Emanet ile İlgili Ayetler

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Kur'an emaneti iki ölçekte anar. Ahzâb 72'de emanet göklere, yere ve dağlara sunulur; onlar yüklenmekten kaçınır, insan yüklenir. Nisâ 58'de ise gündelik ve somuttur: emanetleri ehline verin.

  1. Ahzâb suresi, 72. ayet

    إِنَّا عَرَضْنَا ٱلْأَمَانَةَ عَلَى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّهُۥ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا

    Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korktular. Onu insan yüklendi. Şüphesiz o çok zalim ve çok cahildir.

    Emanetin ne olduğu ayette tanımlanmaz; yalnız ağırlığı gösterilir — dağlar kaçınmış, insan yüklenmiştir.

  2. Nisâ suresi, 58. ayet

    إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تُؤَدُّوا۟ ٱلْأَمَٰنَٰتِ إِلَىٰٓ أَهْلِهَا وَإِذَا حَكَمْتُم بَيْنَ ٱلنَّاسِ أَن تَحْكُمُوا۟ بِٱلْعَدْلِ إِنَّ ٱللَّهَ نِعِمَّا يَعِظُكُم بِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ سَمِيعًۢا بَصِيرًا

    Şüphesiz Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi buyurur. Şüphesiz Allah size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz Allah işitendir, görendir.

    Emanet ve adalet aynı cümlede emredilir; ikisi birbirine bağlanıyor.

  3. Enfâl suresi, 27. ayet

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَخُونُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓا۟ أَمَٰنَٰتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

    Ey iman edenler! Allah'a ve elçisine hainlik etmeyin; bile bile emanetlerinize de hainlik etmeyin.

    Emanete hainlik, Allah ve elçisine hainlikle yan yana anılıyor.

  4. Mü'minûn suresi, 8. ayet

    وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ

    Onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler.

    Müminlerin nitelikleri sayılırken emanet ve söz birlikte geçer. Aynı cümle Meâric 32'de birebir tekrarlanır.

  5. Bakara suresi, 283. ayet

    وَإِن كُنتُمْ عَلَىٰ سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا۟ كَاتِبًا فَرِهَٰنٌ مَّقْبُوضَةٌ فَإِنْ أَمِنَ بَعْضُكُم بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ ٱلَّذِى ٱؤْتُمِنَ أَمَٰنَتَهُۥ وَلْيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا تَكْتُمُوا۟ ٱلشَّهَٰدَةَ وَمَن يَكْتُمْهَا فَإِنَّهُۥٓ ءَاثِمٌ قَلْبُهُۥ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

    Yolculukta olur ve bir yazıcı bulamazsanız, alınmış bir rehin yeterlidir. Biriniz diğerine güvenirse, kendisine güvenilen emanetini ödesin ve Rabbi olan Allah'tan sakınsın. Şahitliği gizlemeyin; kim onu gizlerse, şüphesiz kalbi günahkârdır. Allah, yaptıklarınızı bilendir.

    Kur'an'ın en uzun ayetinin devamı; yazıcı bulunamayan durumda ölçü güvene bırakılıyor.

  6. Kasas suresi, 26. ayet

    قَالَتْ إِحْدَىٰهُمَا يَٰٓأَبَتِ ٱسْتَـْٔجِرْهُ إِنَّ خَيْرَ مَنِ ٱسْتَـْٔجَرْتَ ٱلْقَوِىُّ ٱلْأَمِينُ

    O iki kadından biri dedi ki: "Babacığım! Onu ücretle tut. Şüphesiz ücretle tutacağın en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olandır."

    İşe alma ölçüsü iki kelimeyle veriliyor: güçlü ve güvenilir.

  7. Yûsuf suresi, 55. ayet

    قَالَ ٱجْعَلْنِى عَلَىٰ خَزَآئِنِ ٱلْأَرْضِ إِنِّى حَفِيظٌ عَلِيمٌ

    Dedi ki: "Beni yerin hazinelerine getir; şüphesiz ben iyi koruyan ve bilenim."

    Hz. Yûsuf göreve talip olurken gerekçesini kendisi söyler: koruyan ve bilen.

  8. Nahl suresi, 91. ayet

    وَأَوْفُوا۟ بِعَهْدِ ٱللَّهِ إِذَا عَٰهَدتُّمْ وَلَا تَنقُضُوا۟ ٱلْأَيْمَٰنَ بَعْدَ تَوْكِيدِهَا وَقَدْ جَعَلْتُمُ ٱللَّهَ عَلَيْكُمْ كَفِيلًا إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَ

    Söz verdiğinizde Allah'a verdiğiniz sözü yerine getirin; Allah'ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminleri bozmayın. Şüphesiz Allah yaptıklarınızı bilir.

    Emanetin söz boyutu: verilen sözün pekiştirildikten sonra bozulmaması ayrıca yasaklanıyor.

Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net

Dağların kaçındığı yük

Ahzâb 72 Kur'an'ın en çok tartışılan ayetlerinden biridir: "Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korktular. Onu insan yüklendi."

Ayet emanetin NE olduğunu söylemez. Klasik tefsirlerde farklı görüşler nakledilir: sorumluluk, akıl, irade, dinî yükümlülük. Üzerinde birleşilmiş bir tanım yoktur.

Ayetin kendisinden çıkan şey ölçüdür: emanet, kütlesi dağlarla kıyaslanan bir yüktür ve insan onu isteyerek almıştır. Ayetin sonu da övgü değil, bir uyarı tonundadır.

Bu geniş anlam, emanetin gündelik kullanımına da zemin verir — bir eşya kadar bir görev de emanettir.

Ehliyet bir ölçüdür

Nisâ 58 emanetin "ehline" verilmesini buyurur ve hemen ardından adaletle hükmetmeyi ekler. İki emrin aynı cümlede olması tesadüf değildir: yanlış kişiye verilen görev, sonuçta adaletsizlik üretir.

Kur'an bu ölçüyü iki kıssada somutlaştırır. Kasas 26'da Hz. Mûsâ'yı işe almak isteyen için ölçü iki kelimeyle verilir: "güçlü ve güvenilir". Yûsuf 55'te Hz. Yûsuf göreve talip olurken kendi niteliğini sayar: "iyi koruyan ve bilen".

Her iki yerde de ölçü ikilidir — yalnız dürüstlük ya da yalnız yeterlilik değil, ikisi birden. Emanet Kur'an'da bir niyet meselesi olduğu kadar bir ehliyet meselesidir.

Sık sorulan sorular

Ahzâb 72'deki emanet nedir?

Ayet tanımlamaz. Klasik tefsirlerde sorumluluk, akıl, irade ve dinî yükümlülük gibi görüşler nakledilir; üzerinde birleşilmiş bir tanım yoktur. Ayetin verdiği şey tanım değil, yükün ağırlığıdır.

Kur'an göreve ehliyet ölçüsü veriyor mu?

Kasas 28:26'da ölçü "güçlü ve güvenilir", Yûsuf 12:55'te "iyi koruyan ve bilen" olarak geçer. İkisinde de ölçü ikilidir: yeterlilik ve güvenilirlik birlikte.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Ahzâb 33:72 — Emanetin göklere, yere ve dağlara sunulması
  • Kur’an
    Nisâ 4:58 — Emanetleri ehline verme ve adaletle hükmetme
  • Kur’an
    Kasas 28:26 — "Güçlü ve güvenilir"
  • Kur’an
    Yûsuf 12:55 — "İyi koruyan ve bilen"
  • Kur’an
    Nahl 16:91 — Verilen sözü yerine getirme
  • Klasik kaynak
    Klasik tefsir literatürü — Ahzâb 72'deki emanetin ne olduğu hakkındaki görüşler

Son güncelleme: