Haset ile İlgili Ayetler

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Haset kökü Kur'an'da dört yerde geçer: Bakara 109, Nisâ 54, Fetih 15 ve Felak 5. Metnin hasede karşı önerdiği şey bir savunma değil, bir yön değişikliğidir: bakışı başkasının elindekinden çevirmek ve istemeyi doğrudan Allah'a yöneltmek.

  1. Felak suresi, 5. ayet

    وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ

    Ve haset ettiğinde hasetçinin şerrinden.

    Sûrenin sığınılan şerleri sayan son ayetidir. Haset burada bir duygu olarak değil, "haset ettiğinde" kaydıyla eyleme geçtiği anda anılır.

  2. Bakara suresi, 109. ayet

    وَدَّ كَثِيرٌ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَوْ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعْدِ إِيمَٰنِكُمْ كُفَّارًا حَسَدًا مِّنْ عِندِ أَنفُسِهِم مِّنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلْحَقُّ فَٱعْفُوا۟ وَٱصْفَحُوا۟ حَتَّىٰ يَأْتِىَ ٱللَّهُ بِأَمْرِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Kitap halkından çoğu, gerçek kendilerine belli olduktan sonra bile, içlerindeki kıskançlıktan dolayı sizi imanınızdan sonra gerçeği örtenlere çevirmeyi ister. Allah emrini getirene kadar affedin ve hoş görün. Şüphesiz Allah'ın her şeye gücü yeter.

    Ayet hasedi tarif ettikten sonra beklenmedik bir emir verir: affetmek ve hoş görmek.

  3. Nisâ suresi, 32. ayet

    وَلَا تَتَمَنَّوْا۟ مَا فَضَّلَ ٱللَّهُ بِهِۦ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ لِّلرِّجَالِ نَصِيبٌ مِّمَّا ٱكْتَسَبُوا۟ وَلِلنِّسَآءِ نَصِيبٌ مِّمَّا ٱكْتَسَبْنَ وَسْـَٔلُوا۟ ٱللَّهَ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًا

    Allah'ın kiminizi kiminize üstün kıldığı şeyleri temenni etmeyin. Erkeklere kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir.

    Yasak, istemenin kendisine değil, yönüne konur: temenni etmeyin, O'ndan isteyin.

  4. Nisâ suresi, 54. ayet

    أَمْ يَحْسُدُونَ ٱلنَّاسَ عَلَىٰ مَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ فَقَدْ ءَاتَيْنَآ ءَالَ إِبْرَٰهِيمَ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَءَاتَيْنَٰهُم مُّلْكًا عَظِيمًا

    Yoksa Allah'ın lütfundan verdiği için insanları mı kıskanıyorlar? Oysa İbrâhîm ailesine kitabı ve hikmeti verdik ve onlara büyük bir hükümranlık verdik.

    Bağlam, Kitap ehlinden bir grubun tutumudur. Haset kökü burada fiil olarak geçer.

  5. Yûsuf suresi, 8. ayet

    إِذْ قَالُوا۟ لَيُوسُفُ وَأَخُوهُ أَحَبُّ إِلَىٰٓ أَبِينَا مِنَّا وَنَحْنُ عُصْبَةٌ إِنَّ أَبَانَا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    Hani demişlerdi ki: "Yûsuf ve kardeşi, babamıza bizden daha sevgilidir; oysa biz güçlü bir topluluğuz. Şüphesiz babamız apaçık bir yanılgı içindedir.

    Yûsuf kıssasında kardeşlerin sözüdür. Kıskançlığın gerekçesi kendi ağızlarından aktarılır.

  6. Tâhâ suresi, 131. ayet

    وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ زَهْرَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰ

    Onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözlerini dikme; bunlar dünya hayatının süsüdür ve onları bununla deneriz. Rabbinin rızkı ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

    Ayet bakışa müdahale eder: gözü dikmemek. Karşısına konan şey ise Rabbin rızkıdır.

  7. Kasas suresi, 79-80. ayet

    فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ فِى زِينَتِهِۦ قَالَ ٱلَّذِينَ يُرِيدُونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا يَٰلَيْتَ لَنَا مِثْلَ مَآ أُوتِىَ قَٰرُونُ إِنَّهُۥ لَذُو حَظٍّ عَظِيمٍ وَقَالَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَيْلَكُمْ ثَوَابُ ٱللَّهِ خَيْرٌ لِّمَنْ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا وَلَا يُلَقَّىٰهَآ إِلَّا ٱلصَّٰبِرُونَ

    Süsü içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını isteyenler dediler ki: "Keşke Kārûn'a verilenin benzeri bizim de olsaydı; şüphesiz o büyük bir pay sahibidir." Kendilerine ilim verilenler ise dediler ki: "Yazıklar olsun size! İman edip salih amel işleyen için Allah'ın karşılığı daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur."

    Kārûn kıssasında iki tepki karşılaştırılır: imrenenler ve kendilerine ilim verilenler.

  8. Haşr suresi, 9. ayet

    وَٱلَّذِينَ تَبَوَّءُو ٱلدَّارَ وَٱلْإِيمَٰنَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ فِى صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِّمَّآ أُوتُوا۟ وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

    Onlardan önce yurda yerleşmiş ve imanı benimsemiş olanlar, kendilerine göç edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymazlar. Kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

    Hasedin karşıtı burada bir yokluk olarak değil, bir tutum olarak anlatılır: başkasını kendine tercih etmek.

  9. Haşr suresi, 10. ayet

    وَٱلَّذِينَ جَآءُو مِنۢ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَٰنِنَا ٱلَّذِينَ سَبَقُونَا بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَا تَجْعَلْ فِى قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّكَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    Onlardan sonra gelenler de derler ki: "Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz! Şüphesiz sen çok şefkatli, çok merhametlisin."

    Sonraki nesillerin duasıdır. İstenen şey kalpten kinin kaldırılmasıdır.

Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net

Kur'an'da haset kökü

Haset kökü Kur'an metninde dört yerde geçer: Bakara 109, Nisâ 54, Fetih 15 ve Felak 5.

Dört yerin ortak yanı, hasedin hep bir başkasına verilenle ilgili olmasıdır. Bakara 109'da imana, Nisâ 54'te Allah'ın lütfuna, Fetih 15'te bir paya, Felak 5'te ise adı konmamış bir üstünlüğe duyulan rahatsızlık söz konusudur.

Felak 5'teki kayıt ayrıca dikkat çekicidir: sığınılan şey hasetçinin kendisi değil, "haset ettiğinde" ortaya çıkan şerdir. İçte kalan duygu ile eyleme dönüşen tutum ayrılır.

Hasede karşı verilen beklenmedik emir

Bakara 109 hasedin ağır bir tarifiyle başlar: gerçek kendilerine belli olduktan sonra bile, içlerindeki kıskançlıktan dolayı geri döndürmek isteyenler.

Bu tarifin ardından gelen emir beklenen emir değildir. Ayet karşılık vermeyi ya da uzaklaşmayı değil, affetmeyi ve hoş görmeyi söyler.

Emre bir süre kaydı da eklenir: "Allah emrini getirene kadar." Yani af, sonucun bırakıldığı yeri de gösterir.

İstemek yasaklanmaz, yönü değiştirilir

Nisâ 32 kolayca yanlış okunabilen bir ayettir. "Temenni etmeyin" ifadesi tek başına alındığında istemenin kendisinin yasaklandığı sanılır.

Oysa ayet cümleyi orada bitirmez. Yasağın konusu, Allah'ın kimini kimine üstün kıldığı şeyin aynısını istemektir. Ardından hemen bir yönlendirme gelir: "Allah'tan lütfunu isteyin."

Bu yapı, hasede karşı önerilen şeyin isteği bastırmak değil, muhatabını değiştirmek olduğunu gösterir. Karşılaştırma kişiden kişiye değil, kişiden Allah'a çevrilir.

Gözü dikmemek

Tâhâ 131 hasedi duygu düzeyinde değil, ondan önceki adımda karşılar: bakış. "Onlardan bazılarını yararlandırdığımız şeylere gözlerini dikme."

Ayet ardından iki gerekçe verir. Birincisi, bunların dünya hayatının süsü olması. İkincisi, bunlarla denenme.

Hicr 88 aynı emri neredeyse aynı sözlerle tekrarlar ve arkasına şunu ekler: "müminlere kanadını indir."

Kasas 79-80 aynı sahneyi bir kıssayla gösterir. Kārûn'un süsü karşısında iki tepki verilir: imrenenler ve kendilerine ilim verilenler.

Karşıtı: başkasını kendine tercih etmek

Haşr 9 hasedin karşıtını bir yokluk olarak tarif etmez. Anlatılan şey olumlu bir tutumdur.

Ayet önce içteki durumu anar: "Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymazlar." Sonra bunu davranışa taşır: "Kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendilerine tercih ederler."

Ayetin sonu bu tutumu bir kurtuluşa bağlar ve engeli adlandırır: nefsin cimriliği.

Haşr 10 ise bunu bir dua hâline getirir: "Kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma." İstenen şey davranış değil, kalpteki durumun kendisidir.

Haset ile nazar aynı şey değildir

Felak 5 hasetten söz eder ve bu ayet halk arasında sık sık nazar konusuyla birlikte anılır.

Ayetin kendi ifadesi hasetle sınırlıdır: sığınılan şey, haset edenin haset ettiği andaki şerridir. Metinde nazarla ilgili bir uygulama, nesne ya da yöntem tarif edilmez.

Yaygın nazar inanışlarına bağlanan uygulamaların kaynak değeri ayrı bir konudur ve bu sayfanın kapsamı dışındadır.

Sık sorulan sorular

Hasetle ilgili ayet hangisidir?

En bilineni Felak 5'tir: "Ve haset ettiğinde hasetçinin şerrinden." Haset kökü ayrıca Bakara 109, Nisâ 54 ve Fetih 15'te geçer.

Kur'an haset karşısında ne yapmayı söyler?

Bakara 109 affetmeyi ve hoş görmeyi emreder. Nisâ 32 ise istemeyi yasaklamaz, yönünü değiştirir: "Allah'tan lütfunu isteyin." Tâhâ 131 daha önceki adımı hedef alır ve gözü dikmemeyi söyler.

Kur'an'a göre hasedin karşıtı nedir?

Haşr 9'da anlatılan tutumdur: başkasına verilenden rahatsız olmamak ve ihtiyaç içindeyken bile onu kendine tercih etmek. Ayet engeli de adlandırır: nefsin cimriliği.

Kaynaklar

  • Kur’an
    Felak 113:5 — Haset edenin şerrinden sığınma
  • Kur’an
    Bakara 2:109 — Hasede karşı af ve hoşgörü emri
  • Kur’an
    Nisâ 4:32 — İstemenin yönünün değiştirilmesi
  • Kur’an
    Tâhâ 20:131 — Başkasının elindekine göz dikmemek
  • Kur’an
    Haşr 59:9-10 — Îsâr ve kalpten kinin kaldırılması duası
  • Kur’an
    Kasas 28:79-80 — Kārûn kıssasında iki tepki

Son güncelleme: