Bürûc Suresi
Bürûc suresi 22 ayettir ve adı "burçlar" anlamına gelir. İnancı yüzünden yakılan bir topluluğu anlatır ve dikkat çekici bir yerde El-Vedûd ismini anar.
- Sure numarası
- 85. sure
- Arapça adı
- البروج
- Ayet sayısı
- 22 ayet
- Nüzul yeri
- Mekki (Mekke dönemi)
- Nüzul sırası
- 27.
- Cüz
- 30. cüz
- Ana konusu
- İnancı yüzünden işkence görenler ve Allah'ın şahitliği
Adının anlamı
Bürûc, burçlar anlamındadır ve gökteki büyük yıldız kümelerini bildirir. Kelimenin kökü yükseklik ve görünürlük taşır.
Temel temaları
- sabır
- işkence
- şahitlik
Bürûc suresi — Arapçası ve anlamı
Aşağıdaki Türkçe anlam bu siteye aittir; herhangi bir mealden alınmamıştır. Amacı ayetin ne dediğini açık Türkçeyle aktarmaktır, basılı bir mealin yerini tutmaz. Anlam metni Arapçanın karşılığı değil, karşılığının aktarımıdır — esas olan Arapça metindir.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
Burçlar sahibi göğe yemin olsun,
وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
Ve vaat edilen güne,
وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
Şahitlik edene ve şahitlik edilene.
قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ
Kahroldu o hendek sahipleri;
ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ
O tutuşturulmuş ateşin sahipleri.
إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ
Hani onlar ateşin başında oturmuşlardı.
وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ
Ve müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
Onlardan, yalnızca güçlü ve övgüye layık olan Allah'a iman ettikleri için öç alıyorlardı.
ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
O Allah ki göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Allah her şeye şahittir.
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ
Mümin erkek ve kadınlara işkence edip sonra tövbe etmeyenler için cehennem azabı vardır; yakıcı azap da onlar içindir.
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
İman edip salih amel işleyenler için ise altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş budur.
إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
Şüphesiz Rabbinin yakalaması pek şiddetlidir.
إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
Başlatan da tekrar eden de O'dur.
وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
O çok bağışlayandır, çok sevendir.
ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ
Arşın sahibidir, şanı yücedir.
فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ
Dilediğini yapandır.
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
Orduların haberi sana geldi mi?
فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
Firavun'un ve Semûd'un.
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ
Doğrusu inkâr edenler bir yalanlama içindedir.
وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
Oysa Allah onları arkalarından kuşatmıştır.
بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ
Hayır! O şerefli bir Kur'an'dır;
فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ
Korunmuş bir levhadadır.
Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net
Suçun tek cümlelik tarifi
Sekizinci ayet, işkencenin sebebini tek bir cümlede verir: "yalnızca güçlü ve övgüye layık olan Allah'a iman ettikleri için."
Klasik tefsirlerde bu ayetin yapısı üzerinde durulur. "Yalnızca" kaydı, başka hiçbir gerekçe bulunmadığını bildirir.
Ayrıca cümlenin sonunda iki isim anılır: El-Azîz ve El-Hamîd. İşkence görenlerin iman ettiği makam, işkence edenlerin güç gösterdiği anda bu iki sıfatla anılır.
Şiddetin ardından El-Vedûd
12. ayet "Rabbinin yakalaması pek şiddetlidir" der. 14. ayet ise şöyledir: "O çok bağışlayandır, çok sevendir."
El-Vedûd ismi Kur'an'da yalnızca iki yerde geçer ve bunlardan biri burasıdır. Klasik tefsirlerde ismin bu bağlamda anılması dikkat çekici bulunur: şiddetli yakalama ile sevgi aynı pasajda yan yana durur.
El-Vedûd ve El-Gafûr bu sitede ayrı sayfalarda ele alınmaktadır.
Kaynaklar
- Kur’anBürûc 85:1-22 — Surenin metni
- Kur’anHûd 11:90 — El-Vedûd isminin diğer geçtiği yer
- Klasik kaynakTefsir literatürü — Ashâb-ı uhdûd kıssası hakkındaki rivayetler
Son güncelleme: