Tövbe nasıl edilir, bağışlanma için ne okunur?

Kur'an'da tövbe, kapanmış bir kapıya dönüş değil; her zaman açık tutulan bir kapı olarak anlatılır. Bu konu altında tövbe ve bağışlanma ile ilgili dualar, ayetler, Esmaül Hüsna isimleri ve zikirler bir arada yer alır.

Bu konuya bağlı 113 içerik

Dualar

  • Abdest Duası

    Abdestten sonra okunduğu sahih kaynaklarda bildirilen dua, kelime-i şehadet ve ardından gelen tövbe cümlesidir. Abdest sırasında her uzuv için ayrı okunan dualar ise sahih kaynaklara dayanmaz.

    Sahih hadis
  • Cenaze Duası

    Cenaze namazında üçüncü tekbirden sonra vefat eden için dua edilir. Müslim'de nakledilen dua, ölüye yapılan duanın kapsamını gösterir: af, merhamet ve temizlenme istenir.

    Sahih hadis
  • Gece Duası

    Gece namazına kalkınca okunduğu Buhârî'de bildirilen dua uzun bir metindir ve on bir kez "sen" diyerek başlar. İçinde tek bir talep vardır: bağışlanma.

    Sahih hadis
  • Hidayet Duası

    Hidayet için okunan dua, Âl-i İmrân suresi 8. ayette geçer. Duanın dikkat çekici yanı, hidayete ulaşmayı değil, ulaşıldıktan sonra sapmamayı istemesidir.

    Kur’an
  • Kabir Ziyareti Duası

    Kabir ziyaretinde okunması kaynaklarda bildirilen metin bir selamla başlar. Müslim'de nakledilir ve ziyaret edenin kendisini de kapsayan bir ifade içerir.

    Sahih hadis
  • Kadir Gecesi Duası

    Kadir Gecesi için kaynaklarda bildirilen dua, Hz. Âişe'nin sorusu üzerine öğretilen kısa duadır. Tirmizî'de nakledilir ve tek bir şey ister: af.

    Sahih hadis
  • Kunut Duaları

    Kunut duaları, vitir namazının son rekâtında okunan iki duadır. Hanefî fıkhında bu iki metin yerleşmiştir; sahih hadis kaynaklarında ise vitirde kunut için farklı metinler de nakledilir.

    Klasik kaynak
  • Rabbenâ Duaları

    Kur'an'da "Rabbenâ" (Rabbimiz) hitabıyla başlayan çok sayıda dua bulunur. Bunlar Kur'an'ın kendi dua diline ait örneklerdir ve namazlarda okunması yaygındır.

    Kur’an
  • Tövbe Duası

    Tövbe için Kur'an'daki en bilinen dua, Hz. Âdem ve Havvâ'nın A'râf suresi 23. ayette geçen sözüdür. Duanın yapısı dikkat çekicidir: mazeret üretmez, doğrudan kusuru kabul eder.

    Kur’an
  • Tuvalete Girerken ve Çıkarken Okunacak Dua

    Tuvalete girerken okunduğu Buhârî ve Müslim'de bildirilen dua "Allâhümme innî eûzü bike mine'l-hubusi ve'l-habâis" ifadesidir. Çıkarken ise tek kelimelik bir bağışlanma dileği söylenir: "gufrâneke".

    Sahih hadis
  • Yağmur Duası

    Yağmur duası, kuraklık zamanında yağmur istemek için yapılan duadır. Kaynaklarda istiskâ adıyla geçer. Kur'an'da dikkat çekici olan, yağmurun istiğfarla birlikte anılmasıdır.

    Sahih hadis
  • Yûnus Duası

    Yûnus duası, Hz. Yûnus'un balığın karnındayken yaptığı duadır. Enbiyâ suresi 87. ayette geçer ve Kur'an, hemen ardından bu duaya karşılık verildiğini bildirir.

    Kur’an

Ayetler

  • Affetmek ile İlgili Ayetler

    Kur'an öfkeyi yasaklamaz; onu yutmaktan söz eder. Affetmek ise ondan sonra gelen ayrı bir basamaktır. Aşağıdaki ayetler bu iki adımı, affetmenin hakkı bırakmak anlamına geldiğini ve karşılık verme hakkının saklı olduğunu gösterir.

    Kur’an
  • Cehennem ile İlgili Ayetler

    Kur'an cehennemi çoğunlukla cennetle aynı bağlamda anar; tasvirler tek başına değil, iki sonucun karşılaştırıldığı yerlerde gelir. Ayrıca cehennemle ilgili ayetlerin önemli bir kısmı bir uyarıyla değil, bağışlanma çağrısıyla biter.

    Kur’an
  • Cennet ile İlgili Ayetler

    Kur'an cenneti tasvir ederken tekrar eden birkaç ifadeye dayanır: altlarından ırmaklar akan bahçeler, süreklilik, selam ve Allah'ın hoşnutluğu. Secde 17 ise tasvirin sınırını kendisi bildirir: orada saklananı hiç kimse bilemez.

    Kur’an
  • Gıybet ve Dil ile İlgili Ayetler

    Kur'an gıybeti tek bir ayette hem tanımlar hem de bir benzetmeyle karşılar. Aşağıdaki ayetler gıybetin öncesindeki iki adımı, alay ve lakabı, sözün kaydedilmesini ve zulme uğrayana tanınan istisnayı gösterir.

    Kur’an
  • İhlâs ile İlgili Ayetler

    İhlâs خ ل ص kökündendir; kökün anlamı bir şeyi katışıktan arındırmaktır. Beyyine 5 emri tek cümlede verir: dini yalnız O'na has kılarak kulluk etmek. Karşıtı ise Mâûn suresinde gösteriş olarak resmedilir.

    Kur’an
  • İstikamet ile İlgili Ayetler

    Kur'an istikameti iki ayette neredeyse aynı cümleyle anar: "Rabbimiz Allah'tır" deyip SONRA dosdoğru olanlar. Aradaki "sonra" belirleyicidir — söylemek başlangıç, üzerinde durmak asıl şarttır.

    Kur’an
  • Kalp ile İlgili Ayetler

    Kur'an kalbi bir duygu merkezi olarak değil, bir anlama organı olarak anar. Hac 46 bunu doğrudan söyler: "Gözler kör olmaz; asıl göğüslerdeki kalpler kör olur." Akletmek kalbe bağlanır.

    Kur’an
  • Kibir ile İlgili Ayetler

    Kur'an kibri çoğunlukla soyut bir duygu olarak değil, görünür bir davranışla — yürüyüş biçimiyle — tarif eder. Aşağıdaki ayetler kibrin ilk örneğini, görmeyi nasıl engellediğini, dua ile ilişkisini ve karşısına konan tevazuyu gösterir.

    Kur’an
  • Merhamet ile İlgili Ayetler

    Kur'an'da merhamet ر ح م kökünden gelir ve aynı kökten "rahim" (ana rahmi) kelimesi de türer. En'âm 12'de rahmet, Allah'ın kendi üzerine YAZDIĞI bir şey olarak anılır; bu, Kur'an'da başka hiçbir sıfat için kullanılmayan bir ifadedir.

    Kur’an
  • Nefis ile İlgili Ayetler

    Kur'an nefsi tek bir şey olarak anmaz. Üç ayrı ayette üç ayrı hâlle nitelenir: kötülüğü çokça emreden (Yûsuf 53), kendini kınayan (Kıyâme 2) ve yatışmış olan (Fecr 27). Şems 7-10 ise ikisinin de aynı nefse ilham edildiğini söyler.

    Kur’an
  • Ölüm ile İlgili Ayetler

    Kur'an ölümü bir son olarak değil, bir dönüş olarak anlatır. Ayrıca ölüm de hayat gibi yaratılmış olarak anılır. Aşağıdaki ayetler bu iki vurgunun geçtiği yerlerdir.

    Kur’an
  • Sabah ile İlgili Ayetler

    Kur'an sabahı birkaç ayrı kelimeyle anar: fecr, subh, bükre, gudüv ve seher. Ortak yanları şudur — sabah hiçbirinde tek başına geçmez, her defasında bir eylemle birlikte anılır: namaz kıl, tesbih et, bağışlanma dile.

    Kur’an
  • Şeytan ve Vesvese ile İlgili Ayetler

    Kur'an şeytanı güçlü bir zorlayıcı olarak değil, çağıran bir taraf olarak anar. İbrâhîm 22'de şeytanın kendisi bunu söyler: sizin üzerinizde bir gücüm yoktu, sadece çağırdım. Nûr 21 ise yolu tarif eder — "adımlarına uymayın".

    Kur’an
  • Takvâ ile İlgili Ayetler

    Takvâ Türkçede çoğu zaman "Allah korkusu" diye karşılanır ama kelime و ق ي kökünden gelir ve kökün anlamı korunmak, sakınmaktır. Kur'an'da takvâ bir duygu değil, bir tutum olarak anılır ve Hac 37'de ölçü açıkça verilir.

    Kur’an
  • Tövbe ile İlgili Ayetler

    Kur'an'da tövbe, kulun bir yöneliş olarak yaptığı ve Allah'a da nispet edilen çift yönlü bir fiildir. Aşağıdaki ayetler tövbenin Kur'an'daki temel bağlamlarını gösterir: ümitsizliğin yasaklanması, şart ve karşılık.

    Kur’an
  • Ümitsizlik ile İlgili Ayetler

    Kur'an'da umut kesmemek bir tavsiye değil, emir kipiyle gelir: "ümit kesmeyin." Zümer 53'ün ayırt edici yanı hitaptır — ayet kendi aleyhine haddi aşmış olanlara seslenirken bile "kullarım" der.

    Kur’an
  • Yalan ile İlgili Ayetler

    Kur'an yalanı yalnızca gerçeğe aykırı söz olarak anmaz; gerçeği gizlemeyi, gerçekle batılı karıştırmayı ve yapmayacağını söylemeyi de aynı çerçevede ele alır. Aşağıdaki ayetler yalanın bu farklı biçimlerini ve karşısına konan tutumu gösterir.

    Kur’an

Sureler

  • Âl-i İmrân Suresi

    Âl-i İmrân suresi 200 ayettir. 159. ayeti yumuşak davranmayı bir rahmet olarak anar; 134. ayeti öfkesini yutan ve affedenleri över.

    Kur’an
  • A'lâ Suresi

    A'lâ suresi 19 ayettir ve adı "en yüce" anlamına gelir. Bir tesbih emriyle başlar ve dört fiille yaratılışın düzenini sıralar: yarattı, düzenledi, ölçü koydu, yol gösterdi.

    Kur’an
  • A'râf Suresi

    A'râf suresi 206 ayettir. 180. ayeti "En güzel isimler Allah'ındır; O'na onlarla dua edin" der; 55-56. ayetleri duanın nasıl edileceğini bildirir.

    Kur’an
  • Bakara Suresi

    Bakara suresi 286 ayetle Kur'an'ın en uzun suresidir. 255. ayeti Âyetü'l-Kürsî, 186. ayeti "ben yakınım" ve 285-286. ayetleri surenin kapanış duasıdır.

    Kur’an
  • Beyyine Suresi

    Beyyine suresi 8 ayettir ve adı "apaçık delil" anlamına gelir. Beşinci ayeti, Kur'an'da dinin özünün en kısa tarif edildiği yerlerden biridir.

    Kur’an
  • Câsiye Suresi

    Câsiye suresi 37 ayettir ve adı "diz çökmüş" anlamına gelir. 23. ayeti, Kur'an'da ilah edinmenin bir nesneye değil bir tutuma bağlandığı yerdir.

    Kur’an
  • Duhân Suresi

    Duhân suresi 59 ayettir ve adı "duman" anlamına gelir. Üçüncü ayetindeki "mübarek gece" ifadesi, klasik tefsirlerde çoğunlukla Kadir Gecesi olarak açıklanır.

    Kur’an
  • En'âm Suresi

    En'âm suresi 165 ayettir. 59. ayeti gaybın anahtarlarının Allah katında olduğunu bildirir; 108. ayeti başkalarının inandıklarına sövmeyi yasaklar.

    Kur’an
  • Furkân Suresi

    Furkân suresi 77 ayettir ve adı "ayırt eden" anlamına gelir. 63-77. ayetleri "Rahmân'ın kulları" başlığıyla bilinen nitelik listesini taşır.

    Kur’an
  • Haşr Suresi

    Haşr suresi 24 ayettir. Son üç ayeti, Kur'an'da en çok ilahi ismin art arda sıralandığı bölümdür ve bu sitedeki Esmaül Hüsna sayfalarının omurgasını oluşturur.

    Kur’an
  • Hûd Suresi

    Hûd suresi 123 ayettir. 6. ayeti her canlının rızkının Allah'a ait olduğunu bildirir; 112. ayeti "emrolunduğun gibi dosdoğru ol" emrini taşır.

    Kur’an
  • Kadr Suresi

    Kadr suresi 5 ayettir. Kur'an'ın indirildiği geceyi bildirir ve o geceyi bin aydan hayırlı sayar; ancak gecenin hangi gece olduğunu belirtmez.

    Kur’an
  • Kāf Suresi

    Kāf suresi 45 ayettir. On altıncı ayeti Kur'an'da yakınlığı bildiren en bilinen ifadelerden biridir ve bağlamı, nefsin fısıltısının bilinmesidir.

    Kur’an
  • Kıyâme Suresi

    Kıyâme suresi 40 ayettir. İkinci ayeti Kur'an'da yalnızca burada geçen bir ifade taşır: kendini kınayan nefis.

    Kur’an
  • Leyl Suresi

    Leyl suresi 21 ayettir ve adı "gece" anlamına gelir. Sure iki davranışı simetrik olarak karşı karşıya koyar ve her ikisinin de kolaylaştırıldığını bildirir.

    Kur’an
  • Mâide Suresi

    Mâide suresi 120 ayettir. 32. ayeti bir cana kıymayı bütün insanlığa kıymaya denk sayar; 8. ayeti kinin adaleti bozmasını yasaklar.

    Kur’an
  • Müddessir Suresi

    Müddessir suresi 56 ayettir ve adı "bürünen" anlamına gelir. 42-47. ayetlerinde cehennemliklere ne sebeple orada oldukları sorulur; cevap dört maddedir.

    Kur’an
  • Mü’min Suresi

    Mü'min suresi 85 ayettir ve Gâfir adıyla da anılır. 60. ayeti dua emrinin en açık geçtiği yerdir; ortasında ise imanını gizleyen bir adamın uzun konuşması yer alır.

    Kur’an
  • Münâfikûn Suresi

    Münâfikûn suresi 11 ayettir. Son iki ayeti, ölüm anında dile getirilen tek bir pişmanlığı aktarır: sadaka verememiş olmak.

    Kur’an
  • Nasr Suresi

    Nasr suresi 3 ayettir ve adı "yardım" anlamına gelir. Dikkat çekici olan, zaferin ardından emredilen şeydir: kutlama değil, tesbih ve istiğfar.

    Kur’an
  • Nâziât Suresi

    Nâziât suresi 46 ayettir ve adı "söküp çıkaranlar" anlamına gelir. Ortasında Hz. Mûsâ ile Firavun kıssası yer alır; sure, kıyamet vaktinin bilgisinin kula ait olmadığını bildirerek biter.

    Kur’an
  • Necm Suresi

    Necm suresi 62 ayettir ve adı "yıldız" anlamına gelir. 38-39. ayetleri sorumluluğun kişiselliğini bildirir ve son ayeti bir secde ayetidir.

    Kur’an
  • Nisâ Suresi

    Nisâ suresi 176 ayettir. 135. ayeti adaleti kişinin kendi ve yakınları aleyhine bile ayakta tutmayı emreder; 36. ayeti iyilik edilecekleri dokuz başlıkta sayar.

    Kur’an
  • Nûh Suresi

    Nûh suresi 28 ayettir. Hz. Nûh'un davetini ve duasını aktarır. 10-12. ayetleri, Kur'an'da istiğfarın dünyaya ait sonuçlarla birlikte anıldığı en açık yerdir.

    Kur’an
  • Secde Suresi

    Secde suresi 30 ayettir. On beşinci ayeti tilâvet secdesi ayetlerindendir; 16. ayeti ise gece kalkanları "korkarak ve umarak" dua edenler olarak tarif eder.

    Kur’an
  • Şems Suresi

    Şems suresi 15 ayettir ve adı "güneş" anlamına gelir. Kur'an'daki en uzun yemin dizisini taşır: yedi yemin, ardından tek bir hüküm.

    Kur’an
  • Tahrîm Suresi

    Tahrîm suresi 12 ayettir. Sekizinci ayeti nasûh tövbeyi emreder; son üç ayeti ise üç kadını örnek olarak anar ve ölçünün yakınlık değil tutum olduğunu gösterir.

    Kur’an
  • Tevbe Suresi

    Tevbe suresi 129 ayettir ve besmele ile başlamayan tek suredir. 60. ayeti zekâtın verileceği sekiz sınıfı sayar; 128. ayeti merhametle biter.

    Kur’an
  • Yâsîn Suresi

    Yâsîn suresi 83 ayettir. Türkiye'de en çok okunan surelerdendir. Fazileti hakkında dolaşan rivayetlerin kaynak durumu bu sayfada olduğu gibi verilmiştir.

    Kur’an
  • Zâriyât Suresi

    Zâriyât suresi 60 ayettir ve adı "tozutup savuranlar" anlamına gelir. 56-58. ayetleri yaratılışın amacını bildirir ve hemen ardından rızık meselesini açıklığa kavuşturur.

    Kur’an
  • Zümer Suresi

    Zümer suresi 75 ayettir ve adı "bölükler" anlamına gelir. 53. ayeti, Kur'an'daki en kapsamlı bağışlanma bildirimlerinden biridir.

    Kur’an

Esmaül Hüsna

  • El-Afüvv Esması

    El-Afüvv, "günahı silen ve iz bırakmadan affeden" anlamına gelir. Mağfiretten farkı önemlidir: mağfiret günahı örter, af ise siler. Kadir Gecesi duasında geçen isim budur.

    Kur’an
  • El-Bâis Esması

    El-Bâis, "ölüleri dirilten ve peygamber gönderen" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; kök fiil halinde defalarca bulunur ve isim buradan türetilmiştir.

    Kur’an
  • El-Bâkî Esması

    El-Bâkî, "varlığı sona ermeyen, kalıcı olan" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; Rahmân 27'de "yebkâ" (bâki kalır) fiili bulunur ve isim buradan türetilmiştir.

    Kur’an
  • El-Bâri' Esması

    El-Bâri', "yoktan var eden, varlığı yokluktan ayırıp çıkaran" anlamına gelir. El-Hâlik takdir aşamasını, El-Bâri' ise takdir edilenin fiilen var edilmesini ifade eder.

    Kur’an
  • El-Berr Esması

    El-Berr, "iyiliği bol olan ve kullarına iyilikle davranan" anlamına gelir. Kur'an'da Tûr suresi 28. ayette geçer. Aynı kökten gelen "birr" kelimesi Kur'an'da iyiliğin en kapsamlı adıdır.

    Kur’an
  • El-Gaffâr Esması

    El-Gaffâr, "günahları tekrar tekrar örten ve bağışlayan" anlamına gelir. Kelime kökü "örtmek" demektir; bağışlama, kusuru yok saymak değil onu görünmez kılmaktır.

    Kur’an
  • El-Gafûr Esması

    El-Gafûr, "çok şeyi bağışlayan" anlamına gelir. El-Gaffâr ile aynı kökten gelir ama kalıbı farklıdır: Gafûr bağışlamanın kapsamını, Gaffâr ise tekrarını bildirir. Kur'an'da doksandan fazla yerde geçer.

    Kur’an
  • El-Halîm Esması

    El-Halîm, "acele etmeyen, öfkelenip hemen karşılık vermeyen" anlamına gelir. Kur'an'da on bir yerde geçer ve çoğunlukla El-Gafûr veya El-Alîm ile birlikte kullanılır.

    Kur’an
  • El-Hasîb Esması

    El-Hasîb, "hesabı gören ve kuluna yeten" anlamına gelir. Kökte iki anlam birlikte bulunur: saymak ve yetmek. "Hasbünallâh" ifadesi de aynı köktendir.

    Kur’an
  • El-Hayy Esması

    El-Hayy, "diri olan, hayatı zatının gereği olan" anlamına gelir. Âyetü'l-Kürsî bu isimle başlar. Klasik kelamda bu hayat, yaratılmışların hayatı gibi bir başlangıcı ve sonu olan hayat değildir.

    Kur’an
  • El-Kâdir Esması

    El-Kâdir, "gücü her şeye yeten" anlamına gelir. Kökte iki anlam birlikte bulunur: güç yetirmek ve ölçü belirlemek. Bu yüzden kudret ile kader aynı köktendir.

    Kur’an
  • El-Kerîm Esması

    El-Kerîm, "cömert ve lütufkâr olan" anlamına gelir. Kökte yalnızca çok vermek değil, verirken karşılık beklememek ve vereni küçültmemek anlamı da vardır.

    Kur’an
  • El-Mübdi' Esması

    El-Mübdi', "i̇lk defa yaratan, başlatan" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; Rûm suresi 11 ve 27. ayetlerde fiil halinde bulunur ve isim buradan türetilmiştir. El-Muîd ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Mucîb Esması

    El-Mucîb, "duaya karşılık veren" anlamına gelir. Kur'an'da bu kalıpta bir ayette geçer. Kökteki anlam kabul etmek değil, karşılık vermektir; bu ayrım duanın kabulü meselesinde belirleyicidir.

    Kur’an
  • El-Muhyî Esması

    El-Muhyî, "can veren ve dirilten" anlamına gelir. Kur'an'da "muhyi'l-mevtâ" (ölüleri dirilten) biçiminde geçer. Diriliş konusu Kur'an'da sıklıkla ölü toprağın yağmurla canlanması üzerinden anlatılır.

    Kur’an
  • El-Muîd Esması

    El-Muîd, "yaratmayı tekrar eden, geri döndüren" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; Rûm suresi 11 ve 27. ayetlerde fiil halinde bulunur ve isim buradan türetilmiştir. El-Mübdi' ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Mümît Esması

    El-Mümît, "ölümü veren" anlamına gelir. Kur'an'da bu isim kalıbında geçmez; kök fiil halinde defalarca bulunur. Daima El-Muhyî ile birlikte düşünülür.

    Kur’an
  • El-Vehhâb Esması

    El-Vehhâb, "karşılıksız ve sürekli bağışta bulunan" anlamına gelir. Kelime kökü hibe etmek, yani bir bedel beklemeden vermektir. Bu yönüyle rızık vermekten farklıdır: rızıkta bir sebep zinciri varken, hibede karşılık aranmaz.

    Kur’an
  • Er-Rahîm Esması

    Er-Rahîm, "rahmeti kesintisiz ve sürekli olan" anlamına gelir. Er-Rahmân ile aynı kökten gelir ama kalıbı süreklilik bildirir; klasik kaynaklarda inananlara yönelik, ahirete de uzanan rahmeti ifade ettiği belirtilir.

    Kur’an
  • Er-Rahmân Esması

    Er-Rahmân, "rahmeti her şeyi kuşatan" anlamına gelir. Kur'an'da Allah'tan sonra en çok geçen isimdir ve klasik kaynaklarda ayırt edici özelliği şudur: bu rahmet inanan inanmayan ayrımı yapmadan bütün varlığı kapsar.

    Kur’an
  • Et-Tevvâb Esması

    Et-Tevvâb, "tövbeleri çokça kabul eden" anlamına gelir. Kelimenin dikkat çekici yanı, aynı kökün hem kul hem Allah için kullanılmasıdır: kul döner, Allah da kuluna döner.

    Kur’an

Zikirler

  • Seyyidü'l-İstiğfar

    Seyyidü'l-istiğfar, Buhârî'de Şeddâd b. Evs'ten nakledilen ve "istiğfarların efendisi" diye anılan duadır. Dua bir övgüyle değil iki ikrarla biter: kul hem üzerindeki nimeti hem kendi günahını kabul eder, sonra bağışlamayı yalnızca Allah'ın yapabileceğini söyler.

    Sahih hadis

İsimler

  • İbrâhîm İsminin Anlamı

    İbrâhîm, Kur'an'da altmış dokuz kez geçer ve Hz. Mûsâ'dan sonra en çok anılan isimdir. 14. sure onun adını taşır. İsim İbranice kökenlidir; klasik kaynaklarda "çokluğun babası" anlamıyla açıklanır.

    Kur’an
  • Selim İsminin Anlamı

    Selîm, س ل م kökünden gelir ve "sağlam, kusursuz, esenlikte olan" anlamındadır. Kur'an'da iki ayette "kalb-i selîm" (sağlam kalp) terkibinde geçer: Şuarâ 26:89 ve Sâffât 37:84.

    Kur’an
  • Yûnus İsminin Anlamı

    Yûnus, İbranice kökenli bir peygamber adıdır ve aslı "güvercin" anlamına gelen Yônâh biçimidir. Kur'an'da adıyla dört ayette geçer; ayrıca "Zünnûn" ve "balık sahibi" nitelemeleriyle anılır. 10. sure onun adını taşır.

    Kur’an

Kavramlar

  • Af Nedir?

    Af, "silmek, izini gidermek" anlamındaki a-f-v kökünden gelir. Hak edilen karşılığı, hakkı olduğu hâlde istememektir. Kur'an affı hakkın yokluğu olarak değil, hak sahibinin onu kullanmaması olarak anar.

    Kur’an
  • Dua Nedir?

    Dua, "çağırmak, seslenmek" anlamındaki d-a-v kökünden gelir. İslami literatürde kulun Allah'a yönelerek istemesini ifade eder. Kur'an'da duanın kendisi bir ibadet olarak nitelenir; kabul edilme şartı belirli bir metne, sayıya veya vakte bağlanmaz.

    Kur’an
  • Hayâ Nedir?

    Hayâ, kişiyi çirkin olandan alıkoyan iç duyarlıktır. Sahih hadis kaynaklarında imanın bir şubesi olarak anılır. Türkçede çoğu zaman utangaçlıkla eşitlenir; oysa kaynaklarda hayâ, hayrı engelleyen bir çekingenlik değil, kötüden alıkoyan bir ölçü olarak tarif edilir.

    Sahih hadis
  • Merhamet Nedir?

    Merhamet, bir başkasının hâline karşı duyulan ve onu koruyup gözetmeye yönelten acımadır. Rahmet, Rahmân ve Rahîm ile aynı kökten gelir. Kur'an rahmeti önce Allah'a nispet eder, sonra insandan birbirine merhameti tavsiyeleşmesini ister.

    Kur’an
  • Takvâ Nedir?

    Takvâ, "korunmak, sakınmak" anlamındaki v-k-y kökünden gelir. Türkçede çoğu zaman "Allah korkusu" diye karşılanır; ancak kökün anlamı korkmak değil, korunmaktır. İkisi aynı şey değildir.

    Kur’an
  • Tövbe Nedir?

    Tövbe, "dönmek" anlamındaki t-v-b kökünden gelir. Kur'an'da hem kul hem Allah için kullanılan az sayıdaki fiilden biridir: kul döner, Allah da ona döner.

    Kur’an

Hadisler

  • Âyetlerin Açıklaması ile İlgili Hadisler

    Buhârî Sahîh’inde âyetlerin açıklandığı ayrı bir bölüm vardır: Kitâbü’t-Tefsîr. Aşağıdaki kırk yedi rivayet o bölümden seçilmiştir ve her biri belirli bir âyete bağlanır — kimi âyetteki bir kelimenin anlamını açar, kimi âyetin hangi olay üzerine indiğini anlatır, kimi de âyetten çıkarılan yaygın bir yanlış anlamayı düzeltir. Hadisler Fâtiha’dan Nâs’a doğru, sure sırasına göre dizilmiştir.

    Sahih hadis
  • Dil ve Söz ile İlgili Hadisler

    Buhârî'nin Sahîh'inde dilin edebi dağınık bir konu değildir: Kitâbü'l-Edeb içinde doğrudan söze ayrılmış bâblar vardır — sövme ve lânet, gıybet, söz taşıma, iki yüzlülük, zan, karşılıklı övgü, şiir ve gündelik kalıp sözler. Bu sayfadaki 21 hadis o bâblardan seçilmiştir; her birinin Arapça metni, altında kitâb adı ve bâb numarasıyla birlikte verilmiştir.

    Sahih hadis
  • Dua ile İlgili Hadisler

    Hadis kaynaklarında dua hem emredilen bir davranış hem de bir üsluptur: ne isteneceği kadar nasıl istendiği de anlatılır. Aşağıdaki hadisler Buhârî'nin Deavât (dualar) kitâbından seçilmiştir; her birinin Arapça metni, Türkçe anlamı ve kitâb-bâb atfı birlikte verilmiştir.

    Sahih hadis
  • Hac ve Umre ile İlgili Hadisler

    Sahîh-i Buhârî'nin Kitâbü'l-Hac ve Kitâbü'l-Umre bölümlerinden seçilmiş kırk hadis: telbiyenin lafzı, niyet, Kâbe ile Harem'in dokunulmazlığı, Hacerülesved'in öpülmesi, kalabalıkta sükûnet ve esirgeme, umrenin değeri ve yolculuk ile eve dönüş ahlâkı. Bu sayfa haccın nasıl yapılacağını anlatan bir rehber değildir; menâsik için Diyanet'in hac rehberleri ile fıkıh kaynakları esastır.

    Sahih hadis
  • İman ile İlgili Hadisler

    Buhârî'nin Sahîh'inde iman müstakil bir kitâb olarak işlenir. Bu sayfadaki hadisler o kitâbdan seçilmiştir ve imanı tek bir tanıma indirmez: kalpteki tasdik, dile ve ele yansıması, ibadetteki devamlılık ve niyet birlikte anlatılır.

    Sahih hadis
  • Kıyamet ve Ahiret ile İlgili Hadisler

    Buhârî Sahîh'inde âhiretle ilgili rivayetleri iki ayrı yerde toplar: Kitâbü'r-Rikāk'ın sonundaki bâblar kıyametin ânî gelişinden havza kadar olayın sırasını izler, Kitâbü bed'i'l-halk ise cennet ile cehennemin vasfını konu edinir. Aşağıdaki 34 hadis bu iki bölümden seçilmiştir — kıyametin gündelik işin ortasında kopması, haşrin nasıl olacağı, hesap ve kısas, hesapsız girenler, havz ile kevser ve cennet ile cehennem tasvirleri.

    Sahih hadis
  • Melekler ve Şeytan ile İlgili Hadisler

    Buhârî Sahîh'inde yaratılışın başlangıcına ayrı bir bölüm ayırır: Kitâbü Bed'i'l-halk. Aşağıdaki yirmi yedi hadis o bölümün meleklere ve İblîs'e ayrılmış üç bâbından seçilmiştir. Rivayetlerde meleklerin kendi kararı yoktur; şeytana verilen iş ise çağırmak, hatırlatmak ve dikkat çalmaktır.

    Sahih hadis
  • Ölüm ile İlgili Hadisler

    Bu sayfadaki rivayetlerde ölüm haberi, gözyaşı, hastalıkta sabır ve ölüm anı bir arada geçer. Peygamber'in kendisi ağlamış, ağlayana da engel olmamıştır: oğlu İbrâhîm'in ölümünde “Göz yaşarır, kalp hüzünlenir” demiş, bir kabrin başında ağlayan kadına ise sabrın asıl ağırlığını ilk sarsıntı anında taşıdığını söylemiştir. Ölüm anını anlatan rivayetlerde korkutma değil, Allah'a kavuşma ve rahata erme dili öne çıkar. Aşağıdaki kırk iki hadis Buhârî'nin cenazelere, hastalara, kalbi yumuşatan sözlere ve dualara ayırdığı dört kitabından seçilmiştir.

    Sahih hadis
  • Oruç ile İlgili Hadisler

    Sahîh-i Buhârî'nin oruç kitâbı (Kitâbü's-Savm) orucu üç yönden anlatır: bir yükümlülük olarak sınırını, bir davranış olarak ölçüsünü ve nafile oruçta nereye kadar gidildiğini. Bu sayfada o kitâbdan kırk dokuz hadis, Arapça metni ve kitâb-bâb atfıyla birlikte yer alır. Türkçe anlam bu sitenin kendi metnidir.

    Sahih hadis
  • Takvâ ile İlgili Hadisler

    Takvâ, Allah’ın koyduğu sınırları gözeterek kendini sakınmaktır; kelime korkmayı değil korunmayı anlatır. Aşağıdaki elli iki hadis Buhârî’nin Rikāk bölümünden seçilmiştir ve takvânın günlük karşılığını altı yerde gösterir: ömre bakış, mala bakış, dile hâkimiyet, amelde süreklilik, niyetin ağırlığı ve gösterişten uzak durmak.

    Sahih hadis
  • Tevhîd ile İlgili Hadisler

    Buhârî Sahîh'inde Allah'ın birliği, isimleri ve sıfatlarına ayrı bir bölüm ayırır: Kitâbü't-Tevhîd. Aşağıdaki otuz dokuz hadis bu bölümden seçilmiştir — tevhîde çağrının önceliği, Allah'ın isimleriyle dua ve sığınma, rahmetin gazabı aşması, isimlerin sayısı ve bölümün ikinci yarısını kaplayan Allah'ın kelâmı bahsi.

    Sahih hadis
  • Yemin ve Adak ile İlgili Hadisler

    Buhârî Sahîh'inde yemin ve adağa ayrı bir bölüm ayırır: Kitâbü'l-Eymân ve'n-Nüzûr. Aşağıdaki on dokuz hadis o bölümden seçilmiştir — sözün ağırlığı, yalan yere yemin, Allah'tan başkası adına yemin etmemek ve adağın takdiri değiştirmediği. Sayfa bir fetva metni değildir: yeminin bozulması, kefaretin ölçüsü ve adağın kazası gibi konuların cevabı fıkıh kaynaklarındadır.

    Sahih hadis

Dini Günler

  • Arefe Günü

    Arefe günü, hac ayı Zilhicce'nin 9. günüdür; hacıların Arafat'ta vakfe yaptığı gündür. Hacda olmayanların bu gün oruç tutması Müslim'de sahih olarak nakledilir. Türkçede "arefe" her bayramın önceki gününü anlatacak şekilde genelleşmiştir; sahih rivayetteki oruç ise özellikle Zilhicce'nin 9. günüyle ilgilidir.

    Sahih hadis
  • Aşure Günü

    Aşure, Muharrem ayının 10. günüdür. Bu günle ilgili sahih kaynaklarda sabit olan tek şey oruçtur. Yaygın olarak anlatılan diğer içerikler farklı sağlamlıkta kaynaklara dayanır; bu sayfa hepsini ayırır.

    Sahih hadis
  • Berat Kandili

    Berat Kandili, Şâban ayının 15. gecesidir. Bu gece hakkındaki rivayetler hadis literatüründe tartışmalıdır; bu sayfa bu tartışmayı gizlemeden aktarır.

    Klasik kaynak
  • Hicri Yılbaşı

    Hicri yıl Muharrem ayının 1'inde başlar. Takvimin başlangıcı olarak Hz. Peygamber'in doğumu ya da vefatı değil hicret seçilmiştir; bu tercih Buhârî'de nakledilir ve takvim Hz. Ömer döneminde bu esasa göre düzenlenmiştir. Buna karşılık bu güne özel bir ibadet ya da "yılbaşı duası" Kur'an'da ve sahih hadis kaynaklarında bulunmaz.

    Sahih hadis
  • Miraç Kandili

    Miraç Kandili, Recep ayının 27. gecesi olarak anılır. Burada iki ayrı şey vardır ve karıştırılmamalıdır: İsrâ ve Miraç olayının kendisi Kur'an'da ve sahih hadis kaynaklarında bildirilir; olayın hangi gece gerçekleştiği ise sahih kaynaklarda yazmaz. 27 Recep tarihi sonradan yerleşmiş bir kabuldür.

    Kur’an
  • Ramazan Ayı

    Ramazan, Kur'an'ın indirilmeye başlandığı ve orucun farz kılındığı aydır. Bakara 183-187 bu ayı düzenler. Ayetlerin dikkat çeken yanı, orucu bir yük olarak değil bir kolaylık çerçevesinde anlatması ve tam ortasına duayla ilgili en doğrudan ayeti yerleştirmesidir.

    Kur’an
  • Regaib Kandili

    Regaib Kandili, Recep ayının ilk cuma gecesi olarak anılır. Bu geceye özel olduğu söylenen "Regaib namazı"nın dayandığı rivayet, İbnü'l-Cevzî, Nevevî ve İzz b. Abdüsselâm gibi klasik dönem âlimlerince uydurma sayılmış ve uygulama reddedilmiştir. İtiraz sonradan değil, klasik kaynakların kendi içinden gelmektedir.

    Doğrulanmadı
  • Teravih Namazı

    Teravih, Ramazan gecelerinde kılınan nafile namazın adıdır. Buhârî ve Müslim'de Hz. Peygamber'in bu namazı mescitte kıldığı, cemaatin ona uyduğu, ancak farz kılınması endişesiyle bunu sürdürmediği nakledilir. Rekât sayısı üzerindeki farklı görüşler farklı rivayetlere dayanır; bu sayfa hangi sayının nereden geldiğini gösterir, hüküm vermez.

    Sahih hadis
  • Üç Aylar

    "Üç aylar" ifadesi Recep, Şâban ve Ramazan'ı birlikte anan yerleşik bir Türkçe kullanımdır. Kur'an ve hadis kaynaklarında bu üç ayı tek bir kategori olarak toplayan bir tanım bulunmaz. Bu dönemde sahih kaynaklarda sabit olan uygulama Şâban orucudur; yaygın olarak anılan diğer içeriklerin çoğu farklı ve daha zayıf kaynaklara dayanır.

    Sahih hadis
  • Zilhicce'nin İlk On Günü

    Zilhicce'nin ilk on günü, Buhârî'de nakledilen sahih bir rivayette sâlih amelin Allah'a en sevimli olduğu günler olarak anılır. Fecr suresindeki "on gece" ifadesinin bu günlere işaret ettiği ise ayetin metninde değil, klasik tefsirlerin çoğunluk yorumundadır. Bu ayrım sayfanın omurgasıdır.

    Sahih hadis

Kur'an'da tövbe kapısı

Zümer suresi 53. ayette "Ey kendi aleyhlerine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin" buyrulur. Klasik tefsirlerde bu ayet, Kur'an'daki en geniş kapsamlı ümit ayetlerinden biri olarak değerlendirilir.

Tövbe kelimesi "dönmek" anlamındaki t-v-b kökünden gelir. Dikkat çekici olan, aynı kökün hem kul hem Allah için kullanılmasıdır: kul Allah'a döner, Allah da kuluna döner. Bu karşılıklılık Bakara 2:37'de açıkça görülür.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Zümer 39:53 — Rahmetten ümit kesmeme
  • Kur’an
    Bakara 2:37 — Tövbenin karşılıklılığı
  • Kur’an
    Nûr 24:31 — Topluca tövbe çağrısı