Cehennem ile İlgili Ayetler
Kur'an cehennemi çoğunlukla cennetle aynı bağlamda anar; tasvirler tek başına değil, iki sonucun karşılaştırıldığı yerlerde gelir. Ayrıca cehennemle ilgili ayetlerin önemli bir kısmı bir uyarıyla değil, bağışlanma çağrısıyla biter.
Bakara suresi, 24. ayet
فَإِن لَّمْ تَفْعَلُوا۟ وَلَن تَفْعَلُوا۟ فَٱتَّقُوا۟ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلْحِجَارَةُ أُعِدَّتْ لِلْكَٰفِرِينَ
Yapamazsanız — ki asla yapamayacaksınız — yakıtı insanlar ve taşlar olan, gerçeği örtenler için hazırlanmış ateşten sakının.
Meydan okumanın ardından geliyor; tasvir bir bilgi değil, bir uyarı olarak kuruluyor.
Mülk suresi, 6-8. ayet
وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ إِذَآ أُلْقُوا۟ فِيهَا سَمِعُوا۟ لَهَا شَهِيقًا وَهِىَ تَفُورُ تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلْغَيْظِ كُلَّمَآ أُلْقِىَ فِيهَا فَوْجٌ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ
Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüş yeridir! Oraya atıldıklarında onun korkunç uğultusunu işitirler; o kaynayıp durmaktadır. Neredeyse öfkeden çatlayacaktır. Oraya her topluluk atıldığında bekçileri onlara sorar: "Size bir uyarıcı gelmedi mi?"
Mülk suresi cenneti ve cehennemi karşılaştırarak ilerler; bu ayetler o karşılaştırmanın bir yanı.
Nebe' suresi, 21-26. ayet
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًا لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا جَزَآءً وِفَاقًا
Şüphesiz cehennem bir gözetleme yeridir; Azgınlar için bir varış yeri. Orada çağlar boyu kalacaklar. Orada ne bir serinlik tadacaklar ne de bir içecek; Kaynar su ve irin dışında. Uygun bir karşılık olarak.
"Gözetleme yeri" ifadesi kullanılıyor; ardından kimin için olduğu belirtiliyor: azgınlar.
Hûd suresi, 106-107. ayet
فَأَمَّا ٱلَّذِينَ شَقُوا۟ فَفِى ٱلنَّارِ لَهُمْ فِيهَا زَفِيرٌ وَشَهِيقٌ خَٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ إِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ
Mutsuz olanlar ateştedir; orada onların bir soluyuşu ve hıçkırışı vardır. Rabbinin dilemesi dışında, gökler ve yer durdukça orada süreklidirler. Şüphesiz Rabbin dilediğini yapandır.
Süre bildirilirken "Rabbinin dilemesi dışında" kaydı düşülüyor; klasik kaynaklarda çok tartışılan bir ifade.
Zümer suresi, 71. ayet
وَسِيقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًا حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا فُتِحَتْ أَبْوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمْ خَزَنَتُهَآ أَلَمْ يَأْتِكُمْ رُسُلٌ مِّنكُمْ يَتْلُونَ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِ رَبِّكُمْ وَيُنذِرُونَكُمْ لِقَآءَ يَوْمِكُمْ هَٰذَا قَالُوا۟ بَلَىٰ وَلَٰكِنْ حَقَّتْ كَلِمَةُ ٱلْعَذَابِ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ
Gerçeği örtenler bölük bölük cehenneme sürülür. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açılır ve bekçileri onlara der ki: "İçinizden, Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bugününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran elçiler gelmedi mi?" Derler ki: "Evet, geldi." Fakat azap sözü, gerçeği örtenler üzerine gerçekleşmiştir.
Kapıların açılışı ve bekçilerin sorusu anlatılıyor; soru, uyarının ulaşıp ulaşmadığıdır.
Meryem suresi, 71-72. ayet
وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا
İçinizden oraya uğramayacak kimse yoktur. Bu, Rabbinin üzerine aldığı kesin bir hükümdür. Sonra sakınanları kurtarırız; zalimleri ise orada diz üstü çökmüş hâlde bırakırız.
"İçinizden oraya uğramayacak kimse yoktur" ifadesi klasik tefsirlerde farklı biçimlerde açıklanmıştır.
Nisâ suresi, 56. ayet
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا سَوْفَ نُصْلِيهِمْ نَارًا كُلَّمَا نَضِجَتْ جُلُودُهُم بَدَّلْنَٰهُمْ جُلُودًا غَيْرَهَا لِيَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَزِيزًا حَكِيمًا
Şüphesiz ayetlerimizi inkâr edenleri bir ateşe sokacağız. Derileri piştikçe, azabı tatsınlar diye onlara başka deriler değiştireceğiz. Şüphesiz Allah güçlüdür, hikmet sahibidir.
Tasvir doğrudan ve serttir; muhatabı ayette açıkça belirtiliyor: ayetleri inkâr edenler.
Mü’min suresi, 7. ayet
ٱلَّذِينَ يَحْمِلُونَ ٱلْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُۥ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَىْءٍ رَّحْمَةً وَعِلْمًا فَٱغْفِرْ لِلَّذِينَ تَابُوا۟ وَٱتَّبَعُوا۟ سَبِيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ
Arşı taşıyanlar ve çevresindekiler, Rablerini hamd ile tesbih eder, O'na iman eder ve iman edenler için bağışlanma dilerler: "Rabbimiz! Rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. Tövbe edip yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru.
Aynı sure içinde karşı yön: arşı taşıyanlar iman edenler için bağışlanma diliyor.
Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net
Tasvirler tek başına gelmez
Kur'an'da cehennem tasvirlerinin çoğu bağımsız bir anlatı değildir; bir karşılaştırmanın parçasıdır.
Mülk suresi bunun açık örneğidir: sure boyunca iki sonuç yan yana anılır. Zümer 71'de cehenneme sürülenler anlatılır, hemen ardından 73. ayette cennete götürülenler gelir. Nebe suresinde de aynı düzen vardır.
Muhatap da çoğunlukla ayette belirtilir. Nisâ 56 "ayetlerimizi inkâr edenleri" der; Nebe 22 "azgınlar için" der. Tasvirler genel bir korku anlatısı olarak değil, adresli biçimde kurulur.
Zümer 71'de cehennem bekçilerinin sorduğu soru da bu yöndedir: size uyarıcılar gelmedi mi? Yani vurgu, uyarının ulaşmış olmasındadır.
Tartışılan iki ifade
Cehennemle ilgili iki ayet klasik kaynaklarda uzun uzun tartışılmıştır ve bu sayfa tercih bildirmez.
Birincisi Hûd 106-107'dir. Süre bildirilirken "Rabbinin dilemesi dışında" kaydı düşülür. Bu kaydın ne anlama geldiği — sürenin sonluluğu mu, yoksa yalnız Allah'ın kudretine yapılan bir vurgu mu — klasik tefsirlerde farklı biçimlerde açıklanmıştır.
İkincisi Meryem 71'dir: "İçinizden oraya uğramayacak kimse yoktur." "Uğramak" fiilinin ne anlattığı konusunda görüş ayrılığı vardır; bir görüş sırattan geçişi, başka bir görüş yalnız görmeyi, bir diğeri girmeyi anlar. Bir sonraki ayet sakınanların kurtarılacağını bildirir.
Her iki yerde de metin kesin bir sonuç vermez; kesinlik iddia eden aktarımlar ayetin kendisinden değil, yorumdan gelir.
Sık sorulan sorular
Kur'an'da cehennem tasvirleri neden tek başına anlatılmaz?
Tasvirlerin çoğu bir karşılaştırmanın parçasıdır. Mülk, Zümer ve Nebe surelerinde cehennem ve cennet yan yana anılır; muhatap da ayette genellikle açıkça belirtilir.
Meryem 71 herkesin cehenneme gireceğini mi söylüyor?
Ayette geçen "uğramak" fiilinin ne anlattığı klasik tefsirlerde tartışmalıdır: sırattan geçiş, görmek ya da girmek biçiminde açıklanmıştır. Bir sonraki ayet sakınanların kurtarılacağını bildirir. Bu sayfa tercih bildirmez.
Kaynaklar
- Kur’anZümer 39:71 — Bekçilerin sorusu: uyarıcılar gelmedi mi?
- Kur’anMülk 67:6-8 — Cennet-cehennem karşılaştırması
- Kur’anHûd 11:106-107 — "Rabbinin dilemesi dışında" kaydı
- Kur’anMeryem 19:71-72 — "Uğramak" fiili ve sakınanların kurtarılması
- Klasik kaynakKlasik tefsir literatürü — Hûd 107 ve Meryem 71 hakkındaki görüş ayrılıkları
Son güncelleme: