Hikmet Nedir?

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Hikmet, doğru bilgiyi doğru yerde kullanmak; söz ve davranışta isabet etmektir. Kur'an hikmeti "çok hayır" olarak niteler ve onu kitapla birlikte öğretilen bir şey olarak anar. Gizli ya da seçkinlere ait bir bilgi türü olarak tarif etmez.

Kavram
Hikmet
Arapça
الْحِكْمَة
Kelime kökü
ح ك م (h-k-m) — engellemek, gemlemek, hükmetmek. Aynı kökten "hüküm", "hâkim" ve "hakîm" gelir. Klasik sözlüklerde kökün çekirdek anlamı, bir şeyi bozulmaktan alıkoyacak biçimde sağlam yapmaktır; hayvanı yönlendiren geme de aynı kökten "hakeme" denir.
Tanım
Doğru bilgiyi doğru yerde kullanmak; söz ve davranışta isabet etmek.

Kur'an'daki kullanımı

Hikmeti dilediğine verir; kime hikmet verilirse, ona çok hayır verilmiştir. Ancak akıl sahipleri öğüt alır.

Bakara 2:269

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır; onlarla en güzel biçimde tartış.

Nahl 16:125

Andolsun Lokmân'a hikmet verdik: "Allah'a şükret." Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur.

Lokmân 31:12

Nitekim içinizden, size ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size kitabı ve hikmeti öğreten ve bilmediğinizi size öğreten bir elçi gönderdik.

Bakara 2:151

O, ümmîler arasından, kendilerine ayetlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir elçi gönderendir.

Cum'a 62:2

İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdendir.

İsrâ 17:39

Sık yapılan yanlış yorumlar

Hikmet, yalnızca seçkinlere verilen gizli bir bilgidir.

Bakara 269 hikmetin dilediğine verildiğini söyler, ancak aynı ayet "ancak akıl sahipleri öğüt alır" diye biter; hikmet saklanan değil, kendisinden öğüt alınan bir şey olarak anılır. Nahl 125'te ise hikmet, herkese açık bir davet yöntemi olarak emredilir. Kehf 65-66'daki "katımızdan öğretilen ilim" ifadesi belirli bir kıssaya aittir; ayet onu genel bir bilgi türü olarak tanımlamaz.

Hikmet, zekâ ya da felsefe demektir.

Kur'an hikmeti bilgiyle değil davranışla birlikte anar. Lokmân 12'de hikmet verilir ve hemen ardından "Allah'a şükret" denir; Bakara 269'da hikmetin karşılığı "çok hayır"dır. Klasik tefsirlerde hikmet çoğunlukla "isabetli söz ve davranış", "bilgi ile amelin uyuşması" olarak karşılanır. Zekâ bir kapasite, hikmet ise bir isabettir.

"Hikmetli söz müminin yitiğidir, nerede bulursa alır" sözü sahih bir hadistir.

Bu söz Tirmizî (İlim 19) ve İbn Mâce'de (Zühd 15) yer alır; Tirmizî rivayet için "garîb" kaydını düşer ve hadis tenkitçileri senedini zayıf bulmuştur. Bu yüzden bu sitede doğrulanmamış olarak işaretlenmiştir. Sözün içeriğinin makul olup olmaması ayrı bir konudur; buradaki mesele kaynağın gücüdür.

Kur'an'da "kitap ve hikmet" ifadesindeki hikmet kesin olarak sünnettir.

Bu, klasik kaynaklarda savunulan görüşlerden biridir; İmam Şâfiî'ye nispet edilen bu yorum yaygındır. Ancak müfessirler ifadeyi tek bir karşılığa bağlamamış; fıkıh, anlayış derinliği ve isabetli davranış gibi başka karşılıklar da önerilmiştir. Bu sitede ihtilaflı bir yorum tek doğru gibi sunulmaz.

Kök: gemleyen sağlamlık

H-k-m kökü hüküm, hâkim ve hakîm kelimelerini de verir. Klasik sözlüklerde kökün çekirdek anlamı, bir şeyi bozulmaktan alıkoyacak biçimde sağlam yapmaktır.

Aynı kökten hayvanı yönlendiren geme "hakeme" denir. Gem, hayvanı durdurmaz; yönünü belirler.

Bu çağrışım kavramın tanımını taşır. Hikmet bilgiyi çoğaltan değil, onu yerine yerleştiren şeydir. Bilgi malzeme, hikmet yönlendirmedir.

Bu yüzden Kur'an hikmeti bir bilgi miktarı olarak anmaz; onun karşılığını Bakara 269'da "çok hayır" olarak koyar.

Kur'an'daki kullanım

Hikmet kelimesi Kur'an'da on dokuz ayette, toplam yirmi kez geçer. Kullanımlar birkaç öbekte toplanır.

Birinci öbek "kitap ve hikmet" kalıbıdır: Bakara 129, Bakara 151, Âl-i İmrân 164, Cum'a 2. Bu ayetlerde ikisi birlikte öğretilen şeyler olarak anılır.

İkinci öbekte hikmet belirli kişilere verilen bir bağıştır: Bakara 251 ve Sâd 20'de Dâvûd'a, Lokmân 12'de Lokmân'a. Üçüncüsünde ise bir yöntemdir: Nahl 125'te davetin hikmetle yapılması emredilir.

Müfessirler "kitap ve hikmet" ifadesindeki hikmetin ne olduğunda ihtilaf etmiştir. Sünnet, fıkıh, anlayış derinliği ve isabetli davranış gibi karşılıklar önerilmiştir; bu sayfada bunlardan biri kesin doğru olarak sunulmaz.

Hikmet ile ilim arasındaki fark

İlim bilmektir; hikmet bilineni yerinde kullanmaktır. Kur'an ikisini ayrı kelimelerle anar ve Bakara 151'de yan yana getirir: elçinin kitabı ve hikmeti öğrettiği, ayrıca "bilmediğinizi öğrettiği" bildirilir.

Lokmân 12 bu farkı bir örnekle gösterir. Lokmân'a hikmet verildiği söylenir ve hikmetin ilk görünümü bir bilgi değil, bir davranış olarak gelir: "Allah'a şükret."

Nahl 125 aynı ilişkiyi davet bağlamında kurar. Doğru olanı bilmek yetmez; nasıl söyleneceği de belirlenir — hikmetle, güzel öğütle ve en güzel biçimde tartışarak.

Ayrımın sonucu şudur: bilgi artırılabilir, hikmet ise ancak isabetle ölçülür.

Yaygın bir sözün kaynağı

Türkçede sık tekrarlanan bir söz vardır: "Hikmetli söz müminin yitiğidir; nerede bulursa almaya en layık odur."

Söz, Tirmizî'nin Sünen'inde (İlim 19) ve İbn Mâce'de (Zühd 15) yer alır. Ancak Tirmizî rivayet için "garîb" kaydını düşer ve hadis tenkitçileri senedini zayıf bulmuştur.

Bu sayfada söz, içeriği tartışıldığı için değil kaynağı zayıf olduğu için doğrulanmamış işaretiyle aktarılmaktadır. İki şey birbirinden ayrıdır: bir sözün makul olması ile o sözün Peygamber'e ait olduğunun sabit olması.

Bu ayrımı korumak bu platformun temel işidir. Kaynağın ne dediği kadar, ne demediği de yazılır.

Sık sorulan sorular

Hikmet ile ilim arasındaki fark nedir?

İlim bilmek, hikmet bilineni yerinde kullanmaktır. Bakara 151'de elçinin kitabı ve hikmeti öğrettiği, ayrıca bilinmeyeni öğrettiği ayrı ayrı bildirilir. Klasik tefsirlerde hikmet, isabetli söz ve davranış olarak karşılanır.

"Kitap ve hikmet" ifadesindeki hikmet sünnet midir?

Bu, klasik kaynaklarda savunulan görüşlerden biridir ve İmam Şâfiî'ye nispet edilir. Müfessirler ifadeyi tek bir karşılığa bağlamamış; fıkıh, anlayış ve isabetli davranış gibi başka karşılıklar da önermiştir. Bu sitede ihtilaf ihtilaf olarak aktarılır.

"Hikmet müminin yitiğidir" hadisi sahih midir?

Bu rivayet Tirmizî ve İbn Mâce'de yer alır, ancak Tirmizî "garîb" kaydını düşer ve senedi zayıf bulunmuştur. Bu sitede doğrulanmamış olarak işaretlenmiştir.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Bakara 2:269 — Hikmetin "çok hayır" olarak nitelenmesi
  • Kur’an
    Nahl 16:125 — Hikmetin bir davet yöntemi olarak emredilmesi
  • Kur’an
    Lokmân 31:12 — Hikmetin ilk görünümünün bir davranış olması
  • Kur’an
    Bakara 2:151; Âl-i İmrân 3:164; Cum'a 62:2 — "Kitap ve hikmet" kalıbı
  • Klasik kaynak
    Tefsir literatürü — Hikmetin sünnet, fıkıh ve isabetli davranış olarak karşılanmasına dair ihtilaf
  • Doğrulanmadı
    Tirmizî, İlim; İbn Mâce, Zühd — "Hikmetli söz müminin yitiğidir" rivayeti; Tirmizî garîb kaydını düşer, seneddeki zayıflık sebebiyle bu sitede doğrulanmamış sayılmıştır Bab numarası basılı nüshadan teyit edilmedi; kitap düzeyinde verildi.

Son güncelleme: