Rahmân Suresi

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Rahmân suresi 78 ayettir. Kur'an'da tek bir cümlenin en çok tekrarlandığı suredir: "Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?" otuz bir kez geçer.

Konular
Sure numarası
55. sure
Arapça adı
الرحمن
Ayet sayısı
78 ayet
Nüzul yeri
Medeni (Medine dönemi)
Nüzul sırası
97.
Cüz
27. cüz
Ana konusu
Nimetlerin sayılması ve tekrarlanan soru

Adının anlamı

Rahmân, r-h-m kökünden gelir ve rahmeti bütün varlığı kuşatan anlamındadır. Kur'an'da yalnızca Allah için kullanılan isimlerdendir.

Bu sitedeki iniş yeri bilgisi Tanzil Project meta verisinden gelir ve sureyi Medenî sayar. Klasik kaynaklarda ihtilaf vardır; müfessirlerin bir kısmı Mekkî olduğunu belirtir. İhtilaf gizlenmemiştir.

Temel temaları

  • rahmet
  • nimet
  • ölçü
  • denge

Rahmân suresi — Arapçası ve anlamı

Aşağıdaki Türkçe anlam bu siteye aittir; herhangi bir mealden alınmamıştır. Amacı ayetin ne dediğini açık Türkçeyle aktarmaktır, basılı bir mealin yerini tutmaz. Anlam metni Arapçanın karşılığı değil, karşılığının aktarımıdır — esas olan Arapça metindir.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. ٱلرَّحْمَٰنُ

    Rahmân.

  2. عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ

    Kur'an'ı öğretti.

  3. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ

    İnsanı yarattı.

  4. عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ

    Ona beyanı öğretti.

  5. ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

    Güneş ve ay bir hesapla hareket eder.

  6. وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

    Yıldız ve ağaç secde eder.

  7. وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ

    Göğü yükseltti ve teraziyi koydu.

  8. أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ

    Tartıda haddi aşmayın diye.

  9. وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ

    Tartıyı adaletle yapın ve teraziyi eksiltmeyin.

  10. وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

    Yeri de canlılar için koydu.

  11. فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ

    Orada meyveler ve tomurcuklu hurmalar vardır.

  12. وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ

    Yapraklı taneler ve hoş kokulu bitkiler.

  13. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  14. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ

    İnsanı, pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yarattı.

  15. وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ

    Cinleri de dumansız bir ateşten yarattı.

  16. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  17. رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ

    İki doğunun ve iki batının Rabbidir.

  18. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  19. مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

    İki denizi, birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.

  20. بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ

    Aralarında bir engel vardır; birbirine geçmezler.

  21. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  22. يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ

    İkisinden de inci ve mercan çıkar.

  23. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  24. وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ

    Denizde dağlar gibi yükseltilmiş, akıp giden gemiler de O'nundur.

  25. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  26. كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

    Yeryüzünde bulunan her şey yok olacaktır.

  27. وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

    Celâl ve ikram sahibi Rabbinin yüzü ise kalıcıdır.

  28. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  29. يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ

    Göklerde ve yerde olanlar O'ndan ister. O her gün bir iştedir.

  30. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  31. سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ

    Ey iki topluluk! Yakında sizin için de işi bitireceğiz.

  32. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  33. يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍ

    Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp geçmeye gücünüz yeterse geçin. Ancak bir güçle geçebilirsiniz.

  34. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  35. يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ

    Üzerinize ateşten bir alev ve duman gönderilir; kendinizi savunamazsınız.

  36. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  37. فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ

    Gök yarılıp da erimiş yağ gibi kızıl bir gül olduğunda;

  38. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  39. فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ

    O gün ne insana ne cinne günahı sorulur.

  40. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  41. يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ

    Suçlular simalarından tanınır; alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.

  42. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  43. هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ

    İşte bu, suçluların yalanladığı cehennemdir.

  44. يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ

    Onunla kaynar su arasında dolaşıp dururlar.

  45. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  46. وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

    Rabbinin makamından korkan için iki cennet vardır.

  47. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  48. ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ

    İkisi de çeşit çeşit ağaçlarla doludur.

  49. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  50. فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ

    İkisinde de akan iki pınar vardır.

  51. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  52. فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍ زَوْجَانِ

    İkisinde de her meyveden çifter çifter vardır.

  53. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  54. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ

    Astarları kalın ipekten döşeklere yaslanırlar. İki cennetin meyveleri de yakındır.

  55. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  56. فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ

    Oralarda bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş eşler vardır; daha önce onlara ne insan ne cin dokunmuştur.

  57. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  58. كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ

    Sanki onlar yakut ve mercandır.

  59. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  60. هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ

    İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?

  61. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  62. وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ

    Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.

  63. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  64. مُدْهَآمَّتَانِ

    Yemyeşildirler.

  65. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  66. فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ

    İkisinde de fışkıran iki pınar vardır.

  67. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  68. فِيهِمَا فَٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ

    İkisinde de meyve, hurma ve nar vardır.

  69. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  70. فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ

    Oralarda iyi huylu, güzel eşler vardır.

  71. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  72. حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ

    Çadırlara kapanmış hûriler.

  73. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  74. لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ

    Daha önce onlara ne insan ne cin dokunmuştur.

  75. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  76. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ

    Yeşil yastıklara ve güzel döşeklere yaslanırlar.

  77. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?

  78. تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

    Celâl ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!

Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net

Otuz bir kez sorulan soru

"Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?" cümlesi surede otuz bir kez geçer.

Soru her seferinde bir bölümü kapatır: yaratılış, denge, denizler, yok oluş, hesap, cehennem ve cennet tasvirleri.

Dikkat çekici olan, sorunun azap tasvirlerinden sonra da tekrarlanmasıdır. Klasik tefsirlerde bu, uyarının kendisinin de bir nimet sayılması biçiminde yorumlanır.

Hitap ikil kiptedir; klasik tefsirlerde muhatabın insanlar ve cinler olduğu belirtilir (33. ayette bu açıkça anılır).

Terazinin üç kez anılması

7, 8 ve 9. ayetlerde "mîzân" kelimesi üç kez geçer.

Önce göğün yükseltilmesiyle birlikte konur. Sonra haddi aşmama emri gelir. Sonra adaletle tartma ve eksiltmeme.

Klasik tefsirlerde bu üçlü üzerinde durulur: kozmik denge ile alışverişteki terazi aynı kelimeyle anılır. Aynı bağ Hadîd 25'te de kurulur; orada kitap ve mîzân birlikte indirilmiş sayılır.

Ölçüde eksiltme konusu bu sitede Mutaffifîn suresi sayfasında ayrıca ele alınmaktadır.

Öğretmenin yaratmadan önce anılması

Surenin ilk dört ayetinde sıralama dikkat çekicidir: Rahmân, Kur'an'ı öğretti, insanı yarattı, ona beyanı öğretti.

Öğretmek, yaratmadan önce zikredilir. Klasik tefsirlerde bu sıra üzerinde durulur ve rahmetin ilk tecellisinin öğretme olduğu biçiminde yorumlanır.

Dördüncü ayetteki "beyân" kelimesi, açıklama ve kendini ifade edebilme anlamındadır.

Sık sorulan sorular

Rahmân suresinde kaç kez aynı ayet tekrarlanır?

"Öyleyse Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?" cümlesi otuz bir kez geçer. Kur'an'da tek bir cümlenin en çok tekrarlandığı yerdir.

Rahmân suresi Mekkî mi Medenî mi?

Klasik kaynaklarda ihtilaf vardır. Bu sitedeki meta veri Tanzil Project'ten gelir ve sureyi Medenî sayar; müfessirlerin bir kısmı ise Mekkî olduğunu belirtir.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Rahmân 55:1-78 — Surenin metni
  • Kur’an
    Hadîd 57:25 — Kitap ve mîzânın birlikte indirilmesi
  • Kur’an
    Mutaffifîn 83:1-3 — Ölçüde eksiltme
  • Klasik kaynak
    Tefsir literatürü — Surenin iniş yeri hakkındaki ihtilaf

Son güncelleme: