Zulüm Nedir?

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Zulüm, bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymak; hakkı yerinden etmektir. Kur'an'da en sık tekrarlanan kalıp "kendilerine zulmettiler"dir. Kavram bu yüzden yalnızca başkasına yapılan haksızlıkla sınırlı değildir.

Kavram
Zulüm
Arapça
الظُّلْم
Kelime kökü
ظ ل م (z-l-m) — bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymak, haksızlık etmek. Aynı kökten "zâlim", "mazlum" ve karanlık anlamındaki "zulmet" gelir. Klasik sözlüklerde iki anlam arasında bağ kurulur: karanlıkta da yerler karışır.
Tanım
Bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymak; hakkı sahibinden ve yerinden etmek.

Kur'an'daki kullanımı

Şüphesiz Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmeder.

Yûnus 10:44

Bize zulmetmediler; fakat kendilerine zulmediyorlardı.

Bakara 2:57

Oğulcuğum! Allah'a ortak koşma; şüphesiz ortak koşmak büyük bir zulümdür.

Lokmân 31:13

Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size ateş dokunur.

Hûd 11:113

Sorumluluk, insanlara zulmeden ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenleredir.

Şûrâ 42:42

Şüphesiz Allah zerre kadar zulmetmez. Bir iyilik olursa onu kat kat artırır ve katından büyük bir karşılık verir.

Nisâ 4:40

Sık yapılan yanlış yorumlar

Zulüm, yalnızca başkasına yapılan haksızlıktır.

Kur'an'da en çok tekrarlanan kalıp "kendilerine zulmettiler"dir. Bakara 57 bunu açıkça söyler: "Bize zulmetmediler; fakat kendilerine zulmediyorlardı." Yûnus 44 aynı yönü tersinden kurar. Kavramın kapsamı kişinin kendisini de içerir; klasik tefsirlerde bu kullanım ayrı bir başlık olarak ele alınır.

Zulüm, güçlünün zayıfa uyguladığı fiziksel şiddettir.

Kökün anlamı bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymaktır; şiddet bu tanımın bir görünümüdür, tamamı değil. Lokmân 13'te şirk "büyük bir zulüm" olarak nitelenir ve orada bir mağdur bulunmaz. Klasik sözlüklerde zulüm, dengenin ve yerin bozulması olarak tanımlanır.

"Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et" sözü, zalimin yanında durmayı emreder.

Rivayetin devamı bunu doğrudan reddeder. Sahâbe "Mazluma yardım ederiz, ama zalime nasıl yardım edelim?" diye sorunca, "Onu zulümden alıkoyarsın; işte bu ona yardımdır" cevabı verilir (Buhârî, Mezâlim 4). Rivayetin ilk yarısını alıp ikinci yarısını bırakmak metni tersine çevirir. Hûd 113'te de zulmedenlere meyletmek yasaklanır.

Zulme uğrayan kişi hakkını aramamalı, sabretmelidir.

Şûrâ 41'de zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseye bir sorumluluk yüklenmediği bildirilir; sorumluluk 42. ayette zulmedene bağlanır. Metin affı bir seçenek olarak sunar, hakkı aramayı yasaklamaz. Bu sitede sabır, hak aramanın karşıtı olarak sunulmaz.

Kök: yerinden etmek

Z-l-m kökünün çekirdek anlamı bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymaktır. Haksızlık bu anlamın sonucudur, başlangıcı değil.

Aynı kökten karanlık anlamındaki "zulmet" gelir. Klasik sözlükler iki anlamı birbirine bağlar: karanlıkta da şeylerin yeri karışır, sınırlar görünmez olur.

Tanımın genişliği kavramın kapsamını belirler. Zulüm bir davranış biçimi değil, bir düzen bozulmasıdır; malın, sözün, hakkın ya da bir görevin yerinden edilmesi aynı başlığa girer.

Bu yüzden Lokmân 13'te şirk "büyük zulüm" diye anılır. Orada bir mağdur yoktur; yerinden edilen şey, ibadetin yöneldiği yerdir.

Kur'an'daki baskın kullanım: kendine zulüm

Kavramın en çok gözden kaçan yanı, Kur'an'daki ağırlıklı kullanımının kişinin kendisine yönelmesidir.

Bakara 57 bunu doğrudan söyler: "Bize zulmetmediler; fakat kendilerine zulmediyorlardı." Aynı kalıp Kur'an boyunca tekrarlanır.

Yûnus 44 ilişkiyi tersinden kurar ve bir sınır çizer: "Allah insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat insanlar kendilerine zulmeder." Nisâ 40 ve Kehf 49 da aynı sınırı tekrarlar.

Bu kullanım kavramı ahlaki bir suçlamadan çıkarıp bir sonuç bildirimine yaklaştırır: yerinden edilen düzen, önce edeni etkiler.

Hadis kaynaklarında zulüm

Hadis kaynaklarında zulüm hem yasaklanır hem sonucu bildirilir.

Müslim'de kaydedilen bir hadîs-i kudsîde "Ben zulmü kendime haram kıldım ve onu aranızda da haram kıldım; öyleyse birbirinize zulmetmeyin" buyrulur (Müslim, Birr 55).

Başka bir rivayette zulmün kıyamet günü karanlıklar olacağı bildirilir (Buhârî, Mezâlim 8; Müslim, Birr 56). Kelime ile karanlık arasındaki kök yakınlığı burada da görünür.

Mazlumun duası için ise ayrı bir uyarı vardır: onunla Allah arasında bir perde bulunmadığı bildirilir (Buhârî, Zekât 41; Müslim, İman 29). Bu sitede bu rivayet, bir sonuç garantisi olarak değil, kaynağın koyduğu uyarı olarak aktarılır.

Zulmün karşısında durmak

Kaynaklar zulmü yalnızca yapana değil, ona meyledene de bağlar.

Hûd 113 kısa ve kesindir: "Zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size ateş dokunur." Ayet fiili değil, yönelmeyi yasaklar.

Buhârî'de kaydedilen bir rivayette "Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et" buyrulur. Sahâbe zalime nasıl yardım edileceğini sorunca cevap gelir: onu zulümden alıkoymak (Buhârî, Mezâlim 4).

Rivayetin tamamı okunduğunda cümle bir müsamaha değil, bir müdahale emri hâline gelir. Bu sayfada rivayetler yarım değil bütün olarak aktarılır.

Sık sorulan sorular

Kur'an'da zulüm en çok hangi anlamda kullanılır?

En sık tekrarlanan kalıp kişinin kendisine zulmetmesidir. Bakara 57 ve Yûnus 44 bunu açıkça bildirir. Kavram başkasına yapılan haksızlığı da kapsar, ancak ona indirgenemez.

Şirk neden zulüm olarak anılır?

Lokmân 13'te şirk "büyük bir zulüm" diye nitelenir. Kökün anlamı bir şeyi ait olduğu yerin dışına koymaktır; klasik tefsirlerde şirk, ibadetin yöneldiği yerin değiştirilmesi olarak bu tanıma bağlanır.

Zulme uğrayan kişi hakkını arayabilir mi?

Şûrâ 41'de zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseye bir sorumluluk yüklenmediği bildirilir. Af 40. ayette bir seçenek olarak anılır. Bu sitede dinî hüküm verilmez; hukuki veya fıkhi bir mesele için yetkili mercilere başvurulmalıdır.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Yûnus 10:44 — Zulmün yönü: Allah zulmetmez, insanlar kendilerine zulmeder
  • Kur’an
    Bakara 2:57 — "Kendilerine zulmediyorlardı" kalıbı
  • Kur’an
    Lokmân 31:13 — Şirkin büyük zulüm olarak nitelenmesi
  • Kur’an
    Hûd 11:113 — Zulmedenlere meyletme yasağı
  • Kur’an
    Şûrâ 42:41-42 — Hakkını almanın ve zulmetmenin ayrılması
  • Sahih hadis
    Müslim, Birr 55 — Hadîs-i kudsî: zulmün haram kılınması
  • Sahih hadis
    Buhârî, Mezâlim 8; Müslim, Birr 56 — Zulmün kıyamet günü karanlıklar olması
  • Sahih hadis
    Buhârî, Mezâlim 4 — Zalime yardımın onu zulümden alıkoymak olması
  • Sahih hadis
    Buhârî, Zekât 41; Müslim, İman 29 — Mazlumun duasıyla Allah arasında perde bulunmaması

Son güncelleme: