Hidayet Duası

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Hidayet için okunan dua, Âl-i İmrân suresi 8. ayette geçer. Duanın dikkat çekici yanı, hidayete ulaşmayı değil, ulaşıldıktan sonra sapmamayı istemesidir.

Duanın metni

رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ

OkunuşuRabbenâ lâ tüziğ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ ve heb lenâ min ledünke rahmeh, inneke ente'l-vehhâb.

AnlamıRabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen çok bağışta bulunansın.

Ne zaman okunur?

Her zaman okunabilir. Fâtiha'daki hidayet talebiyle birlikte namazlarda tekrarlanan bir kalıptır.

Ulaştıktan sonra sapmamak

Dua hidayete ulaşmayı istemez; ulaşıldıktan sonra kalbin eğrilmemesini ister. Bu, Fâtiha'daki "bizi doğru yola ilet" talebini tamamlar.

Klasik kaynaklarda hidayetin iki anlamı ayrılır: yol gösterme ve yolda tutma. Fâtiha birinciyi, bu dua ikinciyi ister. Talebin her ikisinin de gerekli olması, doğru yolda kalmanın kendiliğinden sürmediğini bildirir.

El-Vehhâb ile bitişi

Dua "inneke ente'l-vehhâb" ifadesiyle biter: şüphesiz sen çok bağışta bulunansın.

Bu, klasik dua edebindeki yapının bir örneğidir: talep dile getirildikten sonra Allah'ın o talebe uygun bir sıfatı anılır. Burada anılan sıfat hibedir; yani sapmama hali bir hak ediş değil, bir bağış olarak istenir.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Âl-i İmrân 3:8 — Duanın metninin geçtiği ayet
  • Kur’an
    Fâtiha 1:6 — Hidayet talebi
  • Kur’an
    Kasas 28:56 — Yol gösterme ile ulaştırma ayrımı

Son güncelleme: