Merhamet ile İlgili Ayetler

Kur’anBu sayfadaki bilgilerin ana kaynak seviyesi

Kur'an'da merhamet ر ح م kökünden gelir ve aynı kökten "rahim" (ana rahmi) kelimesi de türer. En'âm 12'de rahmet, Allah'ın kendi üzerine YAZDIĞI bir şey olarak anılır; bu, Kur'an'da başka hiçbir sıfat için kullanılmayan bir ifadedir.

  1. En'âm suresi, 12. ayet

    قُل لِّمَن مَّا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُل لِّلَّهِ كَتَبَ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    De ki: Göklerde ve yerde ne varsa kimindir? De ki: Allah'ındır. O, rahmeti kendi üzerine yazdı. Kendisinde şüphe olmayan kıyamet gününde sizi mutlaka toplayacaktır. Kendilerini hüsrana uğratanlar iman etmezler.

    "Rahmeti kendi üzerine yazdı" ifadesi Kur'an'da iki yerde geçer ve başka hiçbir sıfat için kullanılmaz.

  2. A'râf suresi, 156. ayet

    وَٱكْتُبْ لَنَا فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ إِنَّا هُدْنَآ إِلَيْكَ قَالَ عَذَابِىٓ أُصِيبُ بِهِۦ مَنْ أَشَآءُ وَرَحْمَتِى وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ فَسَأَكْتُبُهَا لِلَّذِينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَٰتِنَا يُؤْمِنُونَ

    Bize bu dünyada da ahirette de iyilik yaz; şüphesiz biz sana yöneldik." Buyurdu ki: "Azabıma dilediğimi uğratırım; rahmetim ise her şeyi kaplamıştır. Onu, sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize iman edenlere yazacağım.

    Ayet iki cümleyi yan yana koyar: azap dilenene, rahmet ise "her şeye" ulaşır. Kapsam farkı ayetin kendisindedir.

  3. Enbiyâ suresi, 107. ayet

    وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَٰلَمِينَ

    Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.

    Peygamberliğin gerekçesi tek kelimeyle veriliyor: rahmet. Kapsam da sınırlandırılmıyor — "âlemlere".

  4. İsrâ suresi, 23-24. ayet

    وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا وَٱخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ ٱلذُّلِّ مِنَ ٱلرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ٱرْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِى صَغِيرًا

    Rabbin, yalnız kendisine kulluk etmenizi ve anne babaya iyilik etmenizi hükmetti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlılığa ererse, onlara "öf" bile deme, onları azarlama ve onlara güzel söz söyle. Onlara merhametten alçakgönüllülük kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et."

    Merhametin ilk adresi anne babadır ve ayet bunu bir duayla bitirir: "küçükken beni yetiştirdikleri gibi."

  5. Beled suresi, 17. ayet

    ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلصَّبْرِ وَتَوَاصَوْا۟ بِٱلْمَرْحَمَةِ

    Sonra iman edenlerden, birbirine sabrı tavsiye edenlerden ve birbirine merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.

    İman, sabır ve merhamet birlikte sayılır; merhamet burada bir duygu değil, tavsiye edilen bir tutumdur.

  6. Fetih suresi, 29. ayet

    مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلْكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيْنَهُمْ تَرَىٰهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًا سِيمَاهُمْ فِى وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ ٱلسُّجُودِ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ وَمَثَلُهُمْ فِى ٱلْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسْتَغْلَظَ فَٱسْتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعْجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلْكُفَّارَ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًۢا

    Muhammed Allah'ın elçisidir. Onunla beraber olanlar, inkâr edenlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükû ve secde ederken görürsün; Allah'tan bir lütuf ve rıza ararlar. Nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat'taki örneğidir. İncil'deki örnekleri ise şöyledir: filizini çıkarmış, sonra onu güçlendirmiş, sonra kalınlaşmış ve gövdesi üzerinde dimdik durmuş bir ekin; çiftçilerin hoşuna gider. Onlarla inkâr edenleri öfkelendirsin diye. Allah onlardan iman edip salih amel işleyenlere bağışlanma ve büyük bir karşılık vaat etmiştir.

    Aynı topluluk iki farklı yüzle anlatılır: dışarıya karşı çetin, kendi aralarında merhametli.

  7. Nûr suresi, 22. ayet

    وَلَا يَأْتَلِ أُو۟لُوا۟ ٱلْفَضْلِ مِنكُمْ وَٱلسَّعَةِ أَن يُؤْتُوٓا۟ أُو۟لِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينَ وَٱلْمُهَٰجِرِينَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلْيَعْفُوا۟ وَلْيَصْفَحُوٓا۟ أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    İçinizden lütuf ve genişlik sahibi olanlar, akrabaya, yoksullara ve Allah yolunda göç edenlere vermemeye yemin etmesinler. Bağışlasınlar ve hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Ayet, kendisine haksızlık edilenden affetmesini ister ve gerekçe olarak Allah'ın affını gösterir.

  8. Rûm suresi, 21. ayet

    وَمِنْ ءَايَٰتِهِۦٓ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا لِّتَسْكُنُوٓا۟ إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    Kendileriyle huzur bulasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması da O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ayetler vardır.

    Eşler arasına konan iki şey sayılır: sevgi ve merhamet. İkisi ayrı ayrı anılır.

Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net

Rahmet, üzerine "yazılmış" tek sıfat

En'âm 12 ve aynı surenin 54. ayeti aynı ifadeyi taşır: Allah rahmeti kendi üzerine yazdı.

Bu, dikkat çekici bir söyleyiştir çünkü Kur'an'da başka hiçbir sıfat için kullanılmaz. Adalet, güç, bilgi — hiçbiri "kendi üzerine yazdı" kalıbıyla anılmaz. Yalnız rahmet.

A'râf 156 aynı ayrımı başka bir yoldan kurar: azabın kapsamı "dilediğim", rahmetin kapsamı ise "her şey" olarak verilir. İki cümle aynı ayetin içinde yan yana durur ve kapsam farkı metnin kendisinden okunur.

Rahmet ile rahim aynı köktendir

ر ح م kökü Kur'an'da hem "rahmet" hem "rahim" (ana rahmi) kelimelerini verir. Klasik sözlükler bu bağı tesadüf saymaz: kökün temel anlamı, korumasız olanı koruyup besleyen bir yakınlıktır.

Er-Rahmân ve Er-Rahîm isimleri de bu köktendir ve besmelede her gün tekrarlanır. İkisinin farkı kalıptan gelir — sitede Er-Rahmân sayfasında ayrıntılı ele alınmıştır.

Merhametin Kur'an'daki ilk somut adresi de bu kökle uyumludur: İsrâ 23-24'te anne baba, güçsüzlüğe düştüklerinde korunması gereken taraf olarak anılır ve ayet "küçükken beni yetiştirdikleri gibi" diye biten bir dua öğretir.

Sık sorulan sorular

Kur'an'da merhamet hangi kökten gelir?

ر ح م kökünden. Aynı kökten "rahim" (ana rahmi), "rahmet", ayrıca Er-Rahmân ve Er-Rahîm isimleri türer.

"Rahmetimi kendi üzerime yazdım" ifadesi nerede geçer?

En'âm suresinin 12. ve 54. ayetlerinde. Kur'an'da başka hiçbir sıfat için bu kalıp kullanılmaz.

Kaynaklar

  • Kur’an
    En'âm 6:12 — "Rahmeti kendi üzerine yazdı"
  • Kur’an
    A'râf 7:156 — "Rahmetim her şeyi kuşatmıştır"
  • Kur’an
    Enbiyâ 21:107 — "Âlemlere rahmet"
  • Kur’an
    İsrâ 17:23-24 — Anne babaya merhamet ve dua
  • Klasik kaynak
    Klasik Arapça sözlük literatürü — ر ح م kökü ile "rahim" arasındaki bağ

Son güncelleme: