve "inneke ente'l-vehhâb" ifadesiyle biter.
Bu isim hakkında yaygın iddialar
Her esmanın bir "ebced değeri" ve buna bağlı bir zikir sayısı vardır; o sayıda okunmalıdır.
Ebced, Arap harflerine sayı değeri veren bir sistemdir ve şiirde tarih düşürmek için kullanılmıştır. Kur'an'da veya sahih hadis kaynaklarında esmaların belirli sayılarda okunmasını emreden bir bildirim yoktur. A'râf 7:180 Esmaül Hüsna ile dua edilmesini tavsiye eder, ancak sayı şartı koymaz.
Her esmanın bir "zikir saati" ve "zikir günü" vardır.
Bu tasnif Kur'an ve sahih hadis kaynaklı değildir. Gezegenlere saat ve gün atfeden sistemler İslam öncesi astroloji geleneğinden gelir ve klasik kelam kaynaklarında bu tür belirlemelere itibar edilmez.
Dua cümlesinin sonunda gelen bir isim
Kur'an'da El-Vehhâb'ın geçtiği üç yerin ikisi doğrudan bir duadır ve her ikisi de "inneke ente'l-vehhâb" (şüphesiz sen çok bağışta bulunansın) ifadesiyle sona erer.
Bu, klasik dua edebindeki bir kalıbı gösterir: talep dile getirildikten sonra, Allah'ın o talebe uygun bir sıfatı anılır. Âl-i İmrân 8'de rahmet istenir ve bağış sıfatı anılır; Sâd 35'te Hz. Süleyman mülk ister ve aynı sıfatı anar. Bizim dua sayfalarımızda gösterdiğimiz yapı da budur.
Hibe ile rızık arasındaki fark
Rızık, bir canlıya ulaştırılan payı ifade eder ve genellikle bir sebep zinciri içinde gerçekleşir: çalışma, arayış, vesileler. Hibe ise karşılıksızdır; bir sebebe veya hak edişe bağlı değildir.
Bu fark, iki ismin dua bağlamını da ayırır. Er-Rezzâk çalışma ve geçim bağlamında, El-Vehhâb ise hak edilmemiş bir lütuf talep edilirken anılır.
Sık sorulan sorular
El-Vehhâb ile Er-Rezzâk arasındaki fark nedir?
Er-Rezzâk rızık verendir; rızık bir sebep zinciri içinde, çalışma ve vesilelerle ulaşır. El-Vehhâb ise karşılıksız bağışta bulunandır; hibe bir hak edişe bağlı değildir. Bu yüzden dua bağlamları da farklıdır.
Kaynaklar
- Kur’anÂl-i İmrân 3:8 — Dua içinde geçen isim
- Kur’anSâd 38:9 — Rahmet hazineleri bağlamında
- Kur’anSâd 38:35 — Hz. Süleyman'ın duası
- Klasik kaynakTirmizî, Deavât 82 — Doksan dokuz ismin sayıldığı rivayet
Son güncelleme: