Merhamet Nedir?
Merhamet, bir başkasının hâline karşı duyulan ve onu koruyup gözetmeye yönelten acımadır. Rahmet, Rahmân ve Rahîm ile aynı kökten gelir. Kur'an rahmeti önce Allah'a nispet eder, sonra insandan birbirine merhameti tavsiyeleşmesini ister.
- Kavram
- Merhamet
- Arapça
- الْمَرْحَمَة
- Kelime kökü
- ر ح م (r-h-m) — acımak, esirgemek, koruyup gözetmek. Aynı kökten "rahmet", "Rahmân", "Rahîm" ve "rahim" (ana rahmi) gelir. Klasik sözlüklerde bu kelimelerin ortak çağrışımı, koruyup büyüten bir yakınlıktır.
- Tanım
- Bir başkasının hâline karşı duyulan ve onu koruyup gözetmeye yönelten acıma.
Kur'an'daki kullanımı
Azabıma dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kaplamıştır.
A'râf 7:156
De ki: Göklerde ve yerde ne varsa kimindir? De ki: Allah'ındır. O, rahmeti kendi üzerine yazdı.
En'âm 6:12
Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Enbiyâ 21:107
Sonra iman edenlerden, birbirine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirine merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.
Beled 90:17
De ki: Ey kendi aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin.
Zümer 39:53
Onlara merhametten alçakgönüllülük kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et."
İsrâ 17:24
Sık yapılan yanlış yorumlar
Allah'ın rahmeti yalnızca inananlara yöneliktir.
A'râf 156 iki şeyi birden söyler: "Rahmetim her şeyi kaplamıştır" ve devamında rahmetin "yazılacağı" kimseler sayılır — sakınanlar, zekât verenler ve ayetlere iman edenler. Klasik tefsirlerde bu iki ifade kuşatan rahmet ile yazılan rahmet ayrımıyla birlikte okunur. Ayetin yalnızca bir yarısını almak, ayeti yarım okumaktır.
Merhamet, hakkı gözetmemek ve her şeyi hoş görmektir.
Şûrâ 40-42 ikisini ayırır. Affetmenin karşılığının Allah'a ait olduğu bildirilir; hemen ardından zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseye bir sorumluluk yüklenmediği söylenir. Metin merhameti hakkın yerine koymaz, hakkın üzerine bir seçenek olarak koyar. Kavramın adaletle ilişkisi bu yüzden ikame değil, sıralamadır.
Merhamet yalnızca insanlara gösterilir.
Bir rivayette "Yerdekilere merhamet edin ki gökteki size merhamet etsin" buyrulur (Ebû Dâvûd, Edeb 58; Tirmizî, Birr 16). Buradaki "yerdekiler" kaydı geneldir ve klasik şerhlerde bu genellik üzerinde durulur. Kur'an'da da rahmet, Enbiyâ 107'de "âlemlere" yöneltilir.
Merhametli olmak zayıflıktır.
Fetih 29'da müminler "kendi aralarında merhametli" olarak nitelenir ve aynı cümlede kararlılıkları da anılır; ayet iki niteliği birbirinin karşıtı olarak kurmaz. İsrâ 24'te merhamet, güçsüzleşen anne babaya karşı bir davranış biçimi olarak emredilir.
Rahmet ile merhamet
İki kelime de r-h-m kökündendir. Rahmet daha çok Allah'a nispet edilerek kullanılır; merhamet ise insanın tutumunu adlandırır.
Aynı kökten gelen "rahim" kelimesi ana rahmini karşılar. Klasik sözlükler bu yakınlığa dikkat çeker: kökün çağrışımı, koruyup büyüten bir yakınlıktır.
Kur'an'da "merhamet" kelimesi Beled 17'de geçer ve orada bir tavsiyeleşmenin konusudur: sabrı ve merhameti birbirine tavsiye etmek. Kelime tekil bir duygudan çok, toplulukta dolaşan bir tutum olarak anılır.
En'âm 12'de ise rahmetin kaynağı bildirilir: Allah rahmeti kendi üzerine yazmıştır. Ayet rahmeti bir kazanım değil, önce verilen bir şey olarak koyar.
Kuşatan rahmet, yazılan rahmet
A'râf 156 tek ayet içinde iki farklı ifade taşır ve bu yüzden dikkatli okunması gerekir.
Önce genel olan söylenir: "rahmetim her şeyi kaplamıştır." Ardından özel olan gelir: rahmetin sakınanlara, zekât verenlere ve ayetlere iman edenlere yazılacağı bildirilir.
Klasik tefsirlerde bu iki ifade birlikte ele alınır ve çoğu zaman kuşatan rahmet ile yazılan rahmet ayrımıyla açıklanır. Birincisi kapsamı, ikincisi kalıcılığı anlatır.
Bu sayfada ikisinden biri seçilip diğeri bırakılmaz. Ayet ikisini de söyler; yalnızca birini aktarmak metni eksiltmek olur.
Merhamet ile hakkın sırası
Merhametin en çok yanlış anlaşıldığı yer, adaletle olan ilişkisidir.
Şûrâ 40 bir kötülüğün karşılığının onun gibi bir kötülük olduğunu söyler, sonra affedip düzeltenin karşılığını Allah'a bırakır. 41. ayet ise zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseye bir sorumluluk yüklenmediğini bildirir.
Sıralama açıktır: hak önce tanınır, af ondan sonra bir seçenek olarak gelir. Metin hakkı ortadan kaldırıp yerine merhameti koymaz.
Aynı yapı ihsan bahsinde de görülür. Adalet borçtur, ihsan bağıştır; merhamet de bu ikinci sırada durur ve birincinin yerini tutmaz.
Hadis kaynaklarında merhamet
Merhamet, hadis kaynaklarında karşılıklılık üzerinden anlatılır.
Bir rivayette "İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez" buyrulur (Buhârî, Tevhîd 2; Müslim, Fezâil 66). Başka bir rivayette merhametin yerdekilerden göktekine doğru kurulan bir ilişki olduğu bildirilir (Ebû Dâvûd, Edeb 58; Tirmizî, Birr 16); Tirmizî bu rivayet için hasen-sahih kaydını düşer.
Rahmetin ölçüsüne dair rivayette ise rahmetin yüz parçaya ayrıldığı ve bir parçasının yeryüzüne indirildiği anlatılır (Buhârî, Edeb 19; Müslim, Tevbe 17).
Bu sitede bu tür rivayetler sayısal bir vaat olarak değil, kaynağın kullandığı anlatım olarak aktarılır; hiçbirinden garanti edilmiş bir sonuç çıkarılmaz.
Sık sorulan sorular
Rahmet ile merhamet arasındaki fark nedir?
İkisi de r-h-m kökündendir. Rahmet çoğunlukla Allah'a nispet edilerek kullanılır; merhamet ise insanın tutumunu adlandırır. Kur'an'da "merhamet" kelimesi Beled 17'de, birbirine tavsiye edilen bir tutum olarak geçer.
Allah'ın rahmeti herkesi kapsar mı?
A'râf 156'da rahmetin her şeyi kapladığı bildirilir; aynı ayetin devamında rahmetin yazılacağı kimseler sayılır. Klasik tefsirlerde bu iki ifade kuşatan rahmet ve yazılan rahmet ayrımıyla birlikte okunur. Bu sitede ayetin yalnızca bir yarısı aktarılmaz.
Merhamet, hakkından vazgeçmek midir?
Hayır. Şûrâ 41'de zulme uğradıktan sonra hakkını alan kimseye bir sorumluluk yüklenmediği bildirilir. Af, hakkın tanınmasından sonra gelen bir seçenektir; hakkın yerine geçen bir zorunluluk değildir.
Kaynaklar
- Kur’anA'râf 7:156 — Rahmetin her şeyi kaplaması ve yazılacağı kimseler
- Kur’anEn'âm 6:12 — Rahmetin Allah'ın kendi üzerine yazması
- Kur’anBeled 90:17 — Merhameti birbirine tavsiye etme
- Kur’anŞûrâ 42:40-42 — Af ile hakkın sırası
- Kur’anİsrâ 17:23-24 — Anne babaya merhamet
- Sahih hadisBuhârî, Tevhîd; Müslim, Fezâil — İnsanlara merhamet etmeyene merhamet edilmemesi Bab numarası basılı nüshadan teyit edilmedi; kitap düzeyinde verildi.
- Sahih hadisEbû Dâvûd, Edeb; Tirmizî, Birr — "Yerdekilere merhamet edin" — Tirmizî hasen-sahih kaydını düşer Bab numarası basılı nüshadan teyit edilmedi; kitap düzeyinde verildi.
- Sahih hadisBuhârî, Edeb; Müslim, Tevbe — Rahmetin yüz parçaya ayrılması Bab numarası basılı nüshadan teyit edilmedi; kitap düzeyinde verildi.
Son güncelleme: