İnfak ve Sadaka ile İlgili Ayetler

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Kur'an vermeyi tek başına değerli saymaz; verdikten sonrasına bakar. Başa kakmak ve incitmek, verilen şeyi boşa çıkarır. Aşağıdaki ayetler ne kadar, kime ve nasıl verileceğini gösterir.

  1. Bakara suresi, 261. ayet

    مَّثَلُ ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ أَنۢبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ فِى كُلِّ سُنۢبُلَةٍ مِّا۟ئَةُ حَبَّةٍ وَٱللَّهُ يُضَٰعِفُ لِمَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

    Mallarını Allah yolunda harcayanların örneği, yedi başak bitiren bir tanenin örneği gibidir; her başakta yüz tane vardır. Allah, dilediğine kat kat artırır. Allah geniş lütuf sahibidir, bilendir.

    Kat kat artışın örneği: bir taneden yedi başak, her başakta yüz tane.

  2. Bakara suresi, 262. ayet

    ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَآ أَنفَقُوا۟ مَنًّا وَلَآ أَذًى لَّهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra harcadıklarının ardından başa kakmayan ve incitmeyenler; onlar için Rableri katında karşılıkları vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler de.

    Şart, vermenin kendisinden sonra gelir: başa kakmamak ve incitmemek.

  3. Bakara suresi, 264. ayet

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُبْطِلُوا۟ صَدَقَٰتِكُم بِٱلْمَنِّ وَٱلْأَذَىٰ كَٱلَّذِى يُنفِقُ مَالَهُۥ رِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَأَصَابَهُۥ وَابِلٌ فَتَرَكَهُۥ صَلْدًا لَّا يَقْدِرُونَ عَلَىٰ شَىْءٍ مِّمَّا كَسَبُوا۟ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    Ey iman edenler! Malını insanlara gösteriş için harcayan ve Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen gibi, başa kakarak ve inciterek sadakalarınızı boşa çıkarmayın. Onun örneği, üzerinde toprak bulunan bir kayanın örneği gibidir; şiddetli bir yağmur ona isabet eder ve onu çıplak bırakır. Kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, gerçeği örten topluluğu doğru yola iletmez.

    Başa kakmanın sonucu: sadakanın boşa çıkması. Kaya ve toprak örneği.

  4. Bakara suresi, 263. ayet

    قَوْلٌ مَّعْرُوفٌ وَمَغْفِرَةٌ خَيْرٌ مِّن صَدَقَةٍ يَتْبَعُهَآ أَذًى وَٱللَّهُ غَنِىٌّ حَلِيمٌ

    Güzel bir söz ve bağışlama, ardından incitme gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah zengindir, yumuşak huyludur.

    Güzel bir söz, incitilerek verilen sadakadan üstün tutulur.

  5. Bakara suresi, 271. ayet

    إِن تُبْدُوا۟ ٱلصَّدَقَٰتِ فَنِعِمَّا هِىَ وَإِن تُخْفُوهَا وَتُؤْتُوهَا ٱلْفُقَرَآءَ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَيُكَفِّرُ عَنكُم مِّن سَيِّـَٔاتِكُمْ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Sadakaları açıkça verirseniz, bu ne güzeldir. Onları gizler ve yoksullara verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır ve kötülüklerinizden bir kısmını örter. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

    Açık ve gizli verme; gizli verme daha hayırlı sayılır.

  6. Bakara suresi, 274. ayet

    ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık harcayanlar; onlar için Rableri katında karşılıkları vardır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmezler de.

    Vermenin vakti yoktur: gece ve gündüz, gizli ve açık.

  7. Âl-i İmrân suresi, 92. ayet

    لَن تَنَالُوا۟ ٱلْبِرَّ حَتَّىٰ تُنفِقُوا۟ مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِن شَىْءٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ

    Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz. Neyi harcarsanız, şüphesiz Allah onu bilendir.

    Ölçü sevilen şeyden vermeye bağlanır.

  8. Bakara suresi, 215. ayet

    يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلْ مَآ أَنفَقْتُم مِّنْ خَيْرٍ فَلِلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَا تَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ

    Sana neyi harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Hayırdan ne harcarsanız, anne baba, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Hayırdan ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilendir.

    Kime verileceği sorulur; cevap yakından uzağa doğru sıralanır.

  9. Talâk suresi, 7. ayet

    لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍ مِّن سَعَتِهِۦ وَمَن قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُۥ فَلْيُنفِقْ مِمَّآ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفْسًا إِلَّا مَآ ءَاتَىٰهَا سَيَجْعَلُ ٱللَّهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا

    Geniş imkânı olan, imkânına göre harcasın. Rızkı daraltılmış olan da Allah'ın ona verdiğinden harcasın. Allah hiç kimseye verdiğinden fazlasını yüklemez. Allah zorluktan sonra bir kolaylık verecektir.

    Ölçü imkâna bağlanır; kimseye gücünün üstünde yüklenmez.

  10. Hadîd suresi, 7. ayet

    ءَامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَأَنفِقُوا۟ مِمَّا جَعَلَكُم مُّسْتَخْلَفِينَ فِيهِ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنكُمْ وَأَنفَقُوا۟ لَهُمْ أَجْرٌ كَبِيرٌ

    Allah'a ve elçisine iman edin. Sizi üzerinde tasarruf sahibi kıldığı şeylerden harcayın. İçinizden iman edip harcayanlar için büyük bir karşılık vardır.

    Malın emanet oluşu: "üzerinde tasarruf sahibi kıldığı şeylerden."

Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net

Asıl mesele verdikten sonrası

Bakara 261 vermenin karşılığını bir örnekle anlatır: bir taneden yedi başak, her başakta yüz tane.

Ancak hemen ardından gelen 262. ayet bir şart koyar ve şart vermenin kendisinde değil, sonrasındadır: "başa kakmayan ve incitmeyenler."

264. ayet şartın karşılığını verir. Başa kakarak verilen sadakanın örneği, üzerinde toprak bulunan bir kayadır; şiddetli yağmur toprağı alır ve kaya çıplak kalır. Görünürde bir şey vardı, sonra hiçbir şey kalmadı.

263. ayet bu üçlüyü kapatır ve şaşırtıcı bir kıyas yapar: güzel bir söz ve bağışlama, ardından incitme gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Yani hiç vermemek, inciterek vermekten üstün tutulur.

Gizli mi, açık mı

Bakara 271 iki durumu da meşru sayar ama birini öne çıkarır: açıkça vermek "ne güzeldir", gizlice ve yoksullara vermek ise "sizin için daha hayırlıdır."

Ayetin ikisini de reddetmemesi önemlidir. Açık verme, örnek olma ve teşvik yönüyle değerlidir; gizli verme ise alanın onurunu koruduğu için üstün tutulur.

274. ayet vakit sınırı da koymaz: gece ve gündüz, gizli ve açık.

273. ayet ise alanı tarif ederken bir ayrıntı verir: çekingenlikleri yüzünden bilmeyen onları zengin sanır ve "insanlardan ısrarla istemezler." Yani ihtiyaç sahibi her zaman görünür değildir.

Ne kadar ve kime

Bakara 215 doğrudan sorulmuş bir soruyu aktarır: "Sana neyi harcayacaklarını soruyorlar." Cevap, ne verileceğinden çok kime verileceğini sıralar: anne baba, yakınlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar. Sıra yakından uzağa doğrudur.

Miktar için Talâk 7 ölçüyü koyar: "Geniş imkânı olan, imkânına göre harcasın." Ayet, kimseye gücünün üstünde yüklenmediğini ekler.

Âl-i İmrân 92 ise ölçüyü miktardan niteliğe çevirir: "Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz." Ölçü, verilenin büyüklüğü değil, verenin ona olan bağıdır.

Hadîd 7 çerçeveyi kapatır: mal, "üzerinde tasarruf sahibi kılındığınız" bir şeydir. Verme, sahip olunandan değil, emanetten yapılır.

Bu sayfanın sınırı

Bu sayfa infak ve sadakayla ilgili ayetlerin anlamını verir; zekât hesabını yapmaz.

Zekâtın nisabı, oranı, hangi mallardan verileceği ve kimlere düşeceği fıkhî konulardır ve bu platformun kapsamı dışındadır.

Zekâtın verileceği sekiz sınıf Tevbe 60'ta sayılır ve o sure sayfasında aktarılmıştır; ancak orada da kimin hangi başlığa girdiği ve hesaplama ele alınmaz.

Bu ayrım bilinçlidir: anlam ile hüküm ayrı şeylerdir ve bu site yalnız birincisini üstlenir.

Sık sorulan sorular

Sadaka gizli mi verilmelidir?

Bakara 271 ikisini de meşru sayar: açıkça vermek "ne güzeldir", gizlice ve yoksullara vermek ise "daha hayırlıdır". Gizli verme, alanın onurunu koruduğu için üstün tutulur.

Başa kakmak sadakayı bozar mı?

Bakara 264 bunu açıkça bildirir: başa kakarak ve inciterek verilen sadaka boşa çıkar. 263. ayet ise güzel bir sözü, inciterek verilen sadakadan üstün tutar.

Ne kadar vermek gerekir?

Talâk 7 ölçüyü imkâna bağlar ve kimseye gücünün üstünde yüklenmediğini bildirir. Âl-i İmrân 92 ise ölçüyü miktardan niteliğe çevirir: sevilen şeyden vermek.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Bakara 2:261-274 — İnfak bölümü
  • Kur’an
    Âl-i İmrân 3:92 — Sevilen şeyden vermek
  • Kur’an
    Talâk 65:7 — İmkâna göre harcama
  • Kur’an
    Tevbe 9:60 — Zekâtın verileceği sekiz sınıf

Son güncelleme: