Kibir Nedir?

Sahih hadisBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Kibir, hadis kaynaklarında iki fiile bağlanarak tanımlanır: hakkı çiğnemek ve insanları küçük görmek. Tanım bir duyguyu değil, hak ve insan karşısındaki tutumu ölçer. Güzel giyinmek ya da kendine güvenmek bu tanımın içine girmez.

Kavram
Kibir
Arapça
الْكِبْر
Kelime kökü
ك ب ر (k-b-r) — büyük olmak. Aynı kökten "ekber", "tekbir" ve "mütekebbir" gelir. Kökün kendisi olumsuz değildir; büyüklük Allah'a nispet edildiğinde yücelik, kul kendine yakıştırdığında kibir olur.
Tanım
Hakkı çiğnemek ve insanları küçük görmek.

Kur'an'daki kullanımı

Hani meleklere "Âdem'e secde edin" demiştik. İblîs dışında secde ettiler; o kaçındı, büyüklendi ve gerçeği örtenlerden oldu.

Bakara 2:34

Yeryüzünde haksız yere büyüklenenleri ayetlerimden çevireceğim. Her ayeti görseler de ona iman etmezler.

A'râf 7:146

Şüphesiz Allah, gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Şüphesiz O, büyüklenenleri sevmez.

Nahl 16:23

İnsanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde çalımla yürüme. Şüphesiz Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez.

Lokmân 31:18

Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Şüphesiz sen ne yeri yarabilirsin ne de boyca dağlara erişebilirsin.

İsrâ 17:37

İşte ahiret yurdu; onu, yeryüzünde büyüklenmek ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere veririz.

Kasas 28:83

Sık yapılan yanlış yorumlar

Güzel giyinmek, bakımlı olmak kibirdir.

Bu soru rivayetin kendi içinde sorulur ve cevaplanır. Kibirle ilgili uyarı işitilince bir adam "İnsan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever" der; cevap şudur: "Allah güzeldir, güzeli sever. Kibir hakkı çiğnemek ve insanları küçük görmektir" (Müslim, İman 147). Tanım kılık kıyafetten alınıp tutuma bağlanır.

Kibir yalnızca bir iç duygudur; kimseye zararı yoksa mesele değildir.

Rivayetteki tanım kibri iki fiile bağlar ve ikisi de dışa dönüktür: hakkı reddetmek ve insanları hor görmek. Lokmân 18'de de kibir, yüz çevirmek ve çalımla yürümek gibi görünür davranışlarla anılır. Kavram bir hissin adı değil, bir davranış ölçüsüdür.

Kendine güvenmek kibirdir.

Kur'an kibri hakkın reddiyle birlikte anar. A'râf 146'da büyüklenenlerin ayetleri gördükleri hâlde iman etmedikleri bildirilir; ölçü kişinin kendisi hakkındaki kanaati değil, hak karşısındaki tutumudur. Klasik kaynaklarda ucb (kendini beğenme) ile kibir ayrı başlıklar altında ele alınır.

Kibirlenmek yalnızca zenginlere ve makam sahiplerine mahsustur.

Kur'an'daki ilk kibir örneği malla ya da makamla ilgili değildir: Bakara 34'te İblîs, bir emir karşısında büyüklenir. A'râf 146'da da büyüklenme ayetlere karşı gösterilen bir tutumdur. Klasik kaynaklarda ilim ve ibadet sebebiyle büyüklenme ayrı bir başlık olarak uyarıyla anılır.

Hadisteki tanım

Kibrin en açık tanımı bir hadis rivayetinde geçer ve tanımı isteyen de bir soru sorandır.

Kalbinde zerre ağırlığınca kibir bulunanla ilgili uyarı işitilince bir adam, insanın güzel giyinmeyi sevmesini sorar. Cevapta önce güzellik reddedilmez — "Allah güzeldir, güzeli sever" denir — sonra tanım verilir: kibir, hakkı çiğnemek ve insanları küçük görmektir (Müslim, İman 147).

Tanımın iki parçası da dışa dönüktür. Birincisi hakla, ikincisi insanla ilgilidir; ikisi de ölçülebilir davranışlardır.

Bu sayfanın rozeti bu yüzden Kur'an değil sahih hadistir: kavramın tanımını taşıyan ana kaynak bu rivayettir. Kur'an ayetleri tanımı destekler, fakat tanımı veren metin budur.

Kur'an'daki ilk örnek

Kur'an'da kibrin ilk anlatıldığı yer Bakara 34'tür. İblîs'in secdeden kaçınması üç fiille anlatılır: kaçındı, büyüklendi ve gerçeği örtenlerden oldu.

Sıralama dikkat çekicidir. Büyüklenme, gerçeği örtmeden önce gelir. Klasik tefsirlerde bu sıra üzerinde durulur.

Olayda ne mal vardır ne makam. Büyüklenme doğrudan bir emir karşısında gerçekleşir; yani kibrin konusu hakkın kendisidir.

A'râf 146 aynı ilişkiyi bir sonuçla bildirir: büyüklenenlerin, ayetleri gördükleri hâlde iman etmedikleri söylenir. İki metinde de kibir, bilgiyi değil kabulü engeller.

Yürüyüş ve bakış

Kur'an kibri soyut bir hâl olarak bırakmaz; onu görünür davranışlarla anar.

Lokmân 18 iki şey yasaklar: insanlardan yüz çevirmek ve yeryüzünde çalımla yürümek. İsrâ 37 ikincisini tekrarlar ve kısa bir gerekçe ekler: ne yer yarılabilir ne de boyca dağlara erişilebilir.

Gerekçenin biçimi önemlidir. Ayet ahlaki bir kınama yapmadan önce bir ölçü gösterir; kibir, kişinin kendi ölçüsünü yanlış bilmesidir.

Nahl 23 ve Hadîd 23'te ise aynı tutum "Allah büyüklenenleri sevmez" ve "kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez" ifadeleriyle kapanır.

Sık sorulan sorular

Kibrin hadisteki tanımı nedir?

Müslim'de kaydedilen rivayette kibir iki fiille tanımlanır: hakkı çiğnemek ve insanları küçük görmek (Müslim, İman 147). Aynı rivayette güzel giyinmenin bu tanıma girmediği açıkça belirtilir.

Güzel giyinmek kibir midir?

Rivayet bu soruyu doğrudan karşılar. "Allah güzeldir, güzeli sever" denir ve ardından kibrin tanımı hakkı çiğnemek ve insanları küçük görmek olarak verilir. Giyim tanımın dışında bırakılır.

Kibir ile ucb arasındaki fark nedir?

Klasik kaynaklarda ucb kişinin kendini beğenmesi, kibir ise bu beğeninin hakka ve insanlara karşı bir tutuma dönüşmesidir. Hadisteki tanım kibri iki dışa dönük fiile bağlar; bu yüzden ikisi ayrı başlıklarda ele alınır.

Kaynaklar

  • Sahih hadis
    Müslim, İman — Kibrin tanımı: hakkı çiğnemek ve insanları küçük görmek Bab numarası basılı nüshadan teyit edilmedi; kitap düzeyinde verildi.
  • Kur’an
    Bakara 2:34 — İblîs'in büyüklenmesi
  • Kur’an
    A'râf 7:146 — Büyüklenmenin ayetleri kabule engel olması
  • Kur’an
    Lokmân 31:18 — Yüz çevirmek ve çalımla yürümek
  • Kur’an
    İsrâ 17:37 — Böbürlenerek yürümenin ölçüyle karşılanması
  • Kur’an
    Nahl 16:23; Hadîd 57:23 — Büyüklenenlerin sevilmemesi
  • Klasik kaynak
    Ahlak literatürü — Kibir ile ucb ayrımı

Son güncelleme: