Nûh Suresi
Nûh suresi 28 ayettir. Hz. Nûh'un davetini ve duasını aktarır. 10-12. ayetleri, Kur'an'da istiğfarın dünyaya ait sonuçlarla birlikte anıldığı en açık yerdir.
- Sure numarası
- 71. sure
- Arapça adı
- نوح
- Ayet sayısı
- 28 ayet
- Nüzul yeri
- Mekki (Mekke dönemi)
- Nüzul sırası
- 71.
- Cüz
- 29. cüz
- Ana konusu
- Uzun süren bir davet ve istiğfarın karşılığı
Adının anlamı
Sure adını, tamamının Hz. Nûh'un daveti ve duası üzerine kurulu olmasından alır.
Temel temaları
- davet
- istiğfar
- rızık
- sabır
Nûh suresi — Arapçası ve anlamı
Aşağıdaki Türkçe anlam bu siteye aittir; herhangi bir mealden alınmamıştır. Amacı ayetin ne dediğini açık Türkçeyle aktarmaktır, basılı bir mealin yerini tutmaz. Anlam metni Arapçanın karşılığı değil, karşılığının aktarımıdır — esas olan Arapça metindir.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
إِنَّآ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦٓ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Biz Nûh'u kavmine gönderdik: "Kavmini, kendilerine acı bir azap gelmeden önce uyar."
قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
Dedi ki: "Ey kavmim! Ben size apaçık bir uyarıcıyım.
أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ
Allah'a kulluk edin, O'na karşı sorumlu davranın ve bana itaat edin.
يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
Ki günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirli bir vakte kadar ertelesin. Şüphesiz Allah'ın belirlediği vakit geldiğinde ertelenmez; keşke bilseydiniz."
قَالَ رَبِّ إِنِّى دَعَوْتُ قَوْمِى لَيْلًا وَنَهَارًا
Dedi ki: "Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz çağırdım.
فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَآءِىٓ إِلَّا فِرَارًا
Fakat çağrım, onların kaçışından başka bir şey artırmadı.
وَإِنِّى كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوٓا۟ أَصَٰبِعَهُمْ فِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَٱسْتَغْشَوْا۟ ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا۟ وَٱسْتَكْبَرُوا۟ ٱسْتِكْبَارًا
Onları bağışlaman için her çağırdığımda parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler.
ثُمَّ إِنِّى دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا
Sonra ben onları açıkça çağırdım.
ثُمَّ إِنِّىٓ أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًا
Sonra onlara hem açıktan hem gizlice söyledim.
فَقُلْتُ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارًا
Dedim ki: Rabbinizden bağışlanma dileyin; şüphesiz O çok bağışlayandır.
يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًا
Üzerinize gökten bol bol yağmur göndersin.
وَيُمْدِدْكُم بِأَمْوَٰلٍ وَبَنِينَ وَيَجْعَل لَّكُمْ جَنَّٰتٍ وَيَجْعَل لَّكُمْ أَنْهَٰرًا
Mallar ve oğullarla sizi desteklesin; size bahçeler versin ve ırmaklar akıtsın.
مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا
Size ne oluyor ki Allah için bir vakar ummuyorsunuz?
وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا
Oysa sizi aşama aşama yarattı.
أَلَمْ تَرَوْا۟ كَيْفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ طِبَاقًا
Görmediniz mi Allah yedi göğü birbiriyle uyumlu olarak nasıl yaratmış?
وَجَعَلَ ٱلْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ ٱلشَّمْسَ سِرَاجًا
Ayı onlarda bir ışık, güneşi de bir kandil yapmış.
وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ نَبَاتًا
Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirdi.
ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًا
Sonra sizi oraya döndürecek ve yeniden çıkaracak.
وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ بِسَاطًا
Allah yeri sizin için bir yaygı yaptı;
لِّتَسْلُكُوا۟ مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا
Onun geniş yollarında yürüyesiniz diye."
قَالَ نُوحٌ رَّبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِى وَٱتَّبَعُوا۟ مَن لَّمْ يَزِدْهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارًا
Nûh dedi ki: "Rabbim! Onlar bana karşı geldiler ve malı ile çocuğu kendisine ziyandan başka bir şey artırmayan kimseye uydular.
وَمَكَرُوا۟ مَكْرًا كُبَّارًا
Büyük tuzaklar kurdular.
وَقَالُوا۟ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًا
Dediler ki: 'Sakın ilahlarınızı bırakmayın; Vedd'i, Suvâ'ı, Yeğûs'u, Yeûk'u ve Nesr'i bırakmayın.'
وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا
Böylece birçoklarını saptırdılar. Sen de zalimlerin ancak sapkınlığını artır."
مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمْ أُغْرِقُوا۟ فَأُدْخِلُوا۟ نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا۟ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارًا
Hataları yüzünden suda boğuldular ve bir ateşe sokuldular. Kendilerine Allah'tan başka yardımcılar da bulamadılar.
وَقَالَ نُوحٌ رَّبِّ لَا تَذَرْ عَلَى ٱلْأَرْضِ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ دَيَّارًا
Nûh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde gerçeği örtenlerden dolaşan bir tek kişi bırakma.
إِنَّكَ إِن تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا۟ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓا۟ إِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا
Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve yalnızca günahkâr, gerçeği örten kimseler doğururlar.
رَّبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِىَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارًۢا
Rabbim! Beni, anne babamı, mümin olarak evime gireni, mümin erkekleri ve mümin kadınları bağışla. Zalimlerin ise ancak helakini artır."
Arapça Kur’an metni Tanzil Project tarafından hazırlanmıştır (Uthmani imlası, sürüm 1.1). Lisans: Creative Commons Attribution 3.0 —tanzil.net
İstiğfar ve yağmur
10-12. ayetler bir emirle başlar ve dört sonuç sıralar: bol yağmur, mallar, oğullar, bahçeler ve ırmaklar.
Emir tek bir şeydir: "Rabbinizden bağışlanma dileyin."
Klasik tefsirlerde bu bağ üzerinde durulur. Sonuçların tamamı dünyaya aittir; istiğfar yalnızca ahiretle ilişkilendirilmez. Aynı yapı Hûd 52'de de bulunur.
Bu sitede yağmur duası sayfası bu ayetlere dayandırılmıştır: kuraklığın karşısına yalnızca dua değil, istiğfar da konur.
Davetin biçimleri
5-9. ayetler Hz. Nûh'un yöntemini sayar: gece gündüz, açıkça, hem açıktan hem gizlice.
Klasik tefsirlerde bu sıralama üzerinde durulur; her biçim denenmiştir. 6. ayet sonucu bildirir: çağrı yalnızca kaçışı artırmıştır.
Ankebût 14'te Hz. Nûh'un kavmi arasında geçirdiği sürenin uzunluğu bildirilir. Sabır bu sitede ayrı bir kavram sayfasında ele alınmaktadır.
Sık sorulan sorular
Nûh suresinde geçen isimler nedir?
23. ayette beş ad geçer: Vedd, Suvâ, Yeğûs, Yeûk ve Nesr. Klasik tefsirlerde bunların Hz. Nûh'un kavmi tarafından edinilen putların adları olduğu aktarılır.
Kaynaklar
- Kur’anNûh 71:1-28 — Surenin metni
- Kur’anHûd 11:52 — İstiğfar ve bereketli yağmur
- Kur’anAnkebût 29:14 — Davetin süresi
Son güncelleme: