İlim ile İlgili Ayetler

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Kur'an'ın ilk emri okumaktır. İlimle ilgili ayetler yalnızca öğrenmeyi teşvik etmez; bilginin sınırını da çizer. Aşağıdaki ayetler ilmin değerini, sınırını ve bilmeden konuşmanın yasağını gösterir.

  1. Alak suresi, 1. ayet

    ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ

    Yaratan Rabbinin adıyla oku.

    Kur'an'ın ilk inen ayeti. Emir okumaktır ve okumanın yönü belirtilir.

  2. Alak suresi, 5. ayet

    عَلَّمَ ٱلْإِنسَٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ

    İnsana bilmediğini öğretti.

    Öğretmenin öznesi Allah'tır; öğrenme bir lütuf olarak anılır.

  3. Zümer suresi, 9. ayet

    أَمَّنْ هُوَ قَٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيْلِ سَاجِدًا وَقَآئِمًا يَحْذَرُ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَيَرْجُوا۟ رَحْمَةَ رَبِّهِۦ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    Yoksa gece saatlerinde secde ederek ve ayakta durarak boyun eğen, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi midir? De ki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri öğüt alır.

    Soru cevaplanmadan bırakılır; ayet bir bildirim değil bir soru kurar.

  4. Mücâdele suresi, 11. ayet

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا۟ فِى ٱلْمَجَٰلِسِ فَٱفْسَحُوا۟ يَفْسَحِ ٱللَّهُ لَكُمْ وَإِذَا قِيلَ ٱنشُزُوا۟ فَٱنشُزُوا۟ يَرْفَعِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنكُمْ وَٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ دَرَجَٰتٍ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Ey iman edenler! Size "meclislerde yer açın" denildiğinde yer açın ki Allah da size genişlik versin. "Kalkın" denildiğinde de kalkın. Allah, içinizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

    İlim sahiplerinin derecesi, iman edenlerle birlikte anılır.

  5. Tâhâ suresi, 114. ayet

    فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ وَلَا تَعْجَلْ بِٱلْقُرْءَانِ مِن قَبْلِ أَن يُقْضَىٰٓ إِلَيْكَ وَحْيُهُۥ وَقُل رَّبِّ زِدْنِى عِلْمًا

    Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan Kur'an'ı okumakta acele etme ve de ki: "Rabbim! İlmimi artır."

    Kur'an'da artırılması istenen tek şey ilimdir.

  6. Fâtır suresi, 28. ayet

    وَمِنَ ٱلنَّاسِ وَٱلدَّوَآبِّ وَٱلْأَنْعَٰمِ مُخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ كَذَٰلِكَ إِنَّمَا يَخْشَى ٱللَّهَ مِنْ عِبَادِهِ ٱلْعُلَمَٰٓؤُا۟ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ غَفُورٌ

    İnsanlardan, hayvanlardan ve davarlardan da renkleri çeşitli olanlar vardır. Allah'tan, kulları içinde ancak bilenler korkar. Şüphesiz Allah güçlüdür, çok bağışlayandır.

    Ayetin öznesi "âlimler"dir; korku bilgiye bağlanır.

  7. İsrâ suresi, 36. ayet

    وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ إِنَّ ٱلسَّمْعَ وَٱلْبَصَرَ وَٱلْفُؤَادَ كُلُّ أُو۟لَٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْـُٔولًا

    Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Şüphesiz kulak, göz ve kalp; bunların hepsi ondan sorumludur.

    Bilinmeyenin ardına düşme yasağı; kulak, göz ve kalbin sorumluluğu.

  8. Bakara suresi, 269. ayet

    يُؤْتِى ٱلْحِكْمَةَ مَن يَشَآءُ وَمَن يُؤْتَ ٱلْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِىَ خَيْرًا كَثِيرًا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    Hikmeti dilediğine verir; kime hikmet verilirse, ona çok hayır verilmiştir. Ancak akıl sahipleri öğüt alır.

    Hikmet, ilimden ayrı bir şey olarak anılır.

  9. Lokmân suresi, 27. ayet

    وَلَوْ أَنَّمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن شَجَرَةٍ أَقْلَٰمٌ وَٱلْبَحْرُ يَمُدُّهُۥ مِنۢ بَعْدِهِۦ سَبْعَةُ أَبْحُرٍ مَّا نَفِدَتْ كَلِمَٰتُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    Yeryüzündeki ağaçlar kalem olsa, deniz de arkasından yedi deniz daha katılarak mürekkep olsa, Allah'ın kelimeleri tükenmez. Şüphesiz Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.

    Bilginin tükenmezliği; denizler mürekkep olsa yetmez.

Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net

İlk emir okumaktı

Alak suresinin ilk beş ayeti, Kur'an'ın ilk inen bölümüdür ve emirle başlar: "Oku."

Ancak emir yalın bırakılmaz; bir kayıtla gelir: "Yaratan Rabbinin adıyla." Yani okumanın yönü baştan belirlenir.

5. ayet cümleyi tamamlar: "İnsana bilmediğini öğretti." Öğretmenin öznesi Allah'tır; öğrenme bir başarı olarak değil, bir lütuf olarak anılır.

Bu sıralama, ilmin Kur'an'daki çerçevesini kurar: değerlidir, ama kendinde bir amaç değildir.

Bilmediğinin ardına düşme

İsrâ 36, ilimle ilgili ayetlerin en az alıntılananı ama en bağlayıcısıdır: "Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme."

Gerekçe hemen verilir ve üç organ sayılır: kulak, göz ve kalp. Üçü de sorguya çekilecektir.

Dikkat çekici olan, sorumluluğun yalnızca söylemeye değil, dinlemeye ve inanmaya da bağlanmasıdır. Bir şeyi yaymak kadar, doğrulamadan benimsemek de bu ayetin kapsamındadır.

Bu ayet, bu sitenin kaynak seviyesi sistemi ve doğrulanamayan iddiaları "doğrulanmadı" olarak işaretlemesinin Kur'an'daki karşılığıdır. Bilinmeyen bir şey, bilinmediği söylenerek aktarılır.

Bilenle bilmeyen

Zümer 9 bir soru sorar ve cevabını vermez: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"

Ayetin yapısı öğreticidir. Sorunun öncesinde, gece secde eden ve ayakta duran biri tarif edilir; yani karşılaştırma soyut bir bilgi sahipliği üzerinden değil, bilginin götürdüğü hâl üzerinden kurulur.

Ayet "Ancak akıl sahipleri öğüt alır" ile biter. Soru açık bırakılır ve cevap okuyucuya bırakılır.

Fâtır 28 aynı bağı tersten kurar: "Kulları içinde Allah'tan ancak âlimler korkar." Burada da bilgi, bir duruma bağlanır.

İlim ve hikmet aynı şey değildir

Bakara 269, hikmeti ilimden ayrı bir şey olarak anar ve verilmesini dilemeye bağlar: "Hikmeti dilediğine verir."

Devamındaki cümle ölçüyü koyar: "kime hikmet verilirse, ona çok hayır verilmiştir."

Klasik kaynaklarda hikmetin ne olduğu üzerinde farklı görüşler bulunur; ortak nokta, bilginin yerinde kullanılmasıdır. Yani ilim birikim, hikmet ise onun doğru anda doğru biçimde işletilmesidir.

Lokmân 27 ise sınırı hatırlatır: denizler mürekkep olsa Allah'ın sözleri tükenmez. Tâhâ 114'te artırılması istenen tek şeyin ilim olması, bu sınırla birlikte okunur.

Sık sorulan sorular

Kur'an'ın ilk inen ayeti hangisidir?

Alak suresinin ilk ayetidir: "Yaratan Rabbinin adıyla oku." Emir yalın değildir; okumanın yönü aynı cümlede belirtilir.

İsrâ 36 ne der?

"Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme" der ve kulak, göz ile kalbin sorguya çekileceğini bildirir. Sorumluluk yalnızca söylemeye değil, doğrulamadan benimsemeye de bağlanır.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Alak 96:1-5 — İlk inen ayetler
  • Kur’an
    İsrâ 17:36 — Bilinmeyenin ardına düşmeme
  • Kur’an
    Zümer 39:9 — Bilenle bilmeyenin bir olmaması
  • Kur’an
    Bakara 2:269 — Hikmetin ilimden ayrı anılması

Son güncelleme: